ilk kez ortaokulda babalar ve oğulları okurken tanıştığım kavramdı. çok gizemli gelmişti o zamanlar. şimdiyse benim için hayata karşı edinilmiş için farklı bakış açılarından biri. arada düşüyorum içine. içine girince çıkılması gereken bir yer olduğunu düşünüyorum, uzun süre içeride kalmak bana zarar verecekmiş gibi geliyor, çıkış kapısı arıyorum. şu aralar dışındayım. dışarısı daha iyi bence. veya onun gibi bir şeyler.
Nihilizm, Latince "nihil" yani "hiçbir şey"den türemiş isimle adlandırılan felsefe veya felsefi görüştür. İnsanlık içinde nesnel olarak gerçek kabul edilen yaşamın genel yönlerine yönelik olumsuzlamayı ifade eder. Farklı nihilist görüşlerde insan değerlerinin temelsiz olduğu, yaşamın anlamsız olduğu, bilginin imkansız olduğu veya bazı varlıkların var olmadığı savunulur.

Nihilizm üzerine okumalar yapıldığında bu kavramın birçok çeşitli farklı felsefeye uygulanan bir etiket olarak veya nominalızm, şüphecelik, felsefi kötümserlik ve hristiyanlığın kendiliğinden kaynaklanan tarihsel bir kavram olarak çıkabileceği görülebilir.

Nihilizm fikrinin veya nihilizm kavramının çağıdaş bir şekilde anlaşılması büyük ölçüde Nietzsche'nin iki temel kavramı doğuran "nihilizm krizi"nden kaynaklanmaktadır:

1. Daha yüksek değerlerin yok edilmesi.
2. Yaşamın onaylanmasına muhalefet.

Gelgelelim daha önceki nihilizm biçimleri sosyal, ahlaki, politik ve estetik düşüncelerin belirli hegemonyalarını redderek de karşımıza çıkabilmektedirler.

Nihilizme dair genel bir giriş yaptığımıza göre, tarihsel olarak nihilist sayılan görüşlere ve nihilizm tarihindeki önemli filozoflara geçebiliriz.

A. Budizm ve Buda

Nihilizm kavramı, Theraveda ve Mahayana Tiripitaka'da kayda geçtiği izere Buda tarafından tartışılmıştır. (M. Ö 563 - M. Ö. 483). Bu kaynaklarda nihilis görüşe ve nihilizme "natthikavada" ve " micchaditthi" olarak atıfta bulunulmuştur. Buda hayattayken, bazıları onun tarafından ahlaki olarak nihilist görülen birçok farklı münzevi mezhebin görüşleri kaynaklarda yer almaktadır.

Apannaka Sutta'daki nihiliz doktrinine göre Buda, ahlaki nihilistleri şu görüşlere sahip olarak tanımlar:

1. Vermek hiçbir faydalı sonuç getirmez.
2. İyi ve kötü eylemlerin sonuçları yoktur.
3. Ölümden sonra hiçbir varlık bu dünyaya veya başka bir dünyaya yeniden doğmaz.
4. Dünyada hiç kimse varlıkların bu dünyaya veya başka bir dünyaya yeniden doğduğunu doğrudan bilgi yoluyla kanıtlayamaz.


B. Friedrich Heinrich Jacobi

Nihiliz terim olarak ilk defa bu terimi rayonalize etmek için ve özellikle Spinoza'nın determinizmini ve Aufklarung'unu kullanan Jacobi tarafından bir "reductio ad absurdum" yani saçma olana indirgemek için kullanılmıştı. Ve bu sebeple nihilizmden kaçınarak bir tür inanç ve vahye dönüş ile yer değiştirilmesi gerektiğini savunur Jacobi.

