şehirlerarası otobüs yolculuğu klişeleri

  • /
  • 7
şehirlerarası yolculuklarda pek fazla otobüs kullanmadım fakat kullandığım sayılı defalarda başıma gelenler şöyleydi:
-koltuğunu karnıma saplamak istercesine yatıran öndeki yolcu
-kokan insanlar (sigara, ter, çürümüş domates ve çamaşır suyu karışımı gibi korkunç kokular hayal edin. ya da etmeyin boşverin daha iyi)
-tabletin kenarında, teknolojik aletleri şarj edeceği vaadiyle konmuş usb girişinin kesinlikle iş görmeyip aksine telefonumun bataryasıyla otobüsü şarj etmem saçmalığı (prizliler çıkınca rahatladım)
gece 3 te otobüsün ışıkları sönüp herkesin uyumasına rağmen ön çaprazınızdaki çocugun o karanlıkta full parlaklık (belli ki retinalarından nefret ediyor en kısa sürede kör olmak istiyor) film izlemesi kafayı sağada yatırsan solada yatırsan ışıktan uyuyamaman. çocugu ayagımla depiklememek için zor durmuştum
yollar yeni maceralara gebedir diyerek heyecanla koltuğa oturma, kulaklığı takıp şehrin çıkışını izleme(neyini izliyorsam soğuk soğuk binaların), uykuya dalma, ara ara muavinin sorularıyla uyanma, ayılma, tabletten türkçe dublajına katlanılabilir film bakma, varılacak şehre yaklaşınca haritaya duyulan ilgi, kime gidiliyorsa 30 dk önceden milleti telaş etme ve bitiş şeklindeki sıradan hikayelerim.
not: arada güzel fotoğrafların çekilebilmesiyle daha tatmin edici olabiliyor.
  • /
  • 7

içerik kuralları - iletişim