özdemir asaf

onun, çoğu kişi gibi ben de ilk lavinia'sı ile karşılaştım. sonra zaman zaman okudukça kitap alma isteği belirdi içimde ve ilk 'dokuza kadar on' şiirinin de adı olan kitabını aldım başladım okumaya. sonra her şiir lazım olduğunda kitabımı açıp mutlaka ne için lazımsa ona uygun bir şiir buluyordum. derken şiire olan ilgim de arttı ve başka şairlerin de kitaplarını satın almaya başladım, çevremdekilerin 'o kitaplara para mı veriyorsun yarısı boş' söylemlerine karşın. aynı zamanda mektuplaşmayı da seviyordum büyüdükçe kimseyle mektuplaşmamaya başlamıştım ancak okumak hoşuma gidiyordu yine de. özdemir asafın 'sana mektuplar' isimli kitabına sahip olmayı çok istiyordum ve sonunda da oldum. hepsinin gerçek olduğunu bilmek ise ayrı bir zevk katıyor okumama.

özdemir asaf adına açılmış bir başlık göremeyince kendimi buna mecbur hissettim ve en sevdiğim şair adına bu başlığı açtım umarım seven başkaları da vardır.

ben ihtiyacım oldukça özdemir asaf okuyorum herkese de tavsiye ederim.
beni kendi şiirlerinden ziyade zamanında beni en çok etkileyen eserlerden birinin yazarı olan
oscar wilde ın en güzel şiirlerinden biri olan `yet each man kills the thing he loves` şiirini oysa herkes öldürür sevdiğini şeklinde çevirmesi ile olmuştur.

bir insan bu kadar mı iyi çeviri yapar.
döneminin akımlarına katılmadığı için bağımsız bir şair olarak da kabul edilebilir.az kelimeyle, yalın dille çok şey anlatır. ''herkes fazlasıyla sevmiş, ben eksikleriyle de sevdim oysa'' diyerek kelimeleri nasıl ustaca kullandığını ispatlamıştır.
'bana senin için,
o mu, diye sordular.
o değil, dedim onlara..
anladılar.'

dizeleriyle beni şiire çağırmıştır.
çiçekleri yemeyin ve yalnızlık paylaşılmaz adlı çok tatlı şiir kitapları varr okudukça insan kelime oyununa altta yatan derin anlama hayran kalıp gülümsüyor yaa sen ne ponçik adamsınnn diye okuduğum çok oldu :) işte favorimde mum aleviyle oynayan kedinin öyküsü ^^
kelimelerle dans edip yalınlıktan karmaşıklığa ulaşan aşmış şair ama öyle bir şair ki hiçbir şeyi parmağıyla gösterek söylemez. doğrusal gitmeyen bir ok, yerçekimine karşı koyan bir elma gibi. beyninizde dolanır, elmaya saplanıverir, siz şaşakalırsınız.
biraz sevgi, biraz ayrılık,biraz ölüm, biraz yaşamı, kaleminden kalbinize akıtır.

ve lavinia;

sana gitme demeyeceğim.
üşüyorsun ceketimi al.
günün en güzel saatleri bunlar.
yanımda kal.

sana gitme demeyeceğim.
gene de sen bilirsin.
yalanlar istiyorsan yalanlar söyleyeyim,
incinirsin.

sana gitme demeyeceğim,
ama gitme, lavinia.
adını gizleyecegim
sen de bilme, lavinia.
didem madak'ın pollyanna'ya mektuplar adlı şiirinde "bense vücuduma şiirler saplıyorum durmadan" dizesinde bahsedilen şiirlerin şairi, kanımca kendisidir.
kendisi en sevdiğim şair olmakla beraber en bi sevdiğim şiiri de şudur.

seni bulmaktan önce aramak isterim.
seni sevmekten önce anlamak isterim.
seni bir yaşam boyu bitirmek değil de,
sana hep hep yeniden başlamak isterim.
duman grubunun solisti kaan tangöze'nin yorumladığı kalmak türküsü şiirinin sahibi.
kalacak bir türkü söyleyip sonra göçüp gitmiştir. toprağı bol olsun. allah rahmet eylesin.
"sen bana bakma
ben senin baktığın yönde olurum."
  • /
  • 3

içerik kuralları - iletişim