C. Soren Kierkegaard

Kierkegaard, tesviye yani seviyelendirme olarak isimlendirdiği erken bir nihilizm biçimini öne sürmüştür. Kierkegaard, seviyelendirmeyi yani tesviyeyi bireyin benzersizliğinin ortadan kalktığı ve varoluşunda anlamlı olarak hiçbir şeyin onaylanamayacağı noktaya kadar bireyliğini bastırma süreci olarak gördü:
"Maksimüm seviyeye çıkmak, kişinin kendi kalp atışını duyabildiği ölümün durgunluğu gibidir. İçine hiçbir şeyin giremeyeceği, içinde her şeyin güçsüz düştüğü ölüm gibi bir dinginlik... Bir kişi bir isyana liderlik edebilir, ancak bu kişi, seviyelendirme sürecini yönetemeyecektir çünkü bu durumu onu bir lider yaparak yok eder. Her birey kendi küçük çemberindeki bu seviyelendirmeye katılabilir, ancak bu soyut bir süreçtir ve seviyelendirme bireyselliği fetheden soyutlamadır." (Şimdiki Zaman - Soren Kierkegaard)

Bu durumu Jungian çerçevede incelersek, kişinin personasıyla bütünleşmesine benzetebiliriz. Maskesinin altında kaybolmuştur.

D. Rus Nihilizmi

Nihilizm Rusya'da 1860-1917 dönemlerinde hem yeni doğan bir görüş hem de belirli devrimci eğilimlerle örtüşen bir hareket idi. İlk kez Turgenyev'in "babalar ve oğullar"ıyla popüler olmuştu.

Rus nihilizmi metafiziği, duygusallığı ve estetiği reddederken; katı determinizm, ateizm, materyalizm, pozitivizm ve rasyonel egoizm teorilerini birleştirerek mevcut değer ve ideallerin çözümlenmesine odaklanmıştır. Nikolay Chernyshevsky ve Dmitry Pisarev bu düşünce okulunun önde gelen filozoflarındandı.

E. Friedrich Nietzsche

Nihilizm denildiğinde akla ilk gelen filozoftur belki de Nietzsche. Ancak Nietzsche kendini bir nihilist olarak saymaz. Ona göre, nihilizmi sonuna kadar yaşayıp aşmıştır. Nihilizm onun için aşılması gereken bir şeydir, nihilizm köle ahlakıdır. Nasıl aşılır, Nietzsche'ye kulak verelim: "Bizler doğadaki tüm ahlakı reddetmiyoruz, ahlakın evrensel olduğu iddiasını reddediyoruz ve bir ahlak kuralını reddederken veya kabul ederken, onun hayatı geliştirici mi yoksa engelleyici mi olduğuna bakıyoruz."
Karakter sınırı mı getirdiniz sözlüğü. Entrim devam ediyor...

F. Martin Heidegger ve Nietzsche Yorumu

Mardin Heidegger'in Nietzsche yorumu, Nietzsche gibi nihilizm sorununu tartışan birçok post-modern düşünürü etkiledi. Heidegger'in bu yorumu nihilizm ve post-modern düşünürler üzerinde o kadar etkili olmuştu ki, ancak günümüzde etkisinin yavaş yavaş azaldığı hissedilebildi. Heidegger, 1930'larda Nietzsche üzerine konferanslar verdi. Nietzsche'nin nihilizm tarihindeki etkisi ne kadar önemli ise, Heidegger'in Nietzsche yorumu da tarihsel olarak o kadar önemlidir. Heidegger'in Nietzsche'yi araştırma yöntemi kendisine aittir ev Nietzsche'yi Nietzsche olarak sunmayıp, daha çok onun düşüncelerini kendi "varlık, zaman ve dasein" sisteminde yorumlar. Heidegger'a göre Nietzsche'nin nihilizmi en yüksek değerlerin devalüasyonu yoluyla zafer elde etmeye çalışmaktır. Bu devalüasyonun ilkesi ise güç istencidir.

Heidegger'in felsefe üzerine en temel eleştirilerinden birisi, felsefe ve metafiziğin "bir varlık" (tekil) ve "varlık" (genel) kavramlarını araştırmayı unutmuş olmasıdır. Ona göre batı felsefesi tarihi, metafiziğin tarihi olara görülebilir. Ve bu halde, metafizik varlık mefhumu deneni sorgulamayı unuttuğu için, batı felsefesinin tarihi de varlığın yıkımının bir tarihidir. Bu yüzden metafiziği nihilist olarak adlandırır Heidegger. Bu görüş, Nietzsche'nin metafiziğini nihilizme karşı bir zafer olarak saymak yerine, onun metafiziğinin bütünlüğünü-tamamlanmışlığını göstermektedir.

Heidegger'in Nietzsche yorumu Deleuze, Foucault, Derrida, Habermas, Lyotard, Rorty, Cacciari, Vattimo ve Severino gibi post-modern düşünürleri etkilemiştir.

G. Gilles Deleuze ve Yorumu

Deleuze'ün "Nietzche ve Felsefe"sinin ana konularından birisi tabii ki nihilizmdir, Burada Deleuze, nihilizmi olağan düşünülenin aksine "yaşamı reddetme ve varoluşu küçük düşürme" olarak yorumlamıştır. Bu sebeple nihilizm daha yüksek değerlerin ve anlamın yadsınması değil, daha ziyade bu yüksek değerler ve anlam adına yaşamın değerinin düşürülmesidir. Bu sebeple Deleuze de Nietzsche gibi Hristiyanlığın ve platonizmin ve metafiziğin tamamının özlerinde nihilist olduklarını söylemiştir.

H. Jacques Derrida

Yapısökümcülüğü aracılığıyla belki en çok nihilst olarak etiketlenmiş olar Derrida, aslında bu çalışmalarını nihilist olarak yapmamıştı. Derridacı yapısökümcüler, yapısöküm yaklaşımının metinleri, bireyleri veya organizasyonları kısıtlayıcı gerçeklerden kurtardığını ve yapısökümün varoluşun farklı yollarına sebep olduğunu iddia ederler. Örneğin Gayatri Chkaravorty Spivak (Kendi adının yapısını sökse yetermiş.), Batı bilimini alt sınıfın sesine ve batı metinlerinin dışındaki felsefelere de açmak için yapısökümden yararlanarak batı bilimini kullanır. Yapısöküm, gerçeğin reddi değil, gerçeği bilme yetimizin reddi olarak görülebilir. Bu halde nihilizmin ontolojik iddasına kıyasla, yapısökümcülük epistemolojik bir iddiada bulunmaktadır.

I. Jean-François Lyotard (Post-modern durum kavramının babası.)

Lyotard, filozofların iddialarını kanıtlamak için nesnel bir gerçeğe ve nesnel bir yönteme güvenmek yerine, meta-anlatı olarak hikayelere ait bir dünya sistemine ve bu sistemden ayrılamayan bir dünya hakkındaki hikayelere atıfta bulunarak kendilerini meşru kılmaya çalıştıklarını düşünüyor. Ve üzerine, post-modern durumu hem bu meta-anlatılara hem de bu meta anlatıları meşrulaştırma sürecine bir reddiye olarak karakterize ediyor. Gerçeğin ve anlamın istikrarsızlığını gösteren post-modern durum, Lyotard'ı nihilizme götürüyor ancak o nihilizmi tam anlamıyla içselleştirmiyor.

J. Jean Baudrillard

Anlam teröristi, post-modern kuramcı Baudrillard, Simülakr ve simülasyonlar'ında post-modern bakış açısından nihilizmi kısaca yorumlar. Onun esas ele aldığı hususlar, gerçek dünyanın luşturduğu simülasyonlar üzerinden gerçek dünyanın yorumlanması ile ilgiliydi ancak asıl ilgi alanı bu olmasa nihilizme değinmişti. Kitabında "Nihilizm Üzerine" adıyla bir deneme bulunuyor. Bu deneme meşhur bir deneme çünkü "The Matrix" filminde Thomas Anderson yanı Neo'nun ilk göründüğü sırada bu kitabın o bölümünün açık olduğunun göründüğü bir şekilde kitaba sakladığı diski çıkarıyor.