kan gazı

internlüğün yegane işidir. ilk başlarda çok iyi prim yaptırır arkadaşlar arasında , aaa sen alamadın mı dur ben yardım edeyim femoral bile alırım ben . sonra yavaş yavaş önemini yitirir..
hastanın arteryal kanında po2 pco2 satürasyon kan ph'ı gibi değerleri gösteren işlemdir. sıklıkla radial arter, brakiyal arter ve femoral arterden alınır.
alınmasına el alışkanlık kazandıktan sonra interne bir rahatlık gelir.
bu işin raconu sürekli denemektir. ilk 5-10 denemede başarısızlıklar olsa da bir süre sonra çoğu hastada enjektörü girdiğin anda kanı doldurma becerisine sahip olunur.

hasta açısından bakılırsa nasıl bir tecrübe olduğunu bilmiyorum. benden daha önce kan gazı alınmadı (ve umarım hayatım boyunca böyle birşeye gerek olmaz.) ama hastalar için gözlemlediğim kadarıyla nispeten acı verici bir proçestir.

evet ben de radialciler kulübündenim arkadaşlar.
hasta sedyeyle acil servise girer
-hocam saturasyon 45 idi aldığımızda. oksijen başladık ventolin başladık şimdi 65
+tamam sedyeye alalım monitorize edelim. kangazı kangazı alıcam barkod basalım.
(enjektör radial arter hedeflenerek çakılır. çaatt işte orda adeta o arteri oraya bizzat ben koymuşum 2 gün önce)
tedaviler prednoller oksijenler inhaler tedaviler.
-saturasyon 90 hocam
+tamam kontrol kangazı görelim.
-20 dk hastanın bileği deşilir. içinde dönülür.ama adeta o arter artık orda yoktur. pes edip femoral alınır. sonuç gelir. 'venöz'
her zaman şaşamayan senaryo.
(bkz:adrenalinin hayat kurtarıcı etkisi)
artık gına gelir ve brakiyelden alma konusunda ustalaşılarak mezun olunur
  • /
  • 2

içerik kuralları - iletişim