kadınların beğenmediği bir erkek olmak

aslında kadınların beğenmediği bir erkek olduğunu kabullenmek diye başlık açacaktım ama karakter sınırı malum.

bu bir iç sestir. kimse size bunu direkt olarak söylemez, görülmeyen davranışlarla ve duyulmaz sözlerle bunu size hissetirirler. her iki cins de bunu birbirine yapar.
"kadınların beğendiği erkek" olamamak, fark edildiğinde egosu yüksek erkekler üzerinde ruhsal bir travma yaratır ve "kadınların beğenmediği erkek" olmamak için az ya da çok uğraşmaya başlarlar.

burdan sonrası can yakıcı zaten. özgüvenin traşlanması erkekleri farklı yollara iter.

1. grup garanticilerdir. 1 kadın bulup onun üzerinde baskı kurup kendine bağımlı hale getirirler. onlar başka silahlarını devreye sokarlar. para mesela. hep derler ya kadınlar paralı erkek tercih ediyor diye. aslında erkekler parasına muhtaç kadınları seçiyorlar. sizler çay kahve ısmarlamayı, yemeğe çıkarmayı, sevgililer günü hediyesi almayı para yedirmek olarak düşüne durun; erkekler kadınlara "benim paramı aldığın sürece benim liderliğime diklenmediğin sürece hayatını yaşayabilirsin" mesajını vererek kadınları gözlerini açamayan vizyonsuz insanlara dönüştürüyorlar.
bir başka silah mesela ilginçtir ki kadını anne yapmaktır. anne olan bir kadının büyümüş memeleriyle çocuklarını doyurması ve kocasını tatmin etmesi gerekir. dişiliği yatak odasında hapsolmalı ve birgün "analık hakkı"na sahip olabilmek için ömür boyunca saçını başını süpürge etmelidir. boşandığında; çocuklarını babasına verirse ayıplanan, çocuklarıyla yaşarsa bi daha kimsenin kabul etmeyeceği bi kadın olmaktansa kendisini dölleyerek bir aile yaptığı için erkeğe muhtaç kalmalıdır kadın.
bir başka silah da baskıcı aşktır. burda erkek kadına "seni benim gibi kimse sevemez" mesajı veriyordur. bu yüzden birçok kadın yanlış olduğu her halinden belli bir ilişkiyi "ama o beni çok seviyor, böyle seveni bulamam" diyerek bitiremiyor. kıskançlığını sevgi sandığımız erkekler bunlardan.

2. grup yenilikçilerdir. ilk grubun aksine beğenilmemeyi en az hasarla atlatmış ancak beğenilen insan olmayı da en yanlış şekilde anlamışlardır. kadınların paralı, kaslı, arabalı, "piç" erkekleri beğendiklerini düşünürler. üstü çıplak geniş omuzlu ppleri, spor salonu storyleri meşhurdur. "akşam alim mi yavru seni (arabam var)" bunlardandır. hatta bir zamanlar iyi muhabbet ettiğin ama yıllar sonra sana yavşamaya başladığını hissettiğin, sen istemeden sürekli selfiesini yollayıp duran arkadaşın var ya o da bunlardan.

3. grup kabullenicilerdir. hayatlarında çok uzun bi süre beğenilmediklerini düşündükleri için yalnız geçer. yanlarında hayal ettikleri kadın artık uzun bacaklı büyük memeli ince belli sarışın kadın değildir. aradığının bu olmadığına kendini ikna eder. bunu yaparken 2 tipe dönüşür.
1. aradığının zeka, sadakat, kültür olduğuna inanarak yaşar. ki benim aşık olduğum erkek türü genelde buradan çıkıyor. kadınlardan beklentisi olmadığı için yavşamayan, müzik-kitap-film hakkında sohbetlerin bitip tükenmediği erkekler bu tip.
2. tip ise 2.gruba gıpta eden ama onlar kadar uğraşmaya güç bulamayan erkeklerdir. genelde "kadınlar para ister, kas ister, güç ister ama benana ben yaşım gelince biriyle evlenir giderim işte" diye düşünen pat diye evlenip çocuk yaptığına şok olacağınız müzmin bekar arkadaşınız bu tiptedir.

konuyu bağlayacağım yere gelirsek, dıştan beğenilmemek ya da istediğimiz kadar beğenilmemek bize böyle alt kimlikler veriyor.
ne zaman kadınlar böyledir şöyledir, şöyle olmalıdır, diyen bi erkek görsem bu algoritmam aklıma gelir ve kendini çirkin hissediyor galiba diye üzülürüm hakkında.
gözünü açıp bi etrafına aynaya bakması gereken insan. kişi kendini tanımalı önce. ben neyim nelerden hoşlanırım vs. sonra oltayı gücüne göre sallamalı ve biraz da zamana bırakmalı zira balık dolu gölde balık tutamıyorsan ya oltayı göle değil arkana atmışsındır ya da sabredemiyorsundur. ( her malın bi alıcısı vardır)
kadınların beğenmediği erkek olmak problemdir ancak daha kötüsü kızların beğenmediği erkek olmaktır.
bakımlı, fizikli ve akıllı olmayan erkektir.

içerik kuralları - iletişim