salyangoz

sümüklü böcekten farkının 'kabuk' olduğunu geçen yıl öğrendiğim hayvan. gastropoda ailesine aittir. yumurtlayarak ürer. nemli bölgeleri sever. özellikle akdeniz bölgesinde apartman duvarlarında çizgi şeklinde bir pırıltı görürseniz takip edin bir salyangoza çıkar. şistozomiyazis hastalığının ara konağıdır. bu hastalık bağırsak ya da mesaneye yerleşen bazı trematod cinslerinden bulaşır.
edit: bununla ilgili bir anım var da anlatmamayı seçtim, çocukken yaptığım ''deney yapıyorum'' adlı caniliklerim arasında. bana kalsın sözlük. vicdan azabı çekiyor, hayvanseverler tarafından linç edilmekten korkuyorum.
üzerine tuz atarak vahşice öldürdüğümüz bir tür. gerçekten bu kadar korkunç bulduğumuz canlıları paylaştık ama en korkunç olan biziz yav.
en sevdiğim minişimdi ortaokul ve lise yıllarımda. evet biraz geç büyüyenlerdenim*
 spoiler!
aklıma salyangoz jeremy'i getiren başlık...

salyangoz jeremy'i biliyor musunuz bilmiyorum ama kısaca anlatmak gerekirse diğer salyangozların aksine kabuğundaki spiral saat yönünün tersine döndüğü için yalnız kalan ve "hayat arkadaşı" dahi bulamayan bir salyangoz-du. evet çünkü birkaç ay önce öldü maalesef. ayrıntılı bilgi için:

https://tr.sputniknews.com/bilim/201710121030556988-solak-salyangoz-jeremy-hayatini-kaybetti/

kabuksuzları afedersin dışkıya benzemektedir.


 spoiler!
yağmurlu havalarda dikkat etmezseniz ayağınızın altından gelen çıtırt sesi ile dünya başınıza yıkılabiliyor.
sevimli bulduğum canlıdır. küçükken bunları oldukça fazla gözlemlerdim. tepkilerini antenlerini oynatarak veriyorlardı.bedenlerini kabuğun içine çekerken bazen de antenlerini öyle içeriye doğru çeker ya da sağa sola oynatırlardı.
"iz bırakanlar unutulmaz!" mottosunu hayat felsefesi olarak seçmiş, yavaş yavaş ilerleyen canlı.
küçükken iğrendiğim böcüklerden olur kendileri.

içerik kuralları - iletişim