şu anda hissedilen en güçlü duygu

beklemekten sıkılmışlık
belirsizliklerden kaynaklanan endişe ve korku.
hafif bir endişe. çünkü meslek hayatımın ilk nöbetinden önceki gecedeyim.
tuhaf bir his cidden. büyümüş hissediyorum ama bir o kadar da çocuk gibi korkuyorum.
en ilginci de tuttuğum nöbetten para kazanmak olacak. alışmıştık bedavaya çalıştırılmaya.
özlem.

neye ve kime yönelttiğimi bilmediğim bu duygu, kendini bir yere ait hissedememe, bir şeyleri özleme ama neyi olduğunu bilmeme, hızlı bir ulaşma arzusu, yaşama arzusu, anlam verilemeyen bir kıpırtı şeklinde hissettiriyor kendini.

burada düz yazı bize yardımcı olamıyor, bir duyguyu hissedildiği şekliyle anlatmak şiire mahsus bir yetenektir çünkü. şiir de anlattığıyla değil, hissettirdiğiyle şiir olur ya zaten. anlamı değil, duyguyu aktarır şiir.

o zaman duygumuzu satırlarla değil, dizelerle, ismet özel’in dizeleriyle dile getirelim biz de:

“(...)
başkalarının aşkıyla başlıyor hayatımız
bakıp başkasının başkayla kurduğu bağlantıya
aşka dair diyoruz ilk anı bu olmalı
ilk önce damarlarımızda duyuyoruz çağıltısını uzak iklimlerin
kokusu gitmediğimiz şehirlerin önceden
bir baş dönmesiyle kabarıyor hafızamızda
sonra ayrılıklar düşüne dalıyoruz:
bize ait olan ne kadar uzakta!
(...)”

düzenleme: entryde bir anlam kopukluğu gözüme çarptı, birkaç cümle ile anlatımı güçlendirdim.
kendime üzülmek... keşke bu kadar alıngan ve kırılgan olmasaydım...
  • /
  • 4

içerik kuralları - iletişim