en çok da selâyla uyanınca akla gelen gerçektir.birinin gidiş haberi senin o gün için yaşam bileti aldığının haberi oluyor ama bir yandan da bir gün biri de benim selâmla uyanacak diyerek uyku mahmurluğuyla derin düşüncelere dalıp error veriyorsun.
zamanında kendi içimde büyük isyanlara neden olmuş ve bende varoluşsal krize (existential crisis) neden olmuştur. ama bu konu hakkında uzun uzun düşündüm, insanlığı etkileyen önemli şahsiyetlerin eserlerini okudum, freud'u, darwin'i, rousseau'yu, atatürk'ü. ve şu sonuca vardım:



"insan bir birey olarak tek başına önemsizdir ve yaşamı aslında hiçbir anlam ifade etmez. yalnız bu bireyin kendisinin önemsiz olduğu anlamına girmez. birey, aynen kolonisi için yiyecek götüren bir karınca gibi, vücutta organizmanın devamı için işleyen bir organ gibi toplum için vardır. o halde topluma ve tüm insanlığa yararlı olan bir birey yaşadığı süre içinde dünya üzerindeki görevini tamamlamış demektir."



büyük ihtimalle öldükten sonrası, doğmadan öncesine benziyor. veya o derin uykuda ne oluyorsa ona. bu nedenle çok da üzülmemek lazım. mutlu yaşa, çoğal, çoğalt, öğren, öğret.
Hakkında Sadece ara sıra hatırımıza gelmesini sağlayan bir ruhsal bir mekanizma olduğunu düşünürüm. Ölüm gerçeğini bilerek Delirmemizi önleyen bir switch off düğmesi varmış gibi.
Beni rahatlatan gerçektir. Bazen hırslarımız, mücadelemiz, hayat endişelerimiz, kırgınlıklarımız öyle bir noktaya geliyor ki bu hayatın sonsuz olmadığını bir şekilde hatırlama ihtiyacı duyuyorum. Hatırladığımda bir nebze teselli buluyorum, rahatlıyorum.
İmansızların koca korkusudur.

Düşünsene. Öldükten sonra bir şey olduğuna inanmıyorsun. Ama başka bir bulgu da bulamıyorsun. İçinde bir yerlerde ölünce karşılaşacağın bu gerçeklikten dolayı sızlayan bir şeylerin var. Kabullenemiyorsun. Akademik kişiliğine zarar verir yoksa. Sen bilimsel adamsın.

ne adamı olursan ol delikanlım, yaptığın her nanenin hesabını vereceksin. Yoksa bu yazıyı okuyamıyor olman lazım ki sana "yok olmak" lutfedilsin. İstirahat edecekmiş. Yok öyle bir dünya.
Önemsiz şeylere üzülmemi önleyen gerçek. Hiçbir anın dönüşü yok, kaçınılmaz olana doğru akıyorum. Unutmamam lazım.
(...)
Bir soğuk uzay
parıltısıyla anılıyorsun artık,
Kuru bir bilgisayar tıkırtısıyla
(...)
Çünkü çoktan ölüm
götürdü seni

Ölüm, ölüm
Gündelik sözlerimiz arasında
Geçecek kadar, kaba...

(bkz:Üç Frenk Havası)
Bu gerçeği unutup egosundan başka bir şey göremeyen insanlar yüzünden artık hiçkimseye güvenemez oldum bu gece bir tarihe geçsin zaten güvenmezdim bu geceden sonra ara ara girip baktığımda hatırlayayım ki birine güvenince neler oluyor okurum, ölüm var ölüm hepimiz yok olucaz mezarda hepimiz başka bir dünyada toplanacağız ve gerçek bir adaleti işte ozaman göreceğiz