iz bırakan kitap cümleleri

“hayatı anlayamamak kadınları anlayamadığını söyleyen adamın sözü kadar perişan bir ifade gelir bana. be nabekâr, kadını anlayıp da ne yapacaksın, yapacağın değişecek mi? peki hayatı ne yapacaktım? onu anlayayım diye psikanaliz mi öğrenecektim, jung’ları, laing’leri okuyup şizofreni yolculuklarına mı çıkacaktım, şeyhleri ayrı, doktorları ayrı mı etekleyecektim, kendimle ilgili hem de bu dünyama ait bir söz söyleyecekler diye kulak mı kabartacaktım? söz doğru olsa zaten kaçardım, yalan olsa bayılır tekrarını duyayım diye yapışırdım da bunun neye faydası olurdu? zavallı reich gibi dolaplar yapıp içine mi girseydim, o pos bıyıklı filozof gibi coşkunluk seline mi kapılsaydım, ikinci benlik, birinci benlik öndeki, arkadaki, birincinin sesi, ikincinin ayak sesi diye huzursuzluk ve yetersizlikten tuhaf ama kibirli bir dünya mı inşa etseydim, kibrimin nedenini anlatacağım diye canım mı çıksaydı, birinin ruhu az öteye kıpırdayabilsin diye elli sene gırnata mı çalsaydım, zaten öbür dünyada göreceğim cini, mekiri, meleği göreceğim diye gece üçlerde kalkıp namaza mı dursaydım, avizeler sallanıyor, başım secdeden bir saatten evvel doğrulamıyor diye sonra kime anlatsaydım, arabayla on iki saatlik yolu kendimden geçerek iki saatte almış olsam bile varacağım yere on saat evvelden gelip de ne yapsaydım?”
bir gün sana dünyada dayanılacak tek şeyin sevgi olduğunu öğreteceğim.
aylak adam-y. atıgan
"kendi kendimden de, başka hiç kimseden de hoşnut değilken; gecenin sessizliğinde, yalnızlığında, kendimi bağışlamak, biraz da gururlanmak isterdim. sevdiklerimin ruhları, bana güç verin, tutun beni. beni yalandan, dünyânın o baştan çıkarıcı pisliklerinden kurtarın. siz de ulu tanrım, izin verin birkaç güzel dize yaratayım da insanların en aşağılığı olmadığımı, hor gördüklerimden aşağı olmadığımı kanıtlayabileyim kendime."

baudelaire, sabah saat birde
  • /
  • 4

içerik kuralları - iletişim