sezai karakoç

"ben otomobilleri böylesine yankısız sağır komam
öyle bir isyan şiiri var ki ben onu yakalayacağım
bu yunan şehrinin düzenini öper ve yalvarırım
şehrin ölümünü yanlış anlama
gözleri kör oldu doğrudur ama o kadar
ve şehrin gözlerini geri verme dakikalarıdır bu yılgın çanlar"
"bir ikindi vakti, galata kulesini arkana almış, köprüde, yenicami’ye doğru yürürken, yanından geçenler, bir bakışta, yeryüzünde henüz gerçek bilgisini taşıyanların tükenmediğini anlasınlar. insan, beş yüz yıl önce istanbul’da, bin yıl önce bağdat’ta, bin üçyüz elli yıl önce mekke’de, bin dokuz yüz yıl önce kudüs’te, üç bin yıl önce mısırda, dört bin yıl önce babil’de üstün insanın bulunduğunu bilir de, kendi gününde yaşayacağına inanamaz. sen, derinliği öylesine yüklen ve getir ki, her insan bu derinliği kendi derinliği sansın, şuuraltında bir umut buğusu, gerçek insana bir gün rastlayacağı güvenini kaynatıp dursun. senin derinliğinden topluma boz bulanık öyle bir cemre düşsün ki, gözüyle görmese, kulağıyla işitmese, eliyle tutmasa bile gerçeğin var olduğunu, kubbelerde çınladığını, kemerlerde bir örgü olduğunu duysun ve sezsin insan."
bazı yazarlar insana yeni pencereler açar, senin hissedip dile getiremediğini güzel cümlelerle açıklar, hayal etmekte zorlandığın şeyleri haykırır...

sezai karakoç bunlardan biridir diyebilirim.

diriliş neslinin amentüsü kitabına hayran olmuştum, diğer kitaplarını da tavsiye ederim.
"bir tek köşen bile ayrılmamışken bana var olan ve olacak olan tüm köşelerinin sahibi benim."
serbest şiirin babası, yüce diriliş partisi kurucusu diyarbakırlı ozan. benim için dünyanın en derin insanı.bir ''yağmur duası'' şiiri vardır ki, okuyanın içini titretir. pişmanlık ve çileler, karayılan, kar şiiri, köşe şiiri ve daha birçokları hepsi öyle... tüm şiirleri ''gün doğmadan'' isimli şiir kitabında toplanmıştır. hatırladığım kadarıyla kitabın ilk şiiri ''rüzgar'' dır. sonrasında yağmur duası ve mona rosa gelir... onlarca kez okuduğum tek kitap, parçalanmış ilk baskısına gözüm gibi baktığım, en değerli eşyam, gün doğmadan.

işte sözlük bu sana gelsin, pişmanlık ve çileler'den:

''yağmurlar sırtıyla sırtımın arasındadır,
şarkılar dudaklarıyla dudaklarımın...''
bazı çevreler tarafından ikinci yeni'ye dahil edilen, bazı çevreler tarafındansa ikinci yeni'ye dahil edilmeyen şair. "anneler ve çocuklar" şiiri pek güzeldir:

anne ölünce çocuk
bahçenin en yalnız köşesinde
elinde bir siyah çubuk
ağzında küçük bir leke

çocuk öldü mü güneş
simsiyah görünür gözüne
elinde bir ip nereye
bilmez bağlayacağını anne

kaçar herkesten
durmaz bir yerde
anne ölünce çocuk
çocuk ölünce anne

sezai karakoç

içerik kuralları - iletişim