kedi

artık "herkesin" evinde olan tatlış hayvan. ne yazık ki oyuncak ve foto model olmuş durumdalar. insanlar instagramda fotoğrafını paylaşmak için ya da instagramda kedisinin fotoğrafını paylaşan arkadaşlarından özenip kedi alıyor. bundan 10 yıl önce de evinde kedisi olan arkadaşlara saygılarımla...
üsküdar-kadıköy arasındaki sokaklarda her binanın önündeki duvarların üstüne yayılıp oturmuş, etrafı izleyen teyzemsi kediler görebilirsiniz.
hanım hanım olanlarından tutun asi şekiller yapanlara kadar çok çeşitlidirler.
ama öyle sevimliler ki...
hele o minicik dilleriyle kendilerini temizlemeye çalışan bıdık yavru kediler
en sevdigim hayvan diyebilirim.genel olarak bütün hayranları seviyorum ama korktuklarım da var tabii.mesela güzide okulumun bende bıraktığı köpek korkusu.
evcil hayvan isteseydim bu kedi olurdu ancak temizliği bakımı aşısı alerji durumum filan fıstık uğraşamam.zaten hayvaların şehir yerlerinde filan eve tıkılıp kalmalarına cok üzülüyorum, doğal ortamlarını istila edişimiz yetmiyormuş gibi.layikiyla bakana sözüm yok.
sevginizin karşılığını en iyi köpekte bulursunuz aşırı sadık hayvanlar kedilerse daha vurdumduymaz.ama köpeğin necaset oluşu filan caydırıyor.
ınsan yanlız yaşayınca ses olsun, kapıyı açınca karşılayan bi can olsun istiyor tabi ama sırf kendi zevklerimiz için de ne bileyim.daha dün bacağından tutularak sürüklenen bi köpek haberi gördüm.vallahi cok yazık.
dünyadaki en güzel canlılardan biri. kendisini isterse sevdirir, istemezse sevdirmez. cool takılır. onunla ilgilenmek istediğinde izin vermez ama başka bir işle uğraşırsan dibinde biter ilgi bekler. ev kedilerinin geneli şımarık, sokak kedileri sıcak kanlıdır. ama hepsi pofuduk ve şapşaldır. benim için bir diğer adları “stres topları”dır. insanı nasıl bu kadar mutlu edebilir bir canlı, sorarım?
tavuk,balık vs.den arta kalanlar yemek sonrası itinayla poşete koyulur minik dostlarımıza kaldırılır. su vermeyi kesinlikle unutmuyoruz.
dünyayı ele geçirmesi gerektiğini düşündüğüm felidae familyasının felinae alt familyasına tür olarak felis domesticus olan varlıklar. bir görseniz adam şaşırtır tepelere çıkar bi bakarsınız hiç olmayacak yerde.
tabi bu davranış kalıplarının kökeni ataları felis silvestrise dayanıyor. sebebi ise carnivor ve avcı olmaktan kaynaklanıyor

müthiş ötesi reflekslere sahip, minnoş bir hayvan.
(minnoş dedim ya la)
yıllar önce beslediğim hayvan. iki yavru kardeşti bunlar anneleri ölmüştü ve yapayalnız kalmışlardı. ölmüş annelerinin yanından ayrılmadıkları ve sütünden içtikleri için ikisinin de gözü iltihap bağlamıştı, önlerini görmüyorlardı gidip gidip duvara tosluyorlardı.annelerini arıyorlardı sürekli miyavlıyorlardı. bizde miyavlamasınlar diye uyudukları yere bi sıcak su torbası bşr de saat koymuştuk annelerinin kalp atışı zannetsinler diye. biberonla besliyorduk sütlerine tereyağı katıyorduk. bir tanesi irice bir tanesi de çok zayıftı üstüne üstlük pirelilerdi. ben zayıf olanın ölmesini beklerken iri olan öldü. zayıf olan kaldı öylece ortada. o zamanlar üzüm meyvesini çok sevdiğim için adını üzüm koymuştum. bizimki hem yavru hem yapayalnız hem de bahçedeki kedilerden farklı renkte olduğu için diğer kediler bunu hep dövdü. yanından geçtikçe buna pati atıyorlardı bizimkide o zamanlar kör koklayarak yanaşmaya çalışıyordu. gel zaman git zaman biz bunun gözüne ilaç sürmeye başladık şükür ki açıldı artık duvarlara toslamadan yürüyebiliyordu. amma velakin dedim ya sürekli dışlanıyor ve dayak yiyordu. bir gün gece bahçeye köpek gelmiş artık ne yaptı buna bilmiyorum ertesi gün ben üzümü arıyorum arıyorum yok ortalıklarda. sonra bi baktım bahçe kapısının arkasına saklanmış patileriyle yüzünü kapatmış ağlıyo. bildiğiniz ağlıyor hayvancık. kafasını kaldırmaya çalıştım kaldırmıyor. inliyor, ağlıyor gittim anneme söyledim annem geldi bizimkini aldı kucağına bebek gibi güzel sözler söylemeye başladı okşadı öptü. hayvancık annemin kucağında öyle uyuyakaldı. uyandıktan sonra artık eskisi gibiydi etrafta koşturup duruyordu. velhasıl kelam anlatmak istediğim hayvan deyip de geçmemek gerek. bir yavru kedinin nasıl insan yavrusu sevgiye muhtaçsa öyle muhtaç olduğunu bizzat deneyimledik. bir tatlı sözün canlıyı nasıl iyileştirdiğini gördük. birbirimize, insan yavrularına da güzel davranmalıyız. biz de tıpkı üzüm gibiyiz. sevgiye muhtacız...
mini mini patileriyle pıt pıt vuran yavrularına daha da hasta olduğum canlılar.
bir insan için en güzel arkadaş. çok sevimliler. bakabilme imkanım olsa hemen bir tane sahiplenir, evde olduğum her anı onunla geçirirdim. çok tatlılar.
akşam eve geldiğimde şu pozisyonda uyurken bulunabilen varlıktır kendileri.

  • /
  • 3

içerik kuralları - iletişim