serebral palsi

beynin nörolojik bozuklukları sonucu beyin ve kaslar arası iletişimi etkileyerek vücudun hareket ve duruşunda bozukluklara yol açması.tedavisi yok denilebilir, etkisi en aza indirgenmeye çalışılır.nedeni tam bilinmemekle birlikte prematürite, enfeksiyon, travma, doğumda yaşanan komplikasyonlar olabilir.tedavisinde çeşitli egzersiz programlari, cerrahi müdahaleler, ilaç kullanımı uygulanır.
serebral palsi(ya da cp) çocuğun beynini geliştiği dönem içinde, non progresif bir hasar ya da malformasyona bağlı gelişen nörolojik hastalıktır.
cp'nin meydana gelmesindeki nedenlerin büyük kısmı (%70-80) prenataldir.
meydana gelmiş olan primer hasar geçmez ya da ilerlemez ama kliniğe yansıması değişebilir/değiştirilebilir.
cp'nin 1 yaşından önce tanınması zordur çünkü zaten henüz korteks motor hareketler üzerindeki kontrolünü sağlayamamıştır.
klinik olarak spastik , diskinetik , hipotonik (ataksik) ve mixt tip olarak 4 gruba ayrılır. en sık görülen tip spastik tiptir.
spastik hemipleji'de (yani vücudun sağ ya da sol tek tarafının tutulduğu tipte) erken el tercihi önemli bir uyarıcı olmalıdır çünkü normal infant 1 yaşından önce nesnelere tek elle uzanmaz 2 elini birden uzatır. büyük çocuklarda ise oraklayarak yürüme hareketi rahatlıkla görülebilir.
spastik diplejide ise daha çok bacaklar az olarak da kollar etkilenmiştir. çocuk baş kontrolünü sağlayabilirken ve oturabilirken emekleme ve yürümede geri kalır.
toplum ve hatta ne yazıkki doktorlar tarafından garip hareket eden bu çocukların tamamına mental retarde muamelesi yapılmakta. ancak bu çocuklar (oranını tam olarak bilmediğimden yazamıyorum) içinde mental durumu normal olan pekçok çocuk var!!! o yüzden onların yüzüne baka baka yaptığımız tuhaf kırıcı davranışlardan kaçınıp zeka düzeyi bizimle aynı olan bu bireylere normal bir muamelede bulunmamiz gerektiğini hatırlatmak isterim.
bu hastaların fizyoterapi almaları çok önemli , çünkü cp pek cok ortopedik probleme neden olup hastanın hayat kalitesini düşürmekte hatta skolyoz/kifoskolyoz gibi nedenlerle kalp akciğer fonksiyonlarını etkileyebilmekte.
sp çocukları etkileyen en yaygın hastalıklardan biridir. dünyada ortalama 1000 canlı doğumda 2–2,5 oranında izlenirken, türkiye’de bu oranın 4,4 olduğu bildirilmiştir.

diş hekimliği açısından değerlendirecek olursam, oral hijyenin sağlanması sp'li hasta ve ailesi için oldukça zordur. hastalık, vücuttaki tüm motor aktiviteleri etkilediği için ağız-yüz bölgesinde de motor fonksiyon kayıplarına neden olmaktadır. buna bağlı olarak çiğneme, yutkunma ve ortodontik bozukluklar; periodontal hastalıklar gelişir. çürük prevelansı yüksektir. şiddetli malokluzyonlar, mine hipoplazisi, dişlerde erozyon, bruksizm en sık rastlanan bulgulardan.

salya akıtma da sp'de en sık rastlanan hem ağızla ilgili hem de sosyal problemlerden. sp’li çocuklarda ağız dışına salya akışı görülme oranının %10-58 olduğu bildirilmiştir. bu durumun sp’nin özellikle spastik kuadripleji tipinde şiddetli bir şekilde izlendiği bildirilmiştir. salya akıtma tedavisinde oral-motor tedaviden, ilaç tedavisinden ve cerrahî yöntemlerden faydalanılır. benzhexol, atropine, scopolamine gibi antikolinerjik ilaçlar tedavide önemli rol oynar. en yaygın tedavi oro-fasiyal rehabilitasyon ve ardından antikolinerjik ilaçlar, botulinum toksin enjeksiyonu (botoks) ve cerrahî olarak sıralanmaktadır. zor vakalarda tükürük bezlerinin alınması gibi radikal kararlar da verilebiliyor ancak alternatif tedavi yöntemleri denenmeden cerrahî yöntemler önerilmez.

içerik kuralları - iletişim