birçok insanın görmek istemediği,gözünü kapattığı yoksaydığı ancak hepimizin muhakkak yaşayacağı hakikattir ölüm.

bir hikaye anlatılır, "bir deve kuşu varmış bir avcı da deve kuşunu kovaliyormus. deve kuşu yorulunca başını kuma sokmuş avcıyı görmemek iÇin. o avcıyı görmeyince avcı da onu gormuyor sanmış ve yem olmus tabiki." bu hikayede deve kuşunun yaptığını biz de yapıyoruz aslında. ölümden kaçışımız olmadığını anlayınca kafamizi gömüyoruz,ölümü gormemeye hatirlamamaya ÇALIŞIYORUz ama ölüm her an Peşimizde, ve kaçmamız imkansız. o halde durup dusunmeliyiZ ölümü uzun uzun zira hepimizin en son varacağı nokta,hepimizin hayatını en yakından ilgilendiren kavramlardan biri ölüm.

insan sorgulamalı, en çok da hayatı ve ölümü.

benim için ölümü düşünmek yepyeni bir hayatın başlangıcı oldu aslında. hep düşündüm hayatın anlamını. diyordum kendi kendime"bir gün oleceksin ve bu hayat cok kisa,çok saçma. guluyoruz egleniyoruz falan filan ama ya oldukten sonra ne olacak? peki ya bu hayatin amacı ne? yasayacagiz yiyeceğiz içeceğiz gezecegiz mutlu olacagiz uzulecegiz sevinecegiz evlenecegiz anne baba olacağız dede nine olacagiz bu dunyada guzel veya kotu izler birakacagiz vs. ee sonra?" işte bu 'ee sonra?' kısmı kilit nokta? sonra ne olacağız?

bir yaratıcı var ve bizi yarattı bu kadar mükemmel sistemler bu koca kainat bu ince dengeler muhakkak yüce bir güç tarafından varedilmis olmalı bundan hiç şüphem olmadı. ama asıl mevzu bu yaratıcı bizi neden yarattı? üst model bir tür hayvan olarak yasayip gidelim diye mi yani bu kadar mı?

işte bu sorgulamaların sonucu benim için yeni bir başlangıç oldu elhamdulillah. şimdi biliyorum ki ölüm son degil bir başlangıç. imtihanın bitişi ve asıl sevgiliye kavuşma... şimdi amacım, o sevgilinin karşısına çıkana dek güzel işler yapmak,o'nun karşısına en güzel halimle cikabilmek, iyi bir hayat mücadelesi ortaya koyabilmek,sınav kağıdımı -amel defterimi iyiliklerle doldurabilmek...

elhasıl kelam, insan sorgulamali, en çok da ölümü ve hayatı. sen gözünü kapatsan da kapatmasan da ölüm seni bulacak kardeşim o yüzden kaçma ölüm fikrinden,aksine dur ve düşün: Öleceksin!!!
belkide bu hayatın anlamı meselesi çok konuşulduğu için bizde böyle bir şey olmalı diye düşünüyoruzdur.

ölümden sonra ne olucak sorusu da insan egosu sebebiyle yok olmayı veya başına kötü bir şey gelecek olmasını kabullenemiyor.sonsuza kadar yaşayım istiyor.

bu sorulara güzel cevap veren en yakınında ne varsa hemen onu doğru kabul ediyor ve sımsıkı sarılıyor.ama bir dur bakalım o kabul ettiğin şey gerçekten doğru cevap mı?genelde insan bu soruyu sormaya da cesaret edemez.çünkü inanmak düşünmekten daha kolaydır.
(ebkz: #36195)

insan neye ihtiyaç duyuyorsa dogada o yaratılmış. suya ihtiyacımız var ve su var yemeğe ihtiyacimiz var yemek var kaç bin türlü. havadaki azot oksijen dengesi, kainat,gezegenlerin çekim gücü donus hızı vs. hayat için programlanmis. manevi ihtiyaçlarımız da böyle, sevgi ihtiyacımıza karşılık sevilen ve bizi seven varlıklar yaratılmış. Bunlara "var olduklari icin ihtiyac duyuyoruz ihtiyaç duydugumuz icin yaratilmamis "diyebilirsiniz bu yine az sonra soracağım sorunun cevabını değiştirmez. kalbimizdeki bu sonsuz arzusu nereden geliyor? olmayan şeye ihtiyaç duymazsiniz doğanın kanunudur bu. ama,sonsuzluğa ihtiyaç duyuyoruz. eğer sonsuzluk yok ise,neden ihtiyacı var? nerden gelmiş bu sonsuzluk duygusu?çünkü: evet, sonsuzluk var.

Sonsuzluğun ve ahiretin daha çok ispatı var ancak ben bir tanesini yazdım sadece.



ve asıl cesaret, hayat tüm akışı içinde ilerlerken işler yolunda giderken, durup: "biz burada ne yapiyoruz,bu gidis nereye?.."diyebilmektir. huzurunu kaçırmak pahasına da olsa hakikati aramaktir.
en iyi tanımı cahit sıtkı tarancı tarafından yapılmıştır:

''neylersin ölüm herkesin başında

uyudun uyanamadın olacak

kim bilir nerede nasıl kaç yaşında

bir namazlık saltanatın olacak

taht misali o musalla taşında.''
Dün aile hekimlerimizden birini trafik kazası sonucu kaybettik. Uzmanlığını yeni almış, gencecik adamın konuştuğu son insanlardan biri ben oldum. Gelecek planlarından bahsettik. Gülerek vedalaştık. Onu son görüşüm olacağı aklımın ucundan geçmezdi. Çok sarsıldım sözlük. Eşine, çocuğuna, anne babasına sabırlar diliyorum.
"Ölüm de hayatın bir parçası"(forest gump)..boyut değiştirme benim gözümde.gizemini hala koruyan,cogu zaman aklıma bile gelmese de içten içe merakla beklediğim bir süreç.dunyada yaşanılmasina rağmen aktarılması mümkün olmayan bir tecrübe.(ölüme yakın deneyimler kismen müstesna).bu konuya gercekten meraklıyım,meraklı arkadaşlara sultan tarlaci hocanın "ölüm sözlük" kitabını tavsiye ederim.

'Birçok gidenin her biri memnun ki yerinden,birçok seneler geçti dönen yok seferinden'(sessiz gemi-yahya Kemal)

' Ölüm bu güzel şey budur perde ardından haber,hiç güzel olmasa ölür müydü peygamber'(Necip Fazıl )
Yakınlık derecesi ne olursa olsun, daha önce bilinen bir yüzü bir daha göremeyecek olmak korkunç hissettirir. Bir sesin tekrar kulağınıza çalınmayışı, o gülümsemeyi bir daha göremeyecek olmak, anıların sadece geçmişte kalacak olması yenilerinin eklenmeyeceğini bilmek.. Ben ölümden korkuyorum evet, ama ölmekten değil, yakınımın ölmesinden korkuyorum.