efendim bu başlığı canlı tutalım. benden gelsin bir tane de kolera günlerinde aşk. okuduğum en temiz en harika aşk kitabı. temel olarak güney amerika zemininde yaşanan onca olay sırasında yıllar süren bir aşk anlatılıyor. buna bir de marquezin o doyumsuz edebi yeteneği eklenince ..kesinlikle okuyun derim.
TOLSTOY'UN DİRİLİŞ ROMANI DA GÜZELDİR.RUSYA'NIN SEÇKİN subaylarından biri olan 'prens'in yaşadığı bir olay sonrası (spoiler vermeyim) çektiği vicdan azabını ve bunun akabinde ruhani dirilişini anlatan romandır.ayrıca bu roman tolstoy'un aforoz edilmesine neden olmuştur.
ve dağlar yankılandı-khaled hosseini

afganistan'ın şadbağ köyünde yaşayan,annelerini kaybetmiş abdullah ve peri'nin babalarıyla beraber çölden geçerek kabil'e ulaşmaları ve akabinde gerçekleşen sadece kendilerini değil kendilerinden sonraki nesilleri de etkileyecek olayların anlatıldığı kitaptır.kitap kesinlikle başından sonuna kadar akıcılığından bir şey kaybetmemiş ve adeta olayların içine sizi de çekebilecek kadar canlı anlatıma sahip.belli bir zaman ve olay sıralamasının olmayışı belki negatif bir yönü olarak kabul edilebilir ancak okumaktan zevk aldığım romanlardan biri olduğunu da belirtmek isterim.
(bkz:stefan zweig)

(bkz:satranç)



Yazar Kitabı yazarken bulunduğu koşulları karakterlerle harmanlanmış, gerçekliğe dayanması ilgi çekiyor. psikolojik ayrıntılar, başarıyla kaleme alınmış ruh hali tasvirleri, mükemmel bir olay örgüsü ve stefan zweig... Okunmaya değer, çok güzel bir kitap.
(bkz:stefan zweig)

(bkz:korku)



yazarın okuduğum kitaplarının neredeyse hepsinde karakterlerden biri geçmişten bir olayı anlatırdı, sayfalarca konuşurdu anlatıcı. Bu kitabında böyle bir şeyin olmaması hoşuma gitti. Duyguları güzel aktaran, ruh hali tasvirini çok iyi yapan stefan zweig, bu kitabında da korkuyu çok güzel anlatmış. Sürükleyici ve etkileyiciydi.