kezban

yenge yenge kezban yenge diye bi şarkı vardı sanırsam, bir dizi de vardı ya. neyse bazı akımlar dolayısıyla kezban kötü bir hale gelip kuzenimin eşine adıyla seslenemeyişimin suçlusu o akımlardır. ajsjjjd
bir daireyi idare eden kahya kadın, ev hanımı anlamındaki farsça kökenli, türkiyede bolca kullanılan isim.kuranı kerimde geçtiği bilgisi yanlıştır.

(bkz:tükezziban)
en yerinde olmayan tabirdir. isteyen istediği gibi yaşar beğenmeyen bakmaz, iletişim kurmaz. kezbanı aşağılamak için ilk kim kullandıysa puuh.
ekşi sözlük trollerinin işlerine gelmeyen kendileri gibi düşünmeyen kızlara taktıkları lakap.
ülkemizde sıkça kullanılan kadın sıfatlarından birisi...

bu ülkede kadın olan birisinin yapacağı her davranış kötü bir sıfatla anılabilir ve kezban da bunlardan birisidir.
sadece türk kadınına ithaf edilmemesi gereken sıfat. kezbanın cinsiyeti yoktur ancak ulusal bir sıfattır.
kabul edelim ki hepimizin hayatında üzerine vazife olmayan her konuda konuşabilen, çevresinin özel hayatından beslenen, karşı cinsle olan ilişkisini hayatının merkezine koyan ve kalem uzatan birinin bile ona aşık olduğunu inanabilen ya da belki de sadece görmediği için selam vermeyen bir başkasının da ondan nefret ettiğine inanabilen, damarlarında trip akan, kaprisli ve hayatsız insanlar olmuştur.
üzgünüm ama ülkemizin gerçeğidir bu insan kitlesi.

edit: imla
aklıma yine bir anı getirten başlık. bir saniye sinirliyim. lise biriz bakın daha sınıftaki muhabbet şu “ben bu yaz milli oldum” “sen milli mi oldun?” “ohaa bilmem ne milliymiş iki kızla yapmış” ben bunlara şok olurken arkadaş grubumdan bir kız şunu diyor “ben üniversitede kesinlikle ailemden başka şehirde okuycam her hafta başka erkekle olucam bekaretimi de sonra diktiririm.” hani tamam hadi bunları söylüyorsunuz bir yere kadar yaşam tarzı der geçerim de arkadaşımın uğruna göz yaşı döktüğü erkekle bir hafta sonra sırf inadına sevgili olan güzellikler vardı bunlar bizim tayfaya “kezbanlar” derdi ne tarafa güleyim ne tarafa sinirleneyim bilemiyorum şu anda. sonra o milli muhabbetini yürüten erkekler bu sefer de sol el muhabbeti yapardı arkadaşıma elimi öpsene derlerdi kusucam şuraya. başka biri sen şu kızı görsen tuvalete koşardın diye sınıfta bağırıyor hey allahım sonra bunlar bize gelip diyor ki elizabeth olmak nasıl bir duygu ve sonuç olarak sınıfın kezbanlarıyız. lan bu bir gurur o zaman ne diyebilirim ki? bu arada bir şey daha var en masumu ama milli muhabbeti tayfadan iki oğlandan biri önümde zaaaaart diye osurdu sonra da bunu olaydan on dakika sonra eliyle beni işaret ede ede okulun bahçesine yaklaşık on kişilik erkek grubuna anırarak anlattı. tanrım... erkekler ne yapıyorsunuz lan? şimdi ne alaka demeyin çok alaka bu anlattığım şahısların hepsi bizi resmî kezban ilan ediyordu resmimizi çizip üstüne kezban yazıyorlardı hahahahahaha kezban olmak güzel bir şey. not: kimseye kezban demem. ayrıca arapça yalancı demektir bilmeyen kaldıysa söylemiş olayım hehe
kezban arapçada kelime anlamı yalancı olduğu için halkımız tarafından dışlanan bir isim olsa da farsça bir isimdir ve isim anlamı ev hanımı, kahya kadındır.
edit:yanlış bilgilendirmem için özürlerimi iletiyorum. kezban ismi arapçada da ev hanımı demekmiş. yalancı anlamına gelen kelime tükezziban. **

içerik kuralları - iletişim