mecburi hizmet anıları

mesleğimin 2.ayında 11-12.nöbetimde bundan 4 ay öncesi işte gece saat 23.30 suları hastaları bitirdim artık çay içebilirim derken bir aile gelir gelin-kayınvalide-kayınpeder tabi ben bu üçlünün bu şekilde olduğunu sonradan öğrendim. neyse uzatmayayım hasta geldi diye böyle bir mutsuz oldum çok yorulduğum bir günde sordum geçmiş olsun ne şikayetin vardı? diye. kaynana ve kayınpederi dışarı çıkarttı hasta sonra bana "hocam ben çok yalnızım napıcam?" diye bir soru soruyla şikayetini dile getirdi.tabi sekreterle ben şok gülücem gülemiyorum. nasıl yani? diye piçliğe vurup anlamamazlığa verdim.hocam eşim bodrumda çalışıyor biz 2 ay önce evlendik eşim 1 aydır yok ben çok sıkılıyorum çok yalnızım bana yardımcı olun benim yalnızlığa çare olun şeklinde bir cevap aldım. sekreterle biz cennet papağanına döndük yanaklar kıpkırmızı gözler faltaşı gibi açık neyse dedim hastacığıım bizim böyle bir tedavimiz yok ben aşk doktoru değil acil doktoruyum sen yalnızlığını başka şekilde gidermelisin burada olmaz neyse parol yazdım dedim bu sana iyi gelecek falan kandırdım yolladım.hasta odadan bir çıktı ölüyoruz kahkahadan sonra sekreter hocam yaa benim numaramı verseydik keşke demez mi ben 2.şoku o an yaşadım.lan dedim ben nereye geldim :d
sevgili sözlük
bugün yine birkaç kaşe birkaç imza ile mesaiyi tamamladık çok şükür.
bazı gıcık doktor arkadaşlar bana birkaç imza daha yıktılar.
inşallah görevlendirme gelmez. inşallah adli nöbet tutmam amin

(bkz: toplum sağlığı merkezi)
aktif çalışanlardan bir selam bekliyoruz efendim önerileri varsa ya da yanlarına beklerlerse biz taze mezunlar dinleriz
çalıştığım aile sağlığı merkezinde mesaimin son saatleri.

merkez dediysek kadıköyde nişantaşında değil,anadolu'da şehir merkezine 70 km uzakta bir kasaba.

çayımı sigaramı almışım keyif çatıyorum,arada bir saatimi kontrol ediyorum vakit geçse de gitsek hesabına.

bir araç durdu asm önünde ve araçtan üç kişi sakin bir şekilde indi.

aralarında hasta olan zar zor seçilebiliyordu,en azından her 3 şahsında glaskowu 15 idi.

usul usul yanıma yaklaştılar ve kibarca 'annemiz kendini iyi hissetmiyor,sıkıntı hissi var,şeker hastasıdır belki şekeri yüksektir diye getirdik' hocam dedi.

geçin dedim aldım muayene odasına
hemşire tansiyonuna şekerine baktı.şekerini cihaz ölçmüyor,yüksek gösteriyor

insülin kullanan bi hasta
hiperosmolar yada ketoasidoz diye düşündüm

neyse insülin yaptırdım,damar yolu açtırdım mayi taktırdım ve yatış gerektirdiğinden 112'den bi ambulans çağırdım

hasta yakınları işi bitince eve götürürüz havasında idiler ancak ambulansla hastaneye kaldırılmasına müteşekkir.

velhasılı hastayı yolladık bi şekilde.

tahmini vakadan bi 10 gün sonra idi

pansuman odasında teyzeyi gördüm,ayağına pansumana gelmiş

teyze nasıl oldun dedim.

demez olaydım,''oğlum bende pansumanım bittikten sonra senin yanına gelecektim'

hayırdır dedim teyze,'oğlum allah razı olsun senden,hayatımı kurtardın'

ben yüzümde hafif gülümseme ve gurur ifadesi ile teyzeyi dinlemeye devam ettim

''oğlum beni sevkettiğin gün beni acil anco'ya(anjio) aldılar,ertesi günde amleyat ettiler,allah razı olsun senden'' dedi

ben şok,göz bebeklerim genişlerken,biraz önce kabaran göğsümün üzerine omuzlarımın düştüğünü hissettim.

pansuman edilen yaranında safen ven trasesine ait olduğunu da ancak bundan sonra farkettim.

dün yaşadığım bir olayı anlatayım.
çalıştığım asmde bir amca ve bir kadın geldi. amca dedi: biz bir çılgınlık yapıp evlenmeye karar verdik. hayırlı olsun ne güzel falan filan derken baktım amca 66 yaşında, kadın 55 yaşında (içten maşallah). evlilik muayenesi için istenmesi gereken tahlillere bakarken "biz 36 senedir hayat arkadaşıyız, ben pek evlenmek istemiyordum ama amca (isim vermiyorum) böyle diyince evlenelim bari" dedi kadın (ikinci maşallah). tahlillere baktım ben şok, 25 yaşında olan benden daha iyi sonuçlar çıktı. gereken kağıtlarını verdim, yolladım.

o an dedim ki sevgili yazarlar,
hayat arkadaşınızı, eşinizi iyi seçin,
iyi bir hayat arkadaşı size sağlık, mutluluk getirecektir,
hangi yaşta olursanız olun :)

içerik kuralları - iletişim