Ülkemizde mülteci olarak bulunan suriyeden gelen insanları belirten sözcük. Suriye de yaşayan insanlardan daha çok suriyeli diyince türkiyede yaşayanlar akla geliyor.
arap ülkelerinin tamamı ahalileri gibi millet olamamış olan, suriye Devleti'nin vatandaşlarıdır. mülteci bulunanlardan bir kısmı ülkemizin yardımına ihtiyaç duysa da, bir kısmı Türkiye'nin iyi niyetini fazlası ile suiistimal etmiştir. bir kısmı bizi de beğenmeyerek Avrupa ülkelerine "kapağı bir an önce atmak" amacı ile Yunanistan'a geçmenin derdine düşmüştür. bunlar midilli ve atina civarlarında toplanıp oradan almanya, fransa gibi ülkelere geçmenin hayalini kurmaktadırlar.
suriye, türk İmparatorluğu'nun orta doğu topraklarını parçalayan sykes-picot muahedesi sonrası itilaf devletlerinin işgal Bölgeleri'nin paylaşılması'nda Fransız mandası payına düşen halep, şam vilayetleri ve deyrüzor sancağı'nın birleştirilmesi ile ortaya çıkmış bir ülkedir. bu ülkenin vatandaşlarının millet olmasını engelleyecek en önemli şeylerden biri de her şeyden önce dini kimlikler (sünni, Nusayri, dürzi, Hristiyan arap gibi...) altında kabileler halinde yaşamaları, güçlü bir ulus kimliğinin inşa edilmemiş olması ve herhangi bir ülkü birliğinin olmamasıdır. bu nedenle aynen ulus olamamış diğer toplumlarda görüldüğü gibi farklılıkların en ufak kıvılcımla iç savaşa dönüştüğü bu ülkede kimse (onlar adına ne yazık ki) uğruna savaşacak bir şey bulamadığı için sağa sola dağılmıştır.
işte milli kimliğin varlığının önemini, ne işe yaradığını Suriyelilere bakarak anlayabiliriz.
Öncelikle Suriyelilerin ulus olamadığı tespitini ilk defa duyuyorum. Aynı odada kaldığım dahil aylarca beraber çalıştığım dahil bir sürü Suriyeli arkadaşım oldu. Eğer ulus devleti olmasalardı zamanında köpeklere bile kimlik verirken Kürtlere kimlik vermeme gibi olayları yapmazlardı.

Eğer ulus devleti olmasalardı aynı Türkler gibi Kürt kelimesinin geçtiği her şeye antipatileri olmaz kendi ırklarından başka bir ırkın da olabileceğini ve her halkın kendi kendini yönetme hakkı olduğunu kabul ederlerdi. Bu kadar olaya rağmen Suriyelilere hâlâ Kürt meselesini sorduğumda kem küm ediyorlar ve açıkçası çoğu Ortadoğu devleti gibi onlar da Kürt düşmanı. Kürtlerin kendi ulusal birliklerini tehdit ettiğini ve asimile edilip araplaştırılmaları gerektiklerini savunuyor birçoğu.

Suriyelilerin müfredatını biraz araştırın. Osmanlı yıllarca Suriye gibi Arap ülkelerini sömüren bir Türk devleti olarak geçer. Türkleri de Kürtleri de pek sevmezler. Arap Birliği için çok sıkı çalışmalar olması gerektiğini savunurlar.

Müslüman coğrafyalar taa muaviye'den beri ırkçılıktan dolayı hep birbiri ile savaştılar. Birbirlerine çok büyük katliamlar yaptılar. Ve hâlâ birileri kurtuluşun ırkçılıkta olduğunu savunuyor. Sonları Suriye gibi olursa görürüm birilerini. Irkçılık ırkçılığı doğurur. Türkiye gibi bir sürü göçmenin olduğu ülkede devam edin bakalım ırkçılığınızı bakalım göçmenler güçlenince hepsi sizin yaptığınızı yapmaya başlayınca haliniz nasıl olacak.

Velhasıl tanıma geçecek olursak bu asırda sağlam sıkıntılar çekmiş halktır Suriyeliler.

Kendinizi her şeyin çok güzel olduğu bir zamanda çocuk düşünün. Bir gün aniden iç savaş patlak veriyor. İç savaşta bir sürü akrabanız Esed'e karşı savaşıyor. Bir sürüsü de ölüyor. Ama fark ediyorsunuz ki içinde savaştığınız örgüt (öso) Türkiye'nin Esed'in, Rusya'nın kontrölünde. Bu savaş sonuç alınacak bir savaş değil. Örgütü başkaları kontrol ediyor. Ve Esed yakaladığı ösoluları hendeğe doldurup toplu bir şekilde yakıyor. 15 yaşına geldiniz. Esed evinize gelip sizi askere çağırıyor. Eğer askere giderseniz kendi akrabalarınız ile savaşmak zorundasınız eğer gitmezseniz hapis. Yahut Esed'e on bin dolar para vermeniz lazım. O kadar paranız yok. Öso'ya katılıp bir hiç uğruna başka ülkelerin köpeği olacak şekilde savaşmak istemiyorsunuz. Bu savaşın belki başlatıcısı ve azmettiricisi olan Türkiye'ye gitmek en mantıklı çözüm gözüküyor. 15 yaşında cebinizde beş kuruş parayla tr'ye geliyorsunuz. Mültecilerin beraber yaşadığı 1+