kopya

çalışmayanların, çalışamayanların silahı

genelde sınavın sonuna kadar beklenir,son 30 dakika ortam karmaşasından faydalanıp başka kağıtlara bakmaya çalışılır, sınıfta "27" fısıltılarına cevaben "denizli" fısıltıları duyulur

(bkz: copy-paste)

(bkz: kopya veren hoca)
başkalarının hakkını gasp etmekten öteye gitmeyen , günümüzde '' herkes kopya çekiyor'' bahanesine dayandırılarak normal varsayılan, ayrıca insanların kendine güvensizliğinin ölçüsü olarak gördüğüm davranış.
dürüstlükten ödün verilip üç beş puan fazla almak için yapılan hareket sonra bunun kul hakkı var derken çok da zahmetli çalışmak daha kolay düşük almak dünyanın sonu değil her şey not da değil
(bkz: ctrl+c)
nedense hep din dersinde kopya çekmişimdir.
(bkz: itiraflar)
lise 3'te edebiyat sınavımda allahtan en arka sıradaydım ve allahtan çok kontrol etmeyen bir hocanın dersinde sınava girmiştim. recaizade mahmut ekremin araba sevdasını napayım ben yahu? (bkz: allah kahretsin bilinçaltımda yer kaplıyor)
lise hayatımın tamamını birlikte geçirdiğim durumdur. fısıldayamadığım(fısıldadığımı zannederken aslında bağırıyorum) için arkadaşlarım tarafından aranan insan olmama neden olmuştur. en sevilen tarzı testli sınavlarda uygulanır. en ironiği de ikizleri ayıramayan hocanın yazılısında ikizler tarafından çekilir.
şimdiki hayatlar, şimdiki gençlik;
şöyle açayım;
giyim konusu; bir grup burjuva çıkıp, bu sene moda bu diyor 3-5 dizide kullanıyor. bir bakıyorsun tüm gençlik oraya kaymış. köylerde bile insanlar bunlara özenir olmuş.

müzik; bir filmde bir şarkı çalıyor bakıyorsun. herkes bir anda aynı şarkıya hayran olmuş.

düğünler-adetler; biri çıkmış doğmamış bebeğe don biçmiş. kapitalist sistem kuralınca değişik değişik isimlerde etkinlikler uydurmuş. bakıyorsun herkes aynı şeyleri yapıyor olmuş.

yani yaşamlar da artık 'ctrl-c'
bu bana uygun mu, bana ve benim değerime uygun mu demek yok. yapıştır gitsin.
lise 3tü sanırım. ilk kimya yazılısından 93 almıştım. sınıf dökülmüştü ve en yüksek not benimkiydi. ben de lisede zıpır bi öğrenciydim pek ders mers ilgim yoktu. ne okumak istiyorsun sorularına tıp diyince "hee tabi inş canım" tepkileriyle karşılaşırdım düşünün gerisini swh

zaten en öndeydim ve yanımda oturan kişi de 20li bi şey almıştı. hatam neydi? oturmam gereken sırayı yanlış görmüştüm. bizde de 2 grup olurdu cam tarafı a kapı tarafı b grubunu alırdı. cam tarafına geçmişim farketmeden. neyse ki resmiyeti yok bunun. keyfen oturtuluruz. işin cilvesi arkamda oturan kız da 80li bi not almış, hoca direk ondan kopya çektiğim/bana kopya verdiği iddiasıyla ikimizi çağırdı. gözetmen öğretmenin sınav boyu başımda beklediğini ve kopya çekmediğimi kendisine sorabileceğini belirttim. neyse aklandım hocaların gözünde. peki ya sınıf?

kopyayla 93 alan çocuk oldum haftalarca bunun lafını ettiler. en derinden vuran sözü arkamda oturan kız söylemişti; "allahım ya gerizekalı benden kopya çekti beni geçti yok böyle bi şey off". başta belirttiğim gibi zıpırdım biraz, fazlasıyla da dobra. hiç esirgemedim lafımı "ya salak sen 80 bilmemne alan birisin ben senin neyinden kopya çekicem.".
lise de olanlara göz yumulur da tip fakültesinde yapılmaması gerekir (bkz: yarım imam dinden yarım doktor candan eder )
çekmeye ve vermeye çalışması çok eğlenceli, öğretici, heyecanlı bir eğitim aracı.
  • /
  • 2

içerik kuralları - iletişim