"Hem Gelirken hem giderken ağlayacağınız memlekettir sivas.



Bu sözü bir kaç dönem büyüğümüz olan asistanlardan biri söylemişti. Bense o vakitte zaten bunun olacağının bilincinde olan bir intorndum. O yıl da gerilerde kalmış, mesleki hayatım başlayalı görüşmemişim, hasret kalmışım şimdi. Zaman tuzlanmış, hatıralar acıyayazmış.



Hayat çok hızlı be sözlük. Şimdi bakıyorum da yeni yeni birler girecekmiş okuluma. Ne heyecanla kim bilir. Belki ne hüzünle. Sevenleri bırakacak diye gizlice gözlerini silkeler midir, yoksa hiç hayalinde yokken apansız gelen bu mutlu haberle sabırsızlanırlar mı, Geçecek günlerin telâşını şimdiden yapıp...



-



Kasvetli bir gündü, hava eylül güneşi ile sıcakken dahi. Babam annem ve kardeşlerim koca şehirden küçük gurbet eline giden bu genci bırakmaya gidiyorlardı. Yol diyar diyar uzayip durmak bilmesin ve gidilmesin isterdim. Ankara'nın doğusunu görmemiş bu gözler hiç kalmamıştı annesinden babasından, ikizinden, küçük kardeşinden bu kadar uzak. Ağlamıştı yorgan altına sarılıp. Annesi görüp üzülmesin diye içinden, sessiz...



incesaz şarkılarıyla yaralı ruhunu kanatarak geçmesini diledi günlerin ve ayların. Beklemeksizin ve çabucak. Farkinda olsaydı dilemezdi bunu. "Tövbe" derdi. "Hayır, yavaş yavas ve güzelce geçsin". Yine de değişmezdi zaman. Çünkü Huyuydu durulmuşken koşabilmek onun.



-



Kar... Mışıl mışıl inerdi uykuda iken başkaları. Ben buz çatırtlarını dinleyerek geçerdim köşe başından, meydan camiden, çerkez'den, meydandan... şampiyonda hep yenilgi ile biten maçtan. Burun kıllarımda donan soğuktan kaçarcasına..

Isınmak bir kaç gencin muhabbetinden öte mümkün müydü ki, içmeden içi yanık çaydanlığın kireçli çayından...





"Gaaardaaaş!" Dediğini duyardın birisinin kimi. bir serzenişle mi yoksa sevdiğinden midir, bilmeden. Bildiğin tek şey yürekten olduğuydu onun. En Hasından.



Ulu camide cuma sabahıydı sivas. Süt ve poğaça ile yapılan kahvaltıydı. Ardından eve geçerken arkadaşlarla yapılan bir diğeriydi. Teravihte duyulan "ya hannan ya mennan" lardı, birlikte arşa yükselen dualardı...



...



Her güzel şey bitiyor be sözlük. Hayat kaldığı yerden devam ediyor. Belki bu yüzden güzel kalıyor geçen günler,yıllar...Özlemekmiş değerli kılan bizi, özlenmek kadar.



Bu gün cumhuriyet üniversitesi tıp fakültesi ni kazanan arkadaşlarım ve meslektaşlarıma yürekten sevgi ve tebrikler. Umduklarının çok daha güzelini yaşamaları temennisiyle.



Mazur görün arkadaşlar. Bu gece melankolik yanım bir arkadaşımın yıllar evvel çekildiği bir fotoyu görmemle sarsıldı. Yazmak geldi içimden. Buraya kadar okuma azmi gösteren herkese teşekkür ederim.



Sevgiyle kalın dostlar.



Edit: toplam entry sayım 58 olmuş şimdi gördüm. Boyle bir tevafuk neticesinde ne yapmalı?



"Mazhar alanson- ah bu ben"
özellikle mecburi hizmet yapacaklar için bulunmaz bir şehirdir sivas.



insanları sıcak kanlıdır. saygılıdır. siz saygısız da davransanız saygısız davranmazlar. sevdiklerinin peşini ise bırakmazlar.



klasik olarak aman sivas'ta sivaslılar kalmıyor, herkes göç ediyor büyükşehirlere diyebilirsiniz ama asla memleketlerini de bırakmazlar sivaslılar. yurtdışına da gitseler ilk fırsatta memleketlerine, köylerine gelip tatillerini sivas'ta geçirirler.



gerçekten giderken de dönerken de ağlanacak şehirdir. en çok da geride kalan dostluklara üzülür insan. çalıştığı her yerde anadolu'nun bu güzel insanlarının varlığını arar.
Hastanede gecen şu diyalogdan sonra sivaslilari artik dilime düşüren şehir.

Hasta yakını: evladım nerelisin sen?
Arkadaşım: sivasliyim teyze.
Hasta yakını:olsun yavrum olsun.

(*swh) olsun canlarim sivaslilar. Hayat malesef herkese adil davranmiyor(*)

tanım:benim de birkac yıl bulunup sevdiğim bir şehirdi . Ama yok soguttular, artık kotu anıları olan bir şehir. Ayrıca not: sivasi sevmem ama sivaslilari severim. Hatta ismail yk da sivasliydi nasil unuturum (*)
Mecburi hizmet ile başlayıp 5 yıla yakın görev yaptığım, bana mesleği sevdiren ve iyikilerle dolu güzel anadolu şehri.



Soğuğu korkutmasın sizleri. İnsanları sıcak ve samimi. Hele ki ilçelerde çalışıyorsanız çok daha el üstünde tutulursunuz.



Her ilçesi de ayrı güzeldir. Divriği'nden tutun suşehrine, koyulhisar'ından tutun kangal ilçesine kadar kendine has özellikleri vardır.
anadolu'nun en güzel şehirlerdendir. tarihi ve kültürel yapılarının yanı sıra çokça da doğal güzellikleri barındırır.



sivaslıların birbirini kardeş gibi görmesiyle nerede olurlarsa olsunlar "gardaşımm" diyebildiklerini görürsünüz. samimi insanlardırız.



(bkz:sivasagel)