lp

yakın zamanda keşfetiğim sanatçı. geç kalmışım resmen üzüldüm ama "when we're high" ile beni benden almıştır.
şarkı için:
yapılmadan önce, henüz fontanelleri kapanmamış, hatta kabarık ve pulsatil fontaneli olan bebekler için; “papilödem var mı?” diye göz konsültasyonu atılmaması gereken işlem. onlarda papilödem olmayabiliyor, fontanellerine baksanız erken dönemde kibas açısından bir fikir verir zaten sizin de bildiğiniz gibi canım pediatrist kankilerim. * sonra “aa evet fontanelleri baya kabarıkmıış.” demeyin diye söylüyorum.
laura pergolizzi'nin sanatçı kimliği için kullandığı ismi ve soy isminin baş harfleridir.giyim tarzı, özel hayatı, cinsel kimliği çok eleştirilse de ben böyle bir sesi olduğu için, bu sesi bu kadar güzel kullanabildiği için - işini dünyanın en önemli şeyiymiş gibi yapan diğer tüm insanlara duyduğum gibi- ona hayranlık duyuyorum.

ıslıkların kraliçesi, kitara virtüözü çok sayın lp, her şeyini aldır ama o sesini aldırma lütfen...

dermatoloji notunda görürseniz "lomber ponksiyon" değil "liken planus" anlamına gelen kısaltmadır.

aman diyim, ben notun sonuna gelince ancak idrak ettiydim.
plaklarda "long play" için kullanılan kısaltmadır. bu plaklara 33'lük de denir. genelde bir yüzünde 4-9 tane parça yer alır. lp, 33'lük ya da uzunçalar denmesinin sebebi de budur.
ankara konseri ile canlı performansının ne kadar iyi olduğunu görme şansı yakaladığım, amerikalı pop şarkıcısı. aynı zamanda da söz yazarıdır kendisi.
konser ankara congresium'daydı. oturarak başlanılan konser bir genç kızın emniyet şeridini aşarak lp'ye çiçek vermesi ile bir anda farklı boyuta geçti herkes hediyelerini vermeye insanlar önlere gelmeye ayakta dans etmeye, şarkılara eşlik etmeye başladı. güzel de oldu, her bir hayranının hediyesini kabul etti imza verdi, çok güzel iletişim kurdu. sempatik kadın.
kendilerinden uzun zamandır haberdar olmama rağmen yakın zamanda -bu sabah- "ya lost on you dan başka ne söylemiş?" diye merak edip when we're high ve other people ı başta olmak üzere bağımlısı olduğum sanatçı.

özel yaşamına ve görünüşüne gelince kendisini olduğu gibi kabul eden ve ettiren, üstelik bunu çoğunluğa aykırı düşse de yapan, bunun ardına sığınıp bununla prim yapmak yerine işini öyle güzel yapan "işte bu iş böyle yapılır" dedirten insanlara hayran olduğum gibi kendilerine de hayranım.

hayatımda bu kadar karizmatik bir insan daha görmedim sanırım.

iki favorimi şuraya bırakayım, bu bahaneyle tekrar dinleyeyim hem.



içerik kuralları - iletişim