kütüphanede uyumak

bol yağlı az hazımlı çok oturmalı bir yemekhane öğle yemeğinden sonra üste çöken rehavet, sonrasında "ben şimdi uyumazsam derste uyurum kesin" düşüncesi ve ardından gelen "ama nerede, nasıl?" sorularının cevabı niteliğinde bir eylem. çantadan bol sıkıcı ders notları, otomattan sütlü kahve alınır. devrile devrile kütüphaneye geçilir. kahve yudumlanırken yavaş yavaş notlar okunur, gözkapakları 85 ton ağırlığa gelince şalter indirilip bir güzel masaya kapanılır. on dakika, yarım saat, 1 saat... zamanla oturan biyolojik saatle derse 5 kala kendiliğinden uyanılır ve taptaze bir zihinle derse girilir. dersin ilerleyen dakikalarında herkesin kafası bir bir düşerken siz vazife aşkıyla yanıp tutuşan bir asker gibi dimdik dinlersiniz dersi. hadi iyi uykular.
kütüphanenin sonsuz sesliğinde ses çıkararak uyuyanların veya uyurken ses çıkarma ihtimali olanların bir daha değerlendirmesi gereken eylem.

içerik kuralları - iletişim