nazım hikmet – Tıbbiyeli Sözlük
Bugünler de çokca stronsium 90 siiriyle andığım vatan,insan,hasret temalarini olabilecek en mukemmel tarifte sunan memleket üstü hic bir ideolojinin tek başına sahiplenemeyecegı kadar büyük şair..şu pandemi dönemi bi daha analım kendilerini;
Stronsium 90
Acayipleşti havalar,
bir güneş, bir yağmur, bir kar.
Atom bombası denemelerinden diyorlar.

Stronsium 90 yağıyormuş
ota, süte,ete
umuda, hürriyete
kapısını çaldığımız büyük hasrete.

Kendi kendimizle yarışmadayız, gülüm.
Ya ölü yıldızlara hayatı götüreceğiz,
Ya dünyamıza inecek ölüm.
Angina Pektoris



Yarısı burdaysa kalbimin

yarısı Çin'dedir, doktor.

Sarınehre doğru akan

ordunun içindedir.

Sonra, her şafak vakti, doktor,

her şafak vakti kalbim

Yunanistan'da kurşuna diziliyor.

Sonra, bizim burda mahkûmlar uykuya varıp revirden el ayak çekilince

kalbim Çamlıca'da bir harap konaktadır

her gece, Doktor.

Sonra, şu on yıldan bu yana

benim, fakir milletime ikrâm edebildiğim

Bir tek elmam var elimde, doktor,

Bir kırmızı elma:

kalbim...

Ne arteryo skleroz, ne nikotin, ne hapis,

işte bu yüzden, doktorcuğum, bu yüzden

bende bu angina pektoris...



Bakıyorum geceye demirlerden

ve iman tahtamın üstündeki baskıya rağmen

kalbim en uzak yıldızla birlikte çarpıyor...



Nazım Hikmet Ran- Nisan 1948
"Ne güzel şey hatırlamak seni:
ölüm ve zafer haberleri içinden,
hapiste
ve yaşım kırkı geçmiş iken...

Ne güzel şey hatırlamak seni:
bir mavi kumaşın üstünde unutulmuş olan elin
ve saçlarında
vakur yumuşaklığı canımın içi İstanbul toprağının...
İçimde ikinci bir insan gibidir
seni sevmek saadeti...
Parmakların ucunda kalan kokusu sarduya yaprağının,
güneşli bir rahatlık
ve etin daveti:
kıpkızıl çizgilerle bölünmüş
sıcak koyu bir karanlık...

Ne güzel şey hatırlamak seni,
yazmak sana dair,
hapiste sırt üstü yatıp seni düşünmek:
filanca gün, falanca yerde söylediğin söz,
kendisi değil
edasındaki dünya..."
"Yoldaşlar, nasip olmazsa görmek o günü, 
ölürsem kurtuluştan önce yani, 
alıp götürün 
Anadolu'da bir köy mezarlığına gömün beni."

vasiyetini gerçekleştiremediğimiz şairimizdir.

Ayrıca:

Yok öyle umutları yitirip karanlıkta savrulmak.
Unutma; aynı gökyüzü altında, bir direniştir yaşamak...


Gibi anlamlı dizilerin sahibi...
"Ne arteryo skleroz, ne nikotin, ne hapis,

işte bu yüzden, doktorcuğum, bu yüzden

bende bu angina pektoris."
"Şimdi anlıyor ki mavi gözlü dev,

Dev gibi sevgilere mezar bile olamaz:

bahçesinde ebrulii

hanımeli

açan ev..."
çok büyük saygı ve hayranlık duyduğum şair.



2009'da, vatanından çok uzakta öldükten 50 yıl kadar sonra, yeniden türk vatandaşlığına alınmıştır.
"Evet, vatan hainiyim, siz vatanperverseniz, siz yurtseverseniz, ben yurt hainiyim, ben vatan hainiyim.
Vatan çiftliklerinizse,
kasalarınızın ve çek defterlerinizin içindekilerse vatan,
vatan, şose boylarında gebermekse açlıktan,
vatan, soğukta it gibi titremek ve sıtmadan kıvranmaksa yazın,
fabrikalarınızda al kanımızı içmekse vatan,
vatan tırnaklarıysa ağalarınızın,
vatan, mızraklı ilmühalse, vatan, polis copuysa,
ödeneklerinizse, maaşlarınızsa vatan,
vatan, Amerikan üsleri, Amerikan bombası, Amerikan donanması topuysa,
vatan, kurtulmamaksa Kokmuş karanlığınızdan ben vatan hainiyim.
Yazın üç sütun üstüne kapkara haykıran puntolarla :
Nâzım Hikmet vatan hainliğine devam ediyor hâlâ."
Genco erkal' dan dinlemeniz tavsiye edilir.
https://youtu.be/p0sNLrXCbF0