17. Yy'da yaşamış divan şairi. Erzurumlu. Hiciv üstadı. Vezin tutsun babamı bile hicvederimci. Dili; yağlı urgan olmuş, boğmuş.

Şöyle bir hikaye var alıntıdır :



“Mübarek teriniz damladı!"

......tıyneti icabı, işi daha da ileri götürdü. Halife-i Müslimin olan Padişaha, her zaman yüzüne karşı methiyeler düzdüğü halde, günün birinde onu tenkid eden, alaycı bir şekilde hicveden “Sihâm-ı Kazâ” isimli şiiri yazdı. Padişah bunu öğrenince, onun cezalandırılmasını istedi. Fakat kurnaz Nef’î, hemen saraydaki zenci ağalardan birine giderek Padişahın kendisini affetmesi için bir dilekçe yazması için yalvardı. Saray ağası dayanamayıp bir dilekçe yazdı. Tam imzalarken, kalemden bir damla siyah mürekkep kağıda damladı. O anda şairin hiciv damarı kabardı ve o zor anında bile zenci saray ağasını renginden dolayı kötülemek için “Mübarek teriniz damladı efendim” deyiverdi. Bu onun son sözleri oldu ve zenci saray ağası Nef’î’yi hemen cellada teslim etti. (26 Ocak 1635) yılında idam edildi.
Dilin insanı vezir de rezil de edebileceğinin canlı örneği olan tarihi kişilik.
"Derdim nice bir sinede pinhân iderim ben

Bir âh ile bu âlemi vîrân iderim ben"



Şiirleri kimi zaman duygu kimi zaman düşünce yüklü söz ustası. Önceleri mahlas olarak zararlı anlamında "zarri" adını kullanmış, sonradan yararlı anlamındaki "nef'i" şeklinde değiştirmiş. Sarayda memuriyet yapmış. ıv. Murat kendisini çok severmiş, ustalıkla yazdığı övgülerden olsa gerek. Hiciv yazmayı yasaklamış padişah. nef'i durur mu? durmamış, "siham'ı kaza"yı yazmış:



"Sattınız iki soysuz bir olup hanlığı

Kimseyi etmedünüz bu işe mahrem a köpek"



Burada sadrazama mı, padişaha mı, ikisine birden mi giydiriyor belli değil ama bu şiir kendisini ölüme götürmüş.
Ah simdide buna benzer insanlar olsa dedirten hiciv ustasi.Hele bir de

"Tûtî-i mu'cize-gûyem ne desem lâf değil

Çerh ile söyleşemem âyînesi sâf değil

Ehl-i dildir diyemem sînesi sâf olmayana

Ehl-i dil birbirini bilmemek insâf değil" diye giden bir siiri vardir ki dillere destandir `zeki müren ` bunu sarki olarak da soylemistir. Bir de ölüm emri verilecek olunca söylediği sözüm kasidesi vardır ki onu unutulmaz kılar.



en derinden uykulardan kaldırandır sözüm,

güne el koyanları yıldırandır sözüm,

zamanı zemini daralmış olanlara,

gönüllerince zemindir, zamandır sözüm,

zalim beni bir işaretle kahretse de,

onun ordusuna karşı koyandır sözüm,

cihan saltanatı zamanla sönerken,

yandıkça daha da parıldayandır sözüm,

güç verir, bilinç üretir, sevinç bağışlar,

yüzü gülmemişlere armağandır sözüm,

ey mutsuzluk gecesinde bunalanlar,

size müjde yıldızları saçandır sözüm,

dünya bir benim diyenlere derim ki,

bu sofrayı herkeslere açandır sözüm,

varsın günün sultanları değer vermesin,

onlar göçüp gidince sultandır sözüm.



Nİtekim onlar göçüp gitmiş nefi ölümsüz olmuştur.