küçük prens

bundan 73 yıl önce antonie de saint-exupery tarafından yazılmış kapağını görenin çocuk kitabı sandığı, aslında içinde derin anlamlar yatan kitap. kitapta benzetmelerle yetişkin yaşam tipleri, bilim adamları, siyaset, toplum vs
eleştrileri yapılır... prens'in gülü ile olan ilişkisinde aşk hakkında güzel saptamalar vardır. ayrıca kendisi en sevdiğim kitaptır.

ayrıca adılazımdeğil(bkz: voldemort) buralardaysa ona ithaf ettiğim şu paragrafı iletmiş olayım :

'' o zamanlar bir türlü anlayamadım. söyledikleriyle değil, yaptıklarıyla değerlendirmeliydim onu. güzel kokusu ve ışıltısı bana iyi gelmişti. asla kaçmamalıydım. oynadığı aptalca oyunların ardındaki sevecenliği anlamalıydım. çiçekler o kadar çelişkili oluyorlar ki ! ama onu sevmeyi bilemeyecek kadar deneyimsizdim.''
"büyükler sayılara bayılırlar. yeni bir arkadaş edindiniz diyelim: onun hakkında hiçbir zaman asıl sormaları gerekenleri sormazlar. "sesi nasıl?" demezler örneğin, ya da "hangi oyunları sever? kelebek koleksiyonu var mı?" diye sormazlar. onun yerine "kaç yaşında?" derler. "kaç kardeşi var? kaç kilo? babası kaç para kazanıyor?" ancak bu sayılarla tanıyabileceklerini sanırlar arkadaşınızı. eğer büyüklere, "güzel bir ev gördüm, kırmızı tuğlalı, pencerelerinden sardunyalar sarkıyor, damında ise kumrular var," derseniz, nasıl bir evden söz etmekte olduğunuzu bir türlü anlayamazlar. ne zaman ki onlara, "yüz milyonluk bir ev gördüm," dersiniz, işte o zaman size, "oo, ne kadar güzel bir evmiş!" derler gözlerini koca koca açıp."
ya çocuk kitabı değil ya da içimizdeki çocuğu uyandırıp ona bir şeyler anlatan kitap.
çocukken okuduğumda içindeki anlamlı sözleri anlayamamışım- ki bunu tekrar sözleriyle popüler olmaya başlayınca fark ettim-daha sonra şimdiki aklımla okumaya karar verdim ve ilk kez okumuşum gibi hissettim.bundan sonra küçükken okuduğum tüm kitapları yeniden okumaya başladım
kitabı okuyup bitirdim e tabi baya da etkilendim. küçük prensin gezegenini görmek adına ve kitabı bitirmenin verdiği entellikle balkona çıkıp gökyüzüne bakayım istedim. hava kapalıydı. bulutlar dolayısıyla tek bir yıldız dahi görünmüyordu. işte bendeki de böyle bi bahtsızlık.
mükemmel felsefeler içeren kitap. yazarın tıpkı kitaptakine benzer şekilde uçak kazası nedeniyle hayatını kaybettiğini ve enkazın 56 yıl sonra bulunduğunu öğrendiğimde gözlerim dolmuştur.
mavibulut yayınevi bir kaç sene evvel üç boyutlu pop-up kitabını çıkarmıştı. geçtiğimiz günlerde kendileriyle iletişim kurup piyasada olmayan bu kitabı yakında edilebileceğimi söylediler ve peşi sıra kargoya verdiler.. anlayamazsınız.. (bkz: geliyor gönlümün efendisi) edit: geldi
kesinlikle abartılmış bir balon olduğunu düşündüğüm kitap. hiç felsefe okumamış, hiç bir şeyi sorgulamamış, hiç saf duygularla karşılaşmamış insanların bu kitaba hayatın anlamını bulmuşlar gibi bir mana yüklemelerine inanamıyorum. tamam güzel birkaç söz var evet ama hayatımızı değiştirecek birden aydınlanmamızı sağlayacak bir kitap değil kesinlikle.
günümüzle bağdaşmayan kitap. maalesef birkaç yüzyıldır bu kitabın hitap edebileceği derecede saf ve hayatın karmaşasında masumiyetini kaybetmemiş insanlar yok artık. birkaç yüzyıl öncesinde hayat felsefesi olarak belirlenebilecek cümleleri günümüz insanı için aforizmalardan öte birşey değildir. ama çocuklar okusun çünkü çocuklar aforizma ne demek bilmezler.
  • /
  • 3

içerik kuralları - iletişim