kendi çocukluğuna vereceğin öğüt

daha işine yarayacak kitaplar oku ve dil öğren.

kendine güven diyeceğim ama bulunduğun ortamda çok zor olduğunun farkındayım.

sen iyi bi çocuksun, sen ben olmasan da böyle söylerdim gerçekten. hatta bırak benim sana öğüt vermemi benim aklıma hep senin zamanında düşünürken "gülmek güzel, eğlenmek güzel ama mesela ağlayıp üzülmek de güzel. duyguların hepsi güzel. neden ağladığımda olay çıkıyor ama güldüğümde çıkmıyor?" demen aklıma geliyor. destek oluyorsun.

seni kötü hissettirecek bir sürü şey olacak. ama üzgün hissetmek de güzel.

sadece biraz sakin ol olur mu? sabırlı ol. geçiyor hepsi.
keşke bu kadar olgun olmasaydın, yıllar seni zaten yeterince yoracak, yontacak. ne gerek vardı erkenden büyümene?
yemekleri iyi çiğne rahat öğüt
aileni umursama.onlar sevgi ne demek bilmiyorlar.sana ne yaptıklarının farkında bile değiller bu yüzden.
annen saçlarını örmedi diye ağlama, ilerde sevdiğin adam örecek çünkü.
ve yazdığın o yazıları ortada bırakma.ilerde annenin okuduğunu öğrendiğinde dünyan başına yıkılıyor.
ve serkan öğretmeni üzme. çünkü o başına gelen en güzel şeylerden ilk onda yer alır.
bir konuda kendi fikrin olsun.
büyüme !
bu belki fizyolojik olarak mümkün değil ama içindeki çocuk hep aynı yaşta kalsın; içindeki en güzel ‘çocukluk’ duygusunu “olgunlaşman gerek” zırvalarıyla söndürme.
çocukluğum şu halime bir öğüt versin dediğim başlık
sana vereyim bir öğüt ; kendi ununu kendin öğüt.
hayatta alacağın tüm kararları kendin ver, baban gibi sağa sola bakma. kararlarını kendin verdiğin için sonuç kötü olsa bile pişmanlık duymassın.
  • /
  • 2

içerik kuralları - iletişim