rahat bölümler

ftr, dermatoloji, çocuk psikiyatrisi, psikiyatri gibi uzmanlık dallarının tıp fakültesi içerisinde ki genel adı. pek yakında cerrahi tıp bilimleri, dahili tıp bilimleri, temel tıp bilimleri gibi bu dallarında bilim dalı olarak rahat tıp bilimleri adı altında ayrılacağı konuşuluyor.
işin espirisi bir yana bu rahat bölüm arayışı, arzusu pek hoşuma gitmiyor benim.
23-24 yaşında insanlar daha hayatında ne yaşamış ola ki işten kaçma peşinde? ne yaşadılar ki rahat olma arzusundalar. okuduğu bölüm tıp takültesi olan insanın son sene mi geliyor aklına bu mesleğin kolay olmadığı?

ftr ve diğer bölümlere karşı asla farklı gözle bakmıyorken ben. bu mesleği isteyen genç arkadaşlar tercih sebebini "rahat olmak" olarak gösteriyor.bu beni rahatsız ediyor. bu kişinin hem kendisine saygısızlığı hem de mesleğine saygısızlığıdır. rahat olmak amacıyla seçilen bölümün uzmanlarından nasıl fayda bekleriz?
rahat olmak için seçilen bölümlerin diğer tarafından duruma bakılırsa genel cerrahi, kadın doğum gibi yoğun bölümlerin puanları düşmüş durumdadır. bu bölümlere son yıllarda giren çoğu insan napıyım puanım buna yetiyor mantığında. bu mantıkla cerrahi bölüm yazan kişilerden maalesef pek bir fayda beklenmiyor.
moda tasarım

rahat olmak istiyorsan tıp fakültesine girmeyeceksin.sana halk sağlığını yazma demiyorum intörn kardeş,yaz.ama nerede olursan ol işini layıkıyla yapacaksan al sana rahatlık(bkz: 1/3)

sadece rahatlık olayını kıstas alıp yoluna devam etmek istersen fena halde çuvallarsın.kendini görmek istediğin yerde olmayı amaç edin.bide sabah kanlarını unutma,vizite yetişsin.
rahat olmak için girmediğim tıp fakültesinde hayatımdan bezmek suretiyle istediğim tek şey biraz huzur düsturundan yola çıkarak kendimi önlerinde bulduğum bölümlerdir. hiçbirine bayılmıyorum, keşke zamanı geri alabilsem de tıpa gelmesem ama oldu okuduk bitirdik iste, bu saatten sonra verilen emeği hiçe sayıp tekrar üniversite okumayı ne bi tarafım yiyor ne de maddi imkanım var açıkçası. ayrıyetten şu eleştiriyi de anlamıyorum "rahat olacak diye seçme öyle doktordan hayır mı gelir vs" mesele sadece rahat olması değil. madem her türlü sevmediğim işi yapacağım bari insanlara zarar verme ihtimalimin en az olduğu bölümler yazayım ki benim mutsuzluğumdan kimse etkilenmesin diye bir düşünce de var mesela bende. bu yoğunluğu sevmiş olabilirsiniz ama oturduğunuz yerden ahkam kesmeyin, yerinizde olmak için neler vermezdim ama sevmiyorum işte.
insan rahat ettigi yerde mutlu olmaz, mutlu olduğu yerde rahat eder.
(not:henuz denenmedi)
rahat bolumun seçilmesini gayet anlarım. herkes bu isi görerek ve bilerek tercih etmedi.kimse de kusura bakmasın. aile ve çevre nedeniyle ya da isin saygınlığı ve itibari düşünülerek tercih ettik hepimiz. hasta yakınlarınca dövülen hatta öldürülen doktorlari görerek kararindan vazgeçmeyen varsa bilelim. isini rahat bir ortamda surdurmeyi kim istemez ki.

anlamadığım şeye gelince, ister puanı yuksek olup ftr yazanin, isterse daha yoğun bölümlere yerleşenlerin her gün isini rahat görme arzusu. işte bunu anlamam. ftr deki bir hekimin amacının sadece "al şu egzersizleri yap gel" demekten öte manüel terapi ogrenmesi lazim diye düşünüyorum mesela. hacamati imkan varsa öğrenmeli. araştırmalı. dermatolog geleneksel yöntemlere merak sarmalı. acil hekimi yoğun çalışsa da mümkün mertebe, başdönmesine vertebrobaziler sendromu, af li hastada karin ağrısına mezenter iskemiyi, yasli hastada bas ağrısı ve kusma ataklarina gbm ı eklemeli.

bunları söylerken hasta sayıları ve ülke şartlarında kişi başına düşen doktor sayılarını gözardı ettiğim anlaşılmasın. tabiki herkes zaman zaman rahat edebilmek için belli şeyleri önemsemiyor.çünkü vakti ve enerjisi buna müsait değil, bunu da anlayışla karşılıyorum. ayrıca bazı yerler müstesna olmak üzere uzmanlık eğitimleri ne kadar etkin, o da belirsiz. ancak yine de bize düşen "burada bir halt olmaz" demek değil, o isin en kolayı. bize düşen vazife, bundan yıllar yıllar önce ne düşünerek bu mesleği seçtiysek o düşünceye vefasızlık etmeden işimizi yapmak.
rahat bir bölüm istemek her zaman işten kaçmak demek değildir. zaten 6 sene yoğun bir şekilde tıp okumuş intornlukte ezilmiş mecburi hizmet ile kimsenin gitmediği yerlerde hizmet vermiş insanlar tercih yapıyor.
haklı olarak kazandığım parayı harciyabilecegim kendime vakit ayırabiliceğim bir bölüm istiyorum. dahiliyede insan gibi ayda 6 7 nöbet yazsınlar, kağıt kürek işler yerine adam gibi eğitim versinler o zaman bak bakalım tercih ediliyor mu.
çöm asistanlık sürecini 2 sene gibi düşünürsek 2 sene boyunca aşağı yukarı her 2 günümden birini hastanede geçirmek istemiyorum sizce bu normal değil mi işten kaçmak mı?
mesleğine aşık olan işini gerçekten severek yapan insanlara da saygım sonsuz ama maalesef ben bu ülkede mesleğime gençliğimi verecek kadar aşık olamadım kimse kusura bakmasın
yılların tartışmasıdır. rahat bölüm yazarak belli bir miktar para kazanıp onu da güzelce harcayabilmek mi yoksa gerçekten zor branşlara yönelmek mi? olay sizin neye ilginiz varsa o bence. kendi adıma konuşursam pediatri düşünüyorum. asistanlığı ciddi anlamda zor,uzmanlığında geceler boyu icap var,acili gerçekten zorlu dahiliye gibi az çok her doktorun bildiği bir saha değil,çoğu yeni mezun hekim dokunmak istemez çocuk acile. bu da geceler boyu icap ve uykusuzluk. ama biliyorum ki ben bu işle mutlu olurum. o yüzden ben 55 de alsam 70 de alsam pediatri yazacağım. her hekime de uzmanlık ya da gelecek planında yeteneğini ilgisini belirlemesini öneririm.
temel bilimlere yöneldiğinizde kendinizi bu bölümlerden birinde bulmanız olasıdır.
herkes tıp okursa olacağı bu işte diyerek yazılanları okuduğum başlık.
  • /
  • 2

içerik kuralları - iletişim