sevgili yüzünden kendin gibi davranamamak

genelde kadınlarda gördüğüm olay. bir kadın gerçekten severse kendine ait her şeyden vazgeçip hiç olmadığı, olmayacağı biri gibi davranıyor sevgilisi için; istese de kendi gibi olamıyor. sevgilisinin istediği kalıba girip çıkamıyor dışarı. bu kadınların gözlerindeki hapsolmuşluğu, tutsaklığı ve sessiz bağırışlarını ise uzaktan acı ile izliyorum ve hissedebiliyorum.

bir kadına verilebilecek en büyük cezalardan biri bu olmalı ama suç olduğu haliyle değil de değişmiş, olmadığı gibi birinin sevmesine izin kişide.
hayatımdan boşa üç yıl gitmesine neden olan olay. olayın sonunda eski sevgilim benim ilişki öncesi haline döndü ben de onun ilişki öncesi haline yaklaştım. çok saçma bir biçimde ayrıldık. şu an eski halimdeyim o da benim şu anki durumuma dönmeye devam ediyor.
öyle sevgili olmaz olsun.
anlamıyorum siz nasıl seviyorsunuz.
benim bildiğim insan o kişiyi o haliyle sever gram değişmesini istemez.
ben şimdi bitmiş bile olsa o kişiyi doğal haliyle sevdim ki bir çok insan ondan nefret etmesine rağmen.

yazık bu insanları olduğu gibi sevemeyenlere.
aga aga... sevgi, sevgili, aşk... "bir ilişki kişilerden birine ya da ikisine zarar veriyorsa hastalıktır" diye bir şey dinlemiştim zamanında. bazen sadece resmine aşığız, bazen de gülüşüne...
kendimiz gibi davranmadıktan sonra ya ben ya başkası farketmez ki. bizi biz yapan şeyler ya da onu o yapan şeyler olmadan.. ben bir sigara yakıyorum.
(bkz: sigara yaktıran başlıklar)
benim de hayatımdan 3 seneyi acı acı harcayan olaydır. birine sevgiyle dokunabilmeyi, birinin kalbine dokunabilmeyi hatta sevginin ne olduğunu bile bilmeyen bir adam sevdim ben.
sevgi sözcükleri kullanmazdı. "ben aşk nedir bilmiyorum ki, başka türlü hitap edemem sana." derdi.
o meşhur "sokakta bir kadını dövebilirsiniz ama onu öpemezsiniz, toplum buna müsade etmez" sözünden bahseder durur, beni öpmeye bir türlü cesaret edemezdi.
ne yüzümü avuçlarının arasında buldum bir kere, ne saçlarımı kokladığını hissettim. ne şefkat vardı ne tutku. ara sıra uyurken üstümü örterdi hepsi bu.
sabırla bekledim öyle ya o da sevmeyi öğrenecekti. sokakta yürürürken yapıştım koluna, ayrılırken uzun uzun sarıldım, parmak uçlarından bile öptüm öyle ya o da alışacaktı dokunmaya.
bildiğin peşinden koştum. ayrı şehirlerde oluşumuz etki etmesin diye iki haftada bir 500 km yanına gittim. okuldan koptum sınıfta kaldım. daha da koptum ailemi karşıma aldım tekrar üniversite sınavına girdim, yine az bir farkla kaçırdım, yine sınıfta kaldım. sevgi fedakarlık gerektirirdi ya şimdi salaklığıma bak dediğim boyumdan büyük işlere karıştım. öyle ya öğrenecekti cesareti...
annesi oldum, dostu oldum, nazlısı da oldum, çilekeşi de... sabır taşı oldum çatladım. bir tek kendim olamadim, o oldum. donuk, korkak, özgüvensiz, sosyal iletişim bozukluğu çeken biri oldum.
3 senenin sonunda nefret ettim. ondan. kendimden. olduğum kişiden çok uzağa sürüklenişimden. halden anlamayışından, bahanelerinden, yersiz çıkışlarından ve kaçışlarından. iş sevmeye gelince soğukluğundan. sabitleyip dümdüz ot gibi yaşadığı garantilenmiş hayatından, o hayata bulaşmış olmaktan, sanki bir balçığa saplanmaktan.
en çok neden nefret ettim biliyor musunuz? ne zaman kendimi ondan kurtarmak için cesaretim olsa ağlayıp içimdeki şefkate oynamasından. yine kendini garantiye aldığında kendimi dengesiz, nevrotik biriymiş gibi hissettirmesinden utanmadan.
3 yılın sonunda bir anda onu terk ettim. 1 damla göz yaşı da dökmedim, bir an bile özlemedim. hayatımda kendim için yaptığım en iyi şeydi ondan kurtulmak, hala öyle.
ancak sonunda biraz ondan biraz eskiden olduğum kişiden ortaya karışık bir şey çıktı.
aşık olamayan ama şefkatli, bağlanamayan ama sadık, hayatı kökten değiştirme arzusuyla yanan ama bazen giyinip süslenip evden dışarı bile çıkamayan biri...
bu entrynin sonuçlanmış bir metni yoktur, böyle kalsın...
fazla sevmekten kaybetmeyi korktuğundan olduğunu düşünüyorum
ciddi anlamda okudukça duygulandırdı. gençler dostlar etmeyin böyle şeyler. saklayamazsın kendini ne olduğunu. değişirsin ama sen de istersen belki senin de o değişime ihtiyacın varsa. ama başkasına rol yapmayın. aşk huzur mutluluk ancak kendiniz iseniz o insana her halinizle güvenebilirseniz anlamlıdır .
başlı başına yanlış bir harekettir.sevgilinin yanında,kendin olamamak kendin gibi davranamamak eninde sonunda sizi yormaya ve sevgiliniz karşısında sizi ilişki esnasında hata yapmaya zorlar.sonrasını ise malumunuz olduğu üzere tahmin etmek çok da zor değildir.aklıma tarkan'ın bir şarkısı sözü geldi,yeri gelmişken paylaşayım: ''başkası olma kendin ol,böyle çok daha güzelsin!ya gel bana sahici sahici ya da anca gidersin!''.
ateist birinin cumalara gitmesi, beş vakit artı kazalar en az on vakit namaz kılmasına neden olan durum..
üzülür diye oruç falan tutuyorsun yani..
oho bana böyle bir şey söylenmedi

içerik kuralları - iletişim