kalp kırıklığı

tamiri ve tedavisi en zor vakadır.
etyolojisinde kötü söz, ihanet, psikolojik ve veya fiziksel şiddet bulunan, insan kaynaklı, tedavi edilmezse kronik progresif seyirli patoloji.
yarayı açan kişilerce idyopatik olduğu düşünülür bu yüzden tanısı çoğunlukla atlanır.
prevalansının yüksek olduğu bilinmektedir.
tedavisi kıran kişi tarafından yapılabilse de geç kalınırsa sekel bırakabilir.
asla primer olarak kapanmayan bir yara..

birçok hisle dolup taşıyor ruhum, tanımlayamıyorum hangisi mutluluk hangisi öfke hangisi kırgınlık. ama ilk kez kalbimi kıran olayı, gerçekten tam kalbimin üstünde hissetiğim acıyı hiç unutmam. 5-6 yaşlarında olmalıyım, neşe dolu bir kız çocuğu. kötülüğün ne olduğunu öğrenemeyecek kadar esirgemiş ailem beni dış dünyadan. çok mutlu bir aile yaşantımız vardı. bu saadetin bozulmayacağından adım gibi emindim. sonra bir gün yolda yürürken annem ve babam kavga etti, babam ters yöne sapıp gitti. ben ve annem ise eve yürüdük. annem odasına ben odama. masamın başında yarım bıraktığım resmime bakarak ağlamaya başladım. denizin dibindeki alemi çiziyordum çok net hatırlıyorum. ahtapotlar, deniz kızları falan. resim defterim hep gözyaşı olmuştu. ağlarken resmim ne kadar da gerçekçi oldu dedim içimden. maviye boyamama gerek kalmadı, gözyaşlarım denizi temsil ediyordu işte ne güzel.
annem de içeride ağlıyordu, yanına gidip sarılmak istedim sadece. sarıldım anneme o da minicik omzumda ağladı ağladı ağladı. işte o an sanki dünyanın en ağır yükünü taşıyormuşum gibi yoruldum, kalbim ağrıdı. kalbim kırıldı. hiçbir şeyden haberi olmayan neşeli çocuğun içine ilk hüzün tohumları ekilmiş ve kalbindeki ilk onmaz yara böyle açılmıştı işte.

şimdi büyüdüm, ailemi seviyorum ara sıra tartışmalar yaşasak da. ve birçok kalp kırıklığı yaşadım bu yaşıma kadar, hepsini bir şekilde tolere ettim. o günün akşamında babam geç de olsa eve geldi, her şey tatlıya bağlandı. bir insanın kalbi sadece karşılıksız sevdiği insanlar tarafından kırılabilir bence. çünkü kalp öyle bir şey ki tüm kötülüklere karşı soğuk bir taş, ama sevgi söz konusuysa kırılgan bir cam oluveriyor.
tedavisiz kalınca konstriktif perikardite ilerler. artık bir zırh ile çevrili bir kalbiniz vardır. dışarıdan gelen hasarlara dayanıklı olsa da kalbinizin fonksiyonları giderek bozulur. sonunda cerrahlar zırhınızı elinizden alır ve ömrünüzün sonuna dek savunmasız yaşarsınız.
bu yüzden en başında sizin tedavinizi ve ilacınızı bilen bir doktora danışınız.
en sık görülen alt tipleri "stres kırığı"ve "travmatik kırıklar"dır. ağrı, hayata karşı hassasiyet ve insanlardan kaçınma isteği ile seyreder. kırığın kaynaması zordur ve asla eski formuna dönmez. iv, oral, subdermal, kısacası nerden vermen mümkünse, oradan bas seratonini. acil şifalar dilerim.
kaybolmayan izdir. alışınca görmüyorsun ama kendi kalp kırıklıklarını. insan kendinin nasıl kırıldığını görmez mi... görmüyor işte.
hiçbir ilacın düzeltemediği kırıklıktır.

içerik kuralları - iletişim