proletarya

gaza getirilebilecek kişilerdir. bir devrim yapacaksan aga kullanacaksın. adamların kaybedecek bir şeyleri yok. aksakallı dedeye sor inanmıyorsan. söylemesi de güzel. böyle cümlelere bunu serpiştirince tam bir marx oluyorsun yersen
emekçidir. duygularıyla oynanmıştır.
emekçi ; sermayeye sahip olsa o da aynısını yapar, burjuva olurdu.
editus communis : ağır kapitalistim
bende sosyalizmi benimsemiş biri açtı sandım başlığı.
sevinmiştim kursağımda kaldı.
marx'ın da eksik yönleri olabilir, herkes gibi. ama bu başlık hiç şüphesiz doğrudan belirli bir dünya görüşü olan kesime saldırıdır. "cümlelerine emekçi,işçi kelimeleri serpiştirilen görüşler" gibi bir tabir kullanırsan, biz de "cümlelerine iki üç allah kelimesi koy, inşallah maşallah de, namaz çıkışı vatan-millet de , al sana sağ görüş" deriz.

saldırı niteliğindeki başlıkları acilen bırakmalısın. üsluben sorunların olduğunu düşünüyorum.
yeşil sosyalistler diye de bir olgu var, yanlış hatırlamıyorsam 'ehad' dergisi onların.
ayrıca (bkz: iştiraki)
sosyalist olmayan her insan kapitalisttir, o düzeni savunuyor denemez. üçüncü bir anlayış olarak ciddi bir ekonomik model - teori ortada yoksa bile herzaman için bir alternatif vardır.
#23662 insanın dinine saldırılması nasıl duyguymuş belki anlamışsındır. bu serzenişin komik, güldürdün. içinde bulunduğun ironiyi tanımlayacak cümle bulamıyorum. üslup sorunu... aman yarabbi! ne küfür var ne hakaret, arkadaş mizah yapıyor. bir '' kutsalı '' tiye almıyor.
son olarak :yalnızca bir ekonomi modelini kişinin dünya görüşü, kimliğini oluşturan temel unsur olarak görmesinin dar görüşlülük olduğunu düşünüyorum.
sosyalist jargonda temel kelimlerden birisidir. emek her şeyidir, mülkü yoktur. burjuvazi altında hep ezilen olmuştur. marx'a göre zincirlerinden başka kaybedecek hiçbir şeyleri olmayan ve devrimin öznesi olabilecek yegane toplumsal sınıftır.
"sermaye sahibi olsa o da aynı şeyi yapardı" gerçekten harikulade bir çıkarım, üst düzey zeka ürünü bir cümle. sermaye sahibi olsa yapabilirdi ama değil. herkes kendisi seçer değil mi yaşayacağı aileyi, ortamı ve yaşamı? getto bir yerde doğup o çevrede yetişip madenci olup daha sonra ölmeli o. çünkü sermaye sahibi değil. aynı zeka seviyesiyle cevap vereyim ben de: sermaye olmasa sermaye sahibi de olmaz. o zaman mülkiyet sistemi kalksın sorun çözülsün.
sermaye gitgide birilerinin elinde toplanmaya devam ediyor. kapitalizmin emperyalizme nasıl dönüştüğünü azıcık tarih bilen bir insan net bir şekilde görür. o sermaye daha sonra devlette birkaç tekele kalıyor. emperyalizmin insanlığa verdiği zarara, kaostan ve ölümlerden nasıl beslendiğine, insanları etnik, dini vb. kimliklere ayırıp nasıl lokma lokma sömürdüğüne ve güçlüyü nasıl daha da güçlü yaptığına şahidiz.

tüm beyaz yakalı kölelere selamlarımı iletirim!
kapitalizmin insanı, toplumu getirdiği insafsız sonu biliyoruz,hatta yaşıyoruz. ama özel mülkiyet hakkı sence de temel bir hak değil mi? yani mesela sen bir cerrah olacaksın, belki üzerine ciddi akademik kariyer yapacaksın onca emeğin karşılığını görmek istemez misin? ya da biraz daha rahat yaşasınlar diye emeğinin birikimini en sevdiklerine miras bırakmak istemez misin? bu adaletli gelmiyor, dahası herkes tüm gücü ve birikimi bir grup siyasetçiye devretmiş olacak nihayetinde onların refahı adaletle dağıtacağını düşünmüyorum, dahası zaten herkesin eşit şartlarda yaşaması da adalet değil. gerçekten fikir beyan edin istiyorum, ben oturup sosyalizm üzerine kitaplar devirmedim burada okuyan araştıran insanların birikimlerinden yararlanmak isterim.
sömürülmeye en müsait kesimdir. açlıkla karşı karşıya olduğu için hak, hukuk, adalet, demokrasi, laiklik, başkanlık, güçler ayrılığı, istikrar, terör, savaş gibi kavramların bir değeri yoktur ona göre. karnını doyurmaktır amacı ve bu insani bir şeydir. insanlık dışı olan ise onun bu zaafını kullanmak, ona sadaka vererek iradesini satın almaktır. sadakadan kastım bir kömür veya makarnadan ibaret değil; makam, mevki, saygınlık gibi konular da bunun içindedir.

rüşvet ve torpilin tavan yaptığı bir düzen kurar, hak yersin ama bir yandan allah dersin ki bu ikinci zaafıdır onun.

bir yandan eğitimin içini boşaltmalısın ki uyanmasın. bir taraftan okumuş insanları öcü gibi göstermen gerek ki kazara onlardan etkilenmesin. mesela doktoru sürekli kötülemen lazım. doktorun eli halkın cebindeymiş gibi propaganda yapacaksın.

en önemlisi onlara senin sayende bir sıfat, bir ayrıcalık, bir kişilik edindiklerini hissettirerek onları en büyük taraftarın haline getireceksin. yeri geldiğinde sokaklara dökeceksin. adam tüm samimiyeti ve inancıyla tankın önüne yatacak, yüzlercesi o geceden sağ çıkamayacak. ama bu önemli değil. sen onlara en büyük payeyi bahşedeceksin şehitlik ve gazilik payesi.

işte böyle. gerçekten de gaza getirilecek bir kitledir proletarya. ama sosyalistler onlara emeğin hak ettiği değeri anlattığı için, `hak verilmez alınır` dediği için, kitlelerin afyonu olarak kullanılan kutsal süsü verilmiş birtakım kavramlara eleştiri getirdiği için suçludur.

içerik kuralları - iletişim