jean christophe grange

ilk kitabını 6. sınıfta okuduğum cinayet romanlarının fransız efendisi
kurtlar imparatorluğu romanı türk tarihinin önemli gerçeklerini yansıtır. şöyle söyleyeyim burada yazmış olsaydı o kitabı sonu uğur mumcu gibi olurdu. filmi de çekilmiştir.
romanlarını dehşetle okuduğum efsane yazar. tipi de ürkütmüştür hep beni. en güzel kitabı şudur demek çok zor ama taş meclisi ve sisle gelen yolcu ha bi de koloninin yeri ayrıdır bende
az önce başlıklar arasında sigmund freud'u görünce aklıma gelen, 2 dk sonra kendisi adına da başlık açıldığını görünce sevindirik eden efsane gerilim romanı yazarı. ölü ruhlar ormanı kitabıyla beni o derece etkilemişti ki kitapta sürekli yer verdiği freud'un totem ve tabu'sunu açıp okumuştum romanı daha iyi anlayabilmek için. bütün kitaplarını okumuş bir insan olarak söyleyebilirim ki en iyi kitabı siyah kan'dır. sürükleyicidir, hikayenin içine çekip bırakır. okurken yerinizden sıçrattırır. tek gecede bitirilir. bittiğinde de üzüntü verir. bir başka grangé romanına başlarsınız siz de.
daha bugün aklıma düşen, "kimse senin yerini tutamadı gönlümün efendisi gel artık yok mu yeni kitabın?" diye sitem ettiğim efsane gerilim romanları yazarı. bize göründü kitapçı yolları
ha bugün ha yarın derken lontano adlı romanını okumayı iki yıl kadar ertelediğim, iyi ki de ertelemişim dediğim yazar.

bu süre içinde lontano'nun -sanırım- devamı gibi bir roman daha çıkmış, iyi ki de çıkmış yoksa bu lontano'yu kapatınca çok ağır küfürler ederdim.
kendisinin romanlarının bir çok müthiş özelliğinin yanında, son paragraf, son cümle, hatta bana göre zirvesi olan sisle gelen yolcu'da son tek bir kelimeyle insanın ağzını açık bıraktırmasını över dururum insanlara. lontano ise havada kalıyor, ciddi anlamda eksik bir sonu var. umarım kongo'ya ağıt sandığım gibi bunun devamı gibidir.
yakın arkadaşımın bayıldığı yazar. az mı uğraştı bana okutmak için swh.

içerik kuralları - iletişim