kedi

akşam eve geldiğimde şu pozisyonda uyurken bulunabilen varlıktır kendileri.

iki anlamda kullanılır: içerisinde panthera (aslan, kaplan, leopar vs.) ve felis cinslerinin de bulunduğu kedigiller ailesinin üyelerini tanımlamak veya,
felis silvestris catus, yani bildiğimiz evcil kedi anlamında.

etçiller grubundan felidae familyası felis cinsinden olan kedi, insanlar tarafından uzun zaman önce yakındoğu'da, felis silvestris lybica (afrika yaban kedisi)'nden evcilleştirilmiştir.

kuzeni olan felis silvestris silvestris alt türü, avrupa yaban kedisi'dir ve günümüzde avrupa, balkanlar ve türkiye'nin kıyı kesimlerinde de bulunmaktadır.
sevmekten usanmadığım insan canlısı, sevimli hayvanlardır. istanbul'un en sevdiğim özelliklerinden birisidir, insanlara alışmış kedilere sahip olması.
kedilere bakıp toplumu düşünürüm, farklı karakterler olduklarını hayal ederim.
biraz onlarla iç içe olunca hepsinin bambaşka yüzlere, görünüşlere sahip olduklarını fark ediyorsunuz.
sanki onlar da kendi içlerinde bir toplummuş gibi hissediyorum ve zaman zaman onların içine girip kendimi şu karmaşık toplumdan sıyırabiliyorum. bazıları asabi oluyor, bakışları bile katil gibi, "ne ters ters bakıyorsun be" diye laf atıp geçiyorum, bakmaya devam ediyor.
bazısı prenses gibi; yeşil gözlü, sarı beyaz tüylü, tertemiz. sanki kendine özel bakıyormuş gibi. sevmek istediğinizde naz yapan türden.
bazısı mahallenin sevimli çocuğu, yere çöktüğünüzde kucağınıza koşup patisini verenlerden.
bazısı civarın en yaşlı teyzesi, filmlerdeki kaynanalar gibi, uygun bir duvar üstünde mütemadiyen oturmakta, tombul ve kendinden emin. yaşına hürmeten ona çocuk gibi davranmamalısınız.
bazısı mahallenin aslanı. kabarık tüyleriyle küçük bir aslan gibi, sanki yelesi var gibi görünüyorlar. elinizin o tüylerin arasında kaybolması muhteşem bir duygu. alıp yastık gibi yanınıza koymak isteyeceğiniz kadar yumuşak.
bazısı da pek öyle forslu, yakışıklı, karizmatik değil ama eğer dost olmuşsanız candan bir arkadaş gibi.
yurdumuzun önünde bir kedimiz vardı, beslemiştik, ben çok sevmiştim. uzun bir zaman birbirimizi görmedik. yüzü nasıldı diye düşündüğümde çıkartamıyordum. acaba nasıl tanıyacağım, nasıl bulacağım diye endişe etmiştim. bir gün yurdun önünde bir kedi gördüm, yüzünü döndüğü anda tanıdım, oydu. özlediğimi hissettim. hasret giderdik. her ne kadar patilerini üzerime koyup pantolonumu toz etmesini sevmesem de katlanıyordum. sevgi, bazen bambaşka şekillerde vücut bulabiliyor.
yoğurma hareketi yapan patileriyle yüreğimi eriten canlılar. belli aralıklarla youtube'a kedi yoğurma / cat kneading yazıp izleyip mutlu oluyorum.

  • /
  • 3

içerik kuralları - iletişim