oda arkadaşı

bu kavram öğrencilik hayatında birçokları için önemli bir yere sahiptir.
-her hareketinizi birlikte yaptığınız oda arkadaşı
-sevdiğiniz bir oda arkadaşı
-öylesine bir oda arkadaşı
-sevmediğiniz ama bunu ona söyleyemediğiniz oda arkadaşı
-ara sıra birbirinize kızdığınız oda arkadaşı
-odayı size zehir eden oda arkadaşı olmak üzere çeşitleri mevcuttur, liste uzamaya müsaittir.
zordur oda arkadasi olmak, bol bol saygi lazim
o zamanlar fakülteye yeni girmişim. ilk sene eve çıkmamışım tabi, okulumuzun yurdunda kalıyorum. kayserili bir oğlan geldi odama. tanıştık falan, iyi birine benziyor, epey ilginç de bir şivesi var. bilgisayar ya da akıllı telefon kullanmıyor.

bu arada okul da başladı, yeni yeni fakülteye alışıyoruz, o zaman gördüğümüz tırt dersler bile gözümüzde dünyalar kadar zor gözüküyor. bu oğlan bildiğiniz psikopat. ilkokulda okurken 14 ciltlik larousse ansiklopedi serisini bitirmiş bir arkadaşımız, gerisini siz düşünün. ilk günden elinde koli koli textbooklarla gelmiş, ben yarım yamalak yazılmış kıyrıtık okul notlarını okurken ve yetiştiremezken adam çatır çatır textbook okuyor. psikolojim alt üst yani anlayacağınız. bir gece homurdanma sesine benzer seslerle uyandım. adam uykusunda konuşuyor ''reverse transkriptaz mrna'dan dna üretimini sağlar. bu enzim hiv'de de bulunu...'' ben tabi baya korktum, uyandırdım. iyi olup olmadığını sordum. yüzüme aptal saptal bakıp ''noldu kii ? '' dedi. ben de yok bir şey kardeşim, iyi geceler deyip uyudum. sonraki gecelerde eleman uyur uyumaz bu değişiği dinliyordum. görseniz öyle güzel anlatıyor ki... internetten bir de okuduğu textbook'un pdf'ini buldum. resmen çocuk uyurken bütün konuları masal gibi anlatıyor, ben de altını çiziyorum. sınavda bu taktikle arkadaşlarımın çoğu dökülmüşken ben 75 mi ne almıştım. tabi sınavdan sonra o zamanlar beraber olduğum bilkentli kız arkadaşımla baya içtik, dağıttık. gece yurda döndüm. gidip oda arkadaşıma katkılarından dolayı teşekkür edecektim. başım acayip dönüyordu, odayı zor buldum, kutlama havasıyla odaya girdim. bizim oğlan odadaki tek elektronik cihaz olan 30 ekranlık led tv'den number one tv'deki bikinili hatunları izliyordu. hayatımda bundan daha çok şaşırdığım anlar nadirdi. utandı ama televizyonu kapatmadı. gömülen biraların etkisiyle bulanık bulanık gören gözlerimle ekrana baktım. yüzünü göremediğim mavi bikini giymiş kızı gösterdim. '' işte bak bu tehlikeliymiş '' dedim. güldü, '' ben de ona bakıyordum'' dedi.
sadece birkaç ay oda arkadaşım olmuştu ama okulda hala görüyorum. ne kadar asosyal gibi görünse de kaliteli adamdır. okul derecesidir.
genelde 1. sene yurtta edinilen arkadaştır.
benimki de amma tuhaftı ha. saçını ev topuzu yapar, gözlükleri çeker, kalın yün çorapların üstüne patik giyerdi. yatağa girdi mi yorganın içinde kaybolur deprem vs harici yerinden kaldırmak imkansız hale gelirdi.
odamızın kapısı, odanın ışıkları onun tarafındaydı bir kere kalkıp kapıyı açmaz, bir kere doğrulup ışıkları söndürmez.
"barones ben şimdi yattım buraya, yerim çok rahat sen blablabla yapabilirmisin?"
kalorifer benim yatağımın yanındaydı, arkadaş kız sürekli üşüyor, kalorifer gece gündüz yanıyor, ben yanıyorum.
en sonunda kıstım kaloriferi vanadan, çalışmıyo bu dedim.
sürekli ışık açtırıp kapattırmasına kulaklık taktım dinlemezden geldim.
ama haberleri izleyemiyor, stres oluyormuş diye bütün sene "pis yedili" dizisini izledim be sözlük "pis yedili" diyorum bak.
neyse sonra bir daha bir oda arkadaşım ya da ev arkadaşım olmadı. rahatlık be! özgürlük be!
bende bir odada 7 tane olan arkadaş. ailemin tek çocuğu olan benim için düşüncesi imkansız gelirken yaşayınca her biri ayrı kıymetli oldu. içimdeki kardeş özlemini onlarla giderdim. içimizden biri eksik olsa oda boş gelirdi. çeşitli bölümlerden arkadaş edindim, bir tanesi ev arkadaşım oldu sonra... herkesin tatması gereken bir arkadaşlıktır.
karakterinize ve dünya görüşünüze ters birisiyse,psikolojik sıkıntıları varsa oda içerisinde kavga ve huzursuzluk sebebidir. bu tatsızlıklar da yeri gelir derslere yansır. fakat kafa dengi ya da önceden tanışılarak oda arkadaşı olunmuşsa tadından yenmez. bazıları içinse en makbulü odaya hiç gelmeyen veya arada uğrayanıdır.
aynı odada yaşamadan önceki senelerde çok sevdiğiniz kardeşim dediginiz adamdan , aynı odada yaşamaya basladiktan sonra nefret edebilirsiniz. dışardaki arkadaşlıklar oda arkadaşlığı apayrı şeylerdir.
biri angaralı diğeri afganistanlı olan iki arkadaşımın dahil olduğu grup. yazılanların aksine severim kendilerini. sabahın dibinde dersim var dedim mi ışıkları söndürür adımlarını bile daha bir dikkatli atarlar. sanırım şanslıyım. ama afganistanlı biri sonuçta. göbeğim çatlıyor bazen derdimi anlatasıya.
(bkz:angarya)
(bkz:elin afganistanlısı)
bir ara benim 11 tanesine sahip oldugum hede. odada futbol oynardik hep birlikte 12 kisi.
bir tanesi komite haftası ben yan odada ders çalışırken 72 bölüm avatar çizgi filmini izlediği için, benim yüzümden sınıfta kalmıştı. hala üzülürüm kendisine...*

içerik kuralları - iletişim