kilo vermek

dünyanın çoğu insanın problemidir

bu arada öneriler varsa alalım :d :p
öncelikle fit olmak bir yaşam tarzıdır üç beş günlük planlar kurtarmaz hayatınızdan çıkarmanız gereken yiyeceklerin uzunca bir listesi vardır başı abur cuburlar çeker margarini söylemeye gerek yoktur zannımca alternatif atıştırmalıklar yerine koymak gerekirse çiğ kuruyemişler tercih edilebilir meyve ve sebzelerde ince ince dilimlenerek bir alternatif oluşturulabilir kişinin bünyesine göre değişebilir ama tavsiye edeceksem iki öğün yemek faydalıdır sabah kahvaltısı ve sıcak yemek çok az değil ama tokluk hissi oluşturacak kadar böylece diğer kalorili şeylere meyil az oluyor kısaca günlük kalorinin hangi besinlerden oluştuğu çok önemli abur cuburlar ile alınan kalori direk depoya gidiyor bir tıbbiyeli az çok sağlıklı bir öğün oluşturmayı biliyordur
küçük değişikler
-iki kaşık az yemek
-15 dk yürüyüş yapmak
-çikolata kesin yenilecekse küçük boyutlu olanı tercih etmek gibi
not - diyet ve şekersiz gıdaların faydali olduğuna inanmıyorum içerisinde tatlandırıcı var çünkü

ve dee sofraya oturduğunda besmele çekmek*
bir tabak yemekle doyulacağına inanmak zira tokluk hissi c tipi liflerle taşındığı için ancak 10-20 dk sonra hissedilebiliyor eğer hemen sofradan kalkmayip bunu denemezseniz çoktan 2. tabağı yemiş olursunuz ve midenizde yer kalmadığı için sofradan kalkmak zorunda kalırsınız
sünnet olan şey de şudur midenin 1/3i yemek 1/3i şu 1/3i de hava içindir
belki de çok bilinen şeylerdir fakat pratik olarak faydali bulduklarımdır daha da çok var ama hepsini yazsam korkarsınız
ıdeal kilo insanın elinde olan bir şey insan iradesiyle neler yapmıyor ki bunu da başaramasin zor olmasa gerek odaklanın psikopatlığa taşımadan yiyecek tercihlerinizi hep daha sağlıklı ve az kalorili olandan yapın

tamam bir noktada insanız ama toplumun örnek aldığını da unutmamak gerekiyor
umarim faydali olur
tiroit konusunda sorunun yoksa bir türlü halledebilirsiniz tabi hareket şart (maalesef )
tıp fakültesinin yol açabildiği durum.
25 kilo civarında gerçekleştirmeyi başardığım eylemdir. eğer altta yazılanları okumaya üşeniyorsanız kısaca söyleyebileceğim geç saatte yemeyin ve de hareket edin sözlük. ama durum ciddiyse bence üşenmeyin okuyun derim zira en başa 25 kilo diye boşuna yazmadım etkileyici olsun da okuyun diye yazdım swh (ayrıca belirtmek isterim ki bir kez yanlışlıkla silindikten sonra tekrar baştan yazdım okuyun be nolur kalbim kırılmasın)

nasıl başlar kilo verme serüveni? bekara karı boşamak kolaydır diye bir tabir var ya hani ömründe hiç vermesi gereken fazladan 30 kilosu olmamış insanlar size ha bire zayıflamanız gerektiğini söylüyordur ve kendince bunu nasıl yapacağınızla ilgili akıl veriyordur. nedense insanlar size bu aşırı kolay bişiymiş de siz mallığınızdan bu konu hakkında kolunuzu kıpırdatmıyormuşsunuz gibi davranır. size belki günlerce ağlama nöbeti geçirtecek kadar kalbinizi kıracak cümleleri bi çırpıda söyleyiverirler zira yediğinize içtiğinize dikkat etmemeniz sizin suçunuzdur ve siz tüm bunları duymayı hak etmişsinizdir. bu tavra öyle sinirlenirsiniz ki gider bi pizza daha söyler ve vicdan azabı içinde yine de afiyetle yersiniz. şimdi ben de size benzer tavsiyeler vereceğimden benden de tiksinebilirsiniz. ama arada fark var. ben naçizane deneyimlerimden bahsedeceğim sizlere.

peki madem herkeslere bu kadar kolaydır nasıl dikkat edilir yenilene içilene? bizlerin yegane mutluluk sebebi yemek yemekken bu nasıl başarılır? benim için en önemli aşama kabullenmek oldu sözlük. "şişmansın sen ve bunu değiştirmek sadece senin elinde. kimsenin ne dediğine bakmadan hayatını yoluna koyacaksın." diyebildiğim an başlamak için en doğru andı.

25 kiloyu 3 yıla yakın bir zamanda verdim yani sıkı bir diyet yapmadım kaldı ki yapabileceğimi de sanmıyorum. yalnız yediğime diğer zamanlara kıyasla daha çok dikkat ettiğim süreçler oldu tabii ki. bu sıralarda kilo verişim hızlandı yani yapabiliyorsanız ağzınızı tutmaya çalışın yardımı oluyor swh
nedir bu dikkat etmek? aslında yemeyi azaltmamız gereken şeylerin tarifi baya basit: içinde un olan şeyler. bi kere başlayınca fazlasıyla alışacağınızı iddia ediyorum bu uygulamaya. öyle ki makarnanın yanına bile aradığınız ekmeği bi kesiverin, zamanla gözünüze dünyanın en gereksiz şeyi olarak gözükmeye başlayacaktır -tabii kuymak yiyorsanız o ayrı sözlük, kuymak ekmekle yenir hakiki trabzon vakfıkebir ekmeğiyle swh-
ve şeker. hepimizin başının belası olan hani. ne denli büyük bir düşman olduğunu benim bu mecrada açıklamama gerek bile yok. kaldı ki haddime de değil kıdem sırasında 9434. falanımdır buralarda. ama bir kadın nasıl çikolata yemesin, o güzelim şeyden nasıl uzak dursun? durmayın sözlük. aklınızda kalacağına midenizde kalsın. ama ayarını bilmek koşuluyla. mesela çayınızı şekersiz içiyorsanız (ki allah aşkına bunu yapın ya ordan alacağınız boş beleş şeker yerine çok daha lezzetli şeyler yiyebilirsiniz) veya dün gece annenizin yaptığı börekten yemeyi saat geç oldu diye reddettiyseniz o çikolatayı yiyin. ha tabi koca bir paket oreolu milkayı bitirin demiyorum -gülmeyin ben bi oturuşta yiyebiliyodum bi taneyi ondan bu örneği verdim- güvenli bölgede kaldığınız bilinciyle yiyin, yemeye başlamadan kafanızda mutlaka bi miktar belirleyin ve buna sadık kalın. ama tabii 3 gündür bayramda ikram edilen baklavaları löp löp götürdüyseniz o zaman bari tutulan çikolatayı reddediverin canım nolacak.
peki bunu nasıl yaparsınız? bunun formülü de bende buyrun: anlık mutluluğa kapılmayın. o bi dilim yaş pastayı yediğinizde ne olacak? yaklaşık 5 dakika mutlu olacaksınız. güzel. şimdi kendinizi olmak istediğiniz halinizle hayal edin. daha zayıf daha güzel daha özgüvenli ama çok daha önemlisi daha sağlıklı ve daha mutlu olan siz. o sizin o bi dilim yaş pastaya ihtiyacı yok. o bi dilim sizi ondan bi adım daha uzaklaştıracak. ne anladım öyle mutluluktan bırak o pastayı hemen kaç kaç kaç.
aaa kaçmak demişken bu da bi yöntemimdir. şöyle ki geç saatte yemeyin diye en başa yazdım ya. hah o oldukça önemli bi husus. bilhassa kışın 6dan sonra yememeye özen gösteriyorum. ilk zamanlar saat 6yı geçtikten sonra mutfağın kapısını pek açmıyordum zira o kapının açılması buzdolabının da kapısını açıyor sözlük. ama güzel haberim şu ki geç saatte yememek de aynı ekmeği kesmek gibi kendisine fena halde alışılan bir şey. öyle ki ilerleyen zamanlarda minnoşlar minnoşu mideniz bu duruma uyum sağlayacak, daha küçük porsiyonlarla doymaya başlayacaksınız, geç vakitte yediğinizde kendinizi rahatsız hissedeceksiniz ve daha az yiyen bi insana dönüşeceksiniz. artık isteseniz de eskiden yiyebildiğiniz kadar yiyemediğinizden zayıflamanız da kolaylaşacak. harika sistem değil mi?
ve hareket. hilkat garibeleri gibi beslenerek kilo veremeyeceğinizi iddia edenler olursa onlara inanmayın bal gibi de verirsiniz. yalnız verdiğinizi daha kilo verdim diyemeden geri almanız oldukça muhtemel. ben 2 yıl üst üste 10ar kilo verdim ve ikisinde de geri aldım. 25 kiloyu verebilmemin ve yeni kilomu koruyabilmemin sebebi kesinlikle hareket etmenin bu işin sırrı olduğunu çözmemdir. lütfen kendinize vaktim yok gibi keko bahaneler üretmeyin ve bişiler yapın. yürüyebileceğiniz mesafelerde araç kullanmayın, merdiven çıkın, biraz daha aktif olabileceğiniz hobiler edinin -ben halk oyuncusuyum tavsiye ederim, hem eğlenip hem zayıflamak şahane bir şey- mutlaka bir şeyler bulabilirsiniz yeter ki içinizde şu bacakları azıcık kıpırdatayım isteği olsun. evin içinde bile yürüyüş yapılıyor yani odadan odaya gidip gelerek. ben çok yaptım ordan biliyorum. hah evet ben demişken ben ne yaptım? günde 1.5 km yüzdüm, 7 kmye yakın da yürüdüm geçen yaz. ve bu sayede ömrümde ilk kez verdiğim kiloları kışın geri almadım hatta 6 kilo daha verdim. çünkü spor öyle harika bişi ki kas kitleniz artıyor, e daha çok miyosit için daha fazla enerji gerekiyor. bu da daha çok glukozu yıkıp onların yağa dönüşmesine engel oluyor. hem spor yapmak gittikçe kolaylaşıyor hem de kilo vermek. işte bu da bir diğer harika sistemdi.
sporun bir diğer artısı da sıkılaşma ve şekillenmedir ki buna zaten yattığınız yerden hiçbir şey yemeseniz bile sahip olamazsınız. yani evet zayıflarken her tarafınızın sarkmasını istemiyorsanız hareket etmek mec-bu-ri.
eveeet sanırım ömrünün yarısından fazlasını kilo vermeye çalışarak geçirmiş bi insanın sizlerle paylaşacağı tavsiyeler bunlardı. umarım bi farkındalık oluşturacak şeyler söyleyebilmişimdir az buçuk. eğer kilo vermek isteyen kimseler bu yazıyı okuyorsa sizlere taa en içten dileğim "o yol yürünür be taksiye para mı vericez" diyerek arkadaşlarınca linç edilen, ikram edilen keki reddettiği için ev sahiplerinin ağırlamaktan hoşlanmadığı insanlara transforme olabilmeyi başarabilmenizdir dostlarım ehehe. nolur unutmayın ki kilo kader değil olsa olsa seçimdir. ve siz bundan güçlüsünüz. sağlıkla kalın.
yemeyejennnnnnnn bu gadar basit
ustteki yazilari okuyunca kadar kilo verdim aq
toplamda 23 kilo kadarcık vermiş biri olarak ve ömrümün de 4 te 3ünü şişman geçirmiş biri olarak bir kaç tavsiyede bulunabilirim.

öncelikle her beden farklıdır ve herkeste her diyet işe yaramaz.yani verilen tavsiyelerden size uygun olanını uygulayın ve bedeninizi iyi tanıyın.

kilolu insanların bir kısmı ben az yiyorum ama kilo veremiyorumculardır ki az yerler doğru ama kalorili yerler. ders1: kalori hesabı yap

tüm diyetlerimi kendim uyguladım hiç diyetisyene gitmedim ve farkettim ki gün içerisinde ne yersen ye akşam 5 ten sonra yemek yemezsen( 1 meyve dahi yemeyeceksin) gece 12- 7 arasında güzel bir uyku çekersen kesinlikle kilo verirsin. özellikle uyku çok önemli. aç karna uyuduğunuzda çok güzel kalori yakıyorsunuz. ders2: akşam 5 ten sonra yeme, en az 6-7 saat uyu

tatlı ihtiyacını meyveyle geçirebilirsin ama fazlası glukoz almaktan da tehlikeli. porsiyonları azaltmak şart. çikolata kesinlikle bağımlılık yapıyor. bir kaç sefer direnç gösterirsen artık çikolata istemediğini hatta yediğinde dehşet tatlı geldiğini farkedeceksin. bu arada çay kahve şekersiz içilecek. ders3 : şekerden uzak dur. :)

yağsız beslenmek diyet için şart değildir. mesele doymuş yağlardır ki zaten fastfood dan ve bisküvi gibi hazır gıdalardan uzak durunca doymuş yağlardan oldukça kaçınmış oluyorsunuz. ayda yılda bir fastfood tüketen biri olarak diyorum ki ders4: otur evde kahvaltını yap yemeğini ye.

bunlar kilo vermenin sadece çok küçük bir detayı. yıllarca diyet yaptım ve sonunda bmi 22 nin altına çektim. en güzeli de şu ki kilo normale döndüğünde sağlık da normale dönüyor. abartmadığınız sürece ekmek de yeseniz fastfood da yeseniz kilo almıyorsunuz..

kararlı olun biraz sabredin. sağlıklı olmak çok uzak değil :)
kontrolsüz yapılırsa verildiğinin aynı hızda kilolar tekrar alınacaktır.

edit vay arkadaş milletin kilo konusunda ne çok söyleyeceği varmış. destan yazmışlar. sayfanın sonunu getiremedim
  • /
  • 3

içerik kuralları - iletişim