mehmet pişkin

üzerinde 2 sene geçmesine rağmen aklıma hala gelen insan. kendisini tanımam ama söyledikleri her aklıma geldiğinde tekrar tekrar düşündürür. hayatta en korktuğum durumla yüzleşmek durumunda kalmıştır. intihardan bahsetmiyorum. evet intiharda bana korkutucu geliyor ama bu adamda asıl korkutucu olan intihar ederken söyledi şu cümleler olmuştur."ince bir insan olmak benim için çok önemliydi fakat artık takatim kalmadı, başa çıkmakta zayıf kalmışım ve kendimi toparlamakta zorlanıyorum...o konudaki ışığı kaybettim açıkçası." bu sözler her aklıma geldiğinde acaba benim de sonum böyle mi olucak diye düşünürüm. kim bilebilir?(kimse)
edit: video oynatılamadığından kaldırdım onun yerine link bırakıyorum
https://youtu.be/22ontlql09ı
kararını vermiş bir izlenim yaratması, yapacağı şeyin korkunçluğu yanında o soğukkanlılık daha önce görmediğimiz bir şeydi. ölmeden önceki son sigarası, dinlediği son müzik, içtiği son içki, dünya zevklerinden aldığı son yudum ve sonrasının ölüm olduğu gerçeği... paylaştığı videoyu, ilk haber olduğunda izlemiştim, sonrasında tekrar izlemeye cesaretim olmadı.
hayatına çok deli kadınlar giren adam. çok hoşlarmış hepsi.
yalnız bu intihar videoları konusunda daha iyisi yapılana kadar en iyisi `erdoğan ceren` dir efenim.
yıllar sonra arkasından gelen erdoğan ceren vakası ile hatırladığım insan. çok yazık, üzülüyorum ve korkuyorum son olmayacaklar.
mehmet pişkin vakasına çok üzülmüştüm ve adamin videosunun altinda, 4 yil geçmesine rağmen insanlar yorum yapıyor 'ben de bu ruh halindeyim' falan tarzinda, adam kaybedilmemesi gereken biriydi üzüldüm ama bu şekilde sürekli izlenmesi de iyi bi durum değil, iyi bi örnek değil. tabii ki kimse ona özenip intihar edecek kadar saçmalamaz fakat yine de doğru bulmuyorum. ayrica vasiyetine de saygi gosterilmemesi cidden üzücü. bir diger sey, sözlükten görüp erdoğan ceren'in videosunu da izledim. bu daha da kötüsüydü. bi kız için kendini öldüreceğini söylediğinde inanmayanlara "aptallar" diye hitap ediyor bu sacmaligi yaparak kendisinin o konuma düştüğünü bilmeyerek. video anında bi av tüfeğiyle intihar ediyor ve telefon düştüğünden ekran kararıyor. ardindan kan kusma sesleri geliyor..çok yazık gerçekten denilecek başka hiçbir şey yok
intiharın üzerinden tam 5 sene geçmiştir. oysa daha dün gibi hatırlıyorum o günü yani 16 ekim 2014'ü. bende çok derin bir etki bırakmıştı mehmet pişkin. geçenlerde izlediğim bir filmde adam sabah daha gün ağarmadan kendi canına kıymak için evden çıkarken elektrik sigortasını kapatıp öyle çıkıyordu. o an aklıma direk mehmet pişkin'in son kez şarap ve müzik eşliğinde sigarasını tüttürürken bi 10-15 saniye küllük araması geldi. videoyu ilk izlediğim o gün bile çok kızmıştım bu adama. hayır intihar ettiği için değil, dakikalar sonra intihar edeceğini ve öleceğini bile bile hala etrafı kirletmemek ve etrafa zarar vermemek için küllük arayacak kadar ince ruhlu biri olduğu için kızdım. tek bir vasiyeti vardı o da gömülmemek. ama adamı gömdüler işte. sadece bu durum bile intihar etmekte ne kadar haklı olduğunu gösteriyor. şu sözleri ise aklımdan hiç çıkmıyor;

"o bir noktada birazcık kendimi yalnızlığa ittim. hayatın o tatsız taraflarıyla çok başa çıkamadım herhalde. çünkü nazik, neşeli, eğlenceli, akıl ve ruh olarak böyle bir inceliğe ve derinliğe sahip birisi olmayı çok önemsedim. ve şu anda bunları korumak ve sağlamak ciddi bir yük haline geldi benim için. bu konuda tâkâtimin artık tükendiğini ve işin o karanlık tarafının daha ağır geldiğini ve taşıyamadığımı ve bir şekilde bununla ilgili donanımları da zaman içinde çok geliştiremediğimi farkettim. ki öyle sarsıntılarda çok dağılıp, kendimi toplamakta gün geçtikçe daha da zorlanıyorum. bu da çok sıkıcı bir kısır döngü halini aldı açıkçası."
kendisinin de ölmeden ifâde ettiği gibi zayıf karakterli, naif ruhlu bir yıkıktır. hayat seyrinde erkenden elenmiştir. güler yüzlü gitti, giderken de eline bir adet ucuz şarap alıp backgrounda da ella fitzgerald koydu diye arkasından vıcık vıcık intihâr güzellemeleri yapılmıştır. muhtemelen erdoğan ceren gibi isyân edip kendini vursaydı hepiniz kendisinin ne kadar acınası bir insan olduğundan falan bahsederdiniz. ama şarap, müzik ve sırıtarak edilmiş edebî cümleler olunca woooow müthiş amk.

isterseniz bugünü "ulusal intihâr etmiş ölü övücülüğü günü" falan îlân edebilirsiniz. her yıl aynı terâne. ya da intihârı çok seviyorsanız siz de siktir olun gidin bu dünyâdan da kişi başına düşen oksijen miktârı yükselsin. yaşayanlar yaşıyor bu hayâtı. boşuna yer işgâl etmeyin. beş paralık duyarlarınızı da mezar taşınıza çiviyle çaktırırsınız.
gülünç bir ölümle öldü deniyor,
max stirner için.
çünkü mahvına sebep nihayet bir sinektir.
ama fanya kaplan
nasıl öldü diye sorarsak sanırım,
işimiz fazlasıyla ciddileşir.

bize ne başkasının ölümünden demeyiz.
başka insanların ölümü, en gizli mesleğidir hepimizin.
başka ölümler çeker bizi
ve bazen başkaları,
ölümü çeker bizim için.


ölümle şaka olmaz diyenler,
kıyasıya yanıldılar bu çağda.
taksitle ölüm diye
bir roman yazıldı artık.
önce öl, sonra öde denilmek suretiyle
aşılıp geçildi bu roman da.

(...)

(bkz:üç frenk havası)

içerik kuralları - iletişim