stand by me

2015in ekiminde izlediğim dokunaklı film. daha doğrusu filmin ortasında, belki de en heyecanlı anda (çocukların demiryolunda giderken, köprüde trene yakalandığı dakikalar) güzelim harddiskimin bozulması münasebetiyle kalan kısmını hastanede, dahiliye nöbetinde telefondan izlediğim muhteşem klasik. aslında konu çok sıradan ama river phoenix'in o muhteşem performansını gördükten sonra film benim için en iyiler arasına girdi. bu çocuk kimdir nedir diye vikipediden baktığımda dumura uğradım, benim doğduğum zamanlarda o, gencecik yaşta (bu filmi çektikten sadece 7 yıl sonra ve 23 yaşında) soğuk bi kaldırımda aşırı dozdan ölmüş, gözlerime yaşlar doldu. evet çok saçma, biliyorum, bok yoluna gitti ama napıyım, üzüldüm işte. bi de fotoğraflarının çoğunda, gözlerinde hüzün var, ya da bana öyle geliyor belki..

stand by me'de çocukların ormanda nöbetleşe uyudukları ve gordie lachance-chris chambers'ın okulda çalınan para hakkında konuştukları sahne o kadar dokundu ki bana, muazzam.. her izlediğimde bişeyler kopuyor içimden. konuşma metnini en yakın zamanda buraya aktaracam, şimdilik bi köşede ağlamaya gidiyorum.

içerik kuralları - iletişim