sınıfa bir şeyler ısmarlayan hoca

en sevilen hocadır. en sevilen hoca olduğu için bu enerjiden aldığı feedbackle bir şeyler ısmarlar. böylece daha da çok sevilir. sonra daha çok ısmarlar daha çok sevilir... daha çok... daha çok... diye gider. üniversite organizmasının en nadide pozitif feedbackidir bu da.

sabahları tüm sınıfa çay kahve simit poğaça ısmarlayanı da vardır, derste kantinden çikilat getirttireni de. poliklinikte çay servisi sonrası "canınız çekmiştir, ben içiyorum siz bakıyorsunuz olmaz öyle" diyip cebinize para sıkıştırıp kantine hatta rivayetlere göre starbucks'a yollayanı da. yok hocam gerek yok cidden dediğinizde 'hocana karşı mı geliyorsun, geçirmem sözlüde' diyeni başka tatlı, böyle kuru kuru olmadı yanına bi pasta lazım diyeni başka tatlı.

bize niye böylesi denk gelmiyor diyenlere, siz onları bir de profluğu, doçentliği yeni aldıkları zamanlarda görün diyip fazla imrendirmeden entryi bitirmek isterim. sadece şöyle ipucu vereyim, öyle bir tatlış hoca vardı ki doçentliği alırsam sınıfa yemek ısmarlarım diye adak adamış ve öyle bir yemek ki (tamam uzatmıycam) sonunda fıstıklı kaymaklı künefe geliyor.
muhtemelen ünvanı yrd. doç. dr olan hocadır.

içerik kuralları - iletişim