şehirlerarası otobüs yolculuğu klişeleri

  • /
  • 6
- yan koltuktaki teyzenin çıkınından ikram edilen gözleme
- 3 kişilik aile olarak binilen otobüste yabancı yolcunun yanına kim oturacak hesaplaması (genellikle anne ile çocuk yan yana oturur, baba ise koridorun diğer tarafında benimle birlikte oturur)
- yan koltukta 9-12 yaş aralığında bir çocukla seyahat etmek. izlediği ben ten çizgi filmini zorla size de izletmesi, abi sen de aç bak 12.kanal diye taciz etmesi
- en yukardaki teyzenin çıkınından çıkan ev salatalık
- yine aynı teyzeden uzatılan bim marka çubuk kraker
- yine aynı teyzeden uzatılan şiş ve yün (??!). evet yaşadım, çok canım sıkkın görünüyormuşum.
- ha bir de eğer sosyo-ekonomik olarak otobüs profilinin biraz üzerinde iseniz eli yüzü düzgün muavin çocuklar tarafından muhabbet açılmaya çalışılması (bi tanesi sırf kablosuz internet şifresini sordum diye -ve elimde dizüstü bilgisayar gördü diye- abi bu şimdi giriyo mu burdan internete, harbi mi, hee cidden mi abi ya, vay be gibisinden şaşırmıştı. sanırım o kablosuz interneti sadece telefonlara özel sanıyordu heheh)
yan koltukta sigara kokusunda kaybolmuş bir adam.ön koltukta olmazsa olmaz,iyice geriye yaslanan ve arkada o küçücük yerde ölmeni bekleyen biri hep olmuştur.
mevsim yaz ise, klimanın etkisi ile serinlemiş ortam ve arkanıza yaslanıp gözleri kapattığınızda duyduğunuz eğimli yolda ilerleyen otobüsün çıkardığı röterdar sesi. o sese bayılıyorum. huzur verici.
okulumun olduğu ilin uzak bir ilçesinde bulunan evime gitmek için -2 saat süren bir yol,otobüsler normal sehirlerarasi otobüs, köy otobüsleri gibi sanan arkadaşlarım olduğu için belirtme gereği duyuyorum- git gel 70 lira vermeme içimin kiyilmasi,kulaklıkla hunharca muzik dinleyerek yolu izlemem ve en sonunda yorgun bunyemin eve varmami beklemeden sızması,her yola çıktığımda denklemeyi başardığım yağmur ve hayatın manasını sorgulamam.bunlar istisnasız her seferinde oluyor
otobuslerde sık sık karsılaşılan durum olay vs dir. mesela topkek
muavinin "otobüsümüz x dinlenme tesislerinde mola verecektir, değerli eşyalarınızı yanınızdan ayırmayınız" uyarısı da bunlardan biridir.
-televizyonu son ses açıp kulaklığıyla bize de a haber dinleten dayılar...

-koltuğu sonuna kadar yatırıp neredeyse kucağımızda uyumaya çalışan tipler...

- sarı çizmeli otobüs yıkamacıları...

- pet bardağın sadece yarısına kadar doldurulan sarı kola*...
öndeki horlayan dayı
yandaki susmayan evlatlarından dert yanan amca
ağlayan çocuk
otobüse binilen andan itibaren ne zaman kek verecekler acaba diye düşünülür. muavin ayaklanınca heyecan kaplar bünyeyi. hazırlıklara başlanır. muavin koltuğa yaklaşmaktayken prosedürü siz çoktan biliyorsunuzdur. gözler dışarıyı izler. zihin ve vücut tamamen muavindedir. ara ara yan gözle çaktırmadan yaklaşıp yaklaşmadığı kontrol edilir. bu uygulamanın kazanımları:
1.bu kekler ne ki pehh! biz evde zaten bunlardan yiyoruz hep. şimdi sadece tadına bakacağım.
2.ara ara yaklaşması kontrol edilir böylece size sormadan ortaya atlamazsınız. uygulanmaması durumunda yandakilerde bak nasıl da atladı hiç kek yemedi herhalde hayatında düşüncesi uyanabilir.

otobüste gece yanan ışıklar... adeta bir pavyon, minibüs, bir tofaş gibi. renkli ışıklar, tercihen mavi ve yeşil. gece binildiğinde bu ışıklar yanınca anlarsınız ki uyku saati gelmiş. ön koltuktaki dayının tam parlaklıkta izlediği dandik amerikan filminin göz bozuculuğu eşliğinde uykuya dalınır.

ışıkların tekrar yanması ve muavinin sesiyle tekrar uyanılır. mola yerinin işaretidir bunlar. gecenin ikisinde buz gibi soğukta dinlenme tesisinde yıkanan otobüsler izlenir. bu adamlar nerede yaşıyor acaba diye düşündükten sonra herhalde yandaki köylerde cevabıyla tatmin olunduktan sonra otobüse binilir.
  • /
  • 6

içerik kuralları - iletişim