sınav kazanılmadığında kaybedilen bir yıl

üniversite sınavında istenilen yeri kazanamayıp da mezuna kalındığında var olduğu söylenen yıl, ya da yok olduğu mu desek. sınıfta kalındığında da aynısı geçerli oluyor.

bu kayıp yıldan öyle bahsedilir ki sanki o yılı yaşamamış da atlamış gibi muamele görür kişi. oysa o bir yılda da yaşamıştır kişi, o bir yılda da yaşantısına dair değişen çok şey olmuştur. ama öyle muamele görür ki bu yıl, sanki o kişi dünyaya o bölümü kazanmak, o sınıfı geçmek için gelmiştir. ama bir yıl kazandığını veya bir yıl kaybettiğini nereden bilebilir ki kişi? önünde belli bir ömür ölçeği mi var da, o sınav hedefine yönelik doğmuş kişinin? belki o kayıp diye bahseden yılda kişi, tabire göre yılı kaybetmediği hayatında başına gelecek potansiyel ölümün önüne geçmiştir. böyle bir durumda kişi bir yıl verip kalan ömrünü satın almış olur, tabii bu kayıp yıl tabirince. bunu bilebilir miyiz? ya kişi gerçekten o bölüm için veya yılı kaybettiği söylenen o hedef için uygun birisi değilse? bu kayıp yıl gözlüğüyle bakıldığında kişi bütün hayatını kaybetmiş gibi görünüyor, hiç yaşamamış gibi. ama öyle mi? mezuna kalındığında veya benzeri bir durumda yıl kaybettiğini söyleyen kişiler bunu dikkate almıyor. belki bunu söyleyenler de farkında değildir kendi hayatlarının kendi görüşlerine göre aslında yok sayıldığını. bu kayıp yıl bakış açısı gelecekte yaşamadığımız için de tutarsız. yaşamımız bugündür, bu andır. ne ilerisi ne de gerisi var değildir.

böyle durumlarda olan yakınlarınıza böyle şeyler söylemeyin, bu motive etmek için uygun bir davranış değildir. daha güzel şeylerle motive edebilirsiniz. mesela hayatını gerçekten yaşamasına dair fısıltılarla.
“hayata bir sene daha geç başlayacaksın, ileride on bin lira maaş alacağını düşünürsek oohoooo şimdiden yüz yirmi bin lira zarardasın” diye aptal tepkilere -ya da söyleyenlere göre “dostâne nasihatlere”- maruz kalma sebebi. çevrenizde varsa böyle “dost” kişiler, siktir çekmeniz tavsiye edilir.

içerik kuralları - iletişim