Herkesin geçtiği stajda kalan tek kişi olunca yaşadığın pis duygu var ya hah işte o
Pişmaniye diye okudum, bu gece ciddiyetim had safhada.



Yapıldığında yersiz, gereksiz ya da yapılmadığı için eksiklik hissi oluşturan değişik bir durum kendisi.



Çok pişman olduğum şeyler var. Fazlaca. Hatta öyle ki, Düşünmeden teğet geçiyorum. İçim içimi yiyor bazen dayanamayıp birine döküyorum, ne yani bu muydu diyor. bu! Bu yani. Pişmanım çünkü. Minnacık yanlış harekete minnacık eksik gülüşe ya da koskocaman kırdığım potlara pişmanım. Ama hepsinin üstüne bir pişmaniye yemeye karar verdim.

Çünkü olgun olmak bunu gerektirir demi? Ben de öyle düşünmüştüm. Sizinki de fıstıklı mı olsun?
Sonunu düşünmeden yapılan işler için duyulmaması gereken histir. Acımasız gelmesin bu sözler. İnsanda akıl diye bir şey var değil mi? Kendi düşen ağlamaz.
Geceleri başını yastığa koyduğunda yıllar önce yapılan bir hatanın seni uyutmama hissi.
yanlış insanlara harcanan zaman yüzünden doğru insanlara güç ve cesaret kalmadığında hissedilen duygu.
Boynumuza sarılan, yakamızı bırakmayan. Kişinin yaptıklarının verdiği azap.
Karıncayı ezmek gibi tatsız bir duygu.(*) Ya da sadece filmdeki karakterin mayına basınca duyduğu "tık" sesi gibi.
Ne ilerleyebiliyorsun ne de geri adım atabiliyorsun.
Bugün yine hiç yoktan muhabbet etmekle pişmanlıklarıma bir çentik daha attığım insanı hatırladım. Âdâb-ı muâşerettendir sormuş olayım "Nasılsıın, iyi misiin? Sorarsam Söyler misin?"
(bkz:ajda pekkan)
(bkz:kubilay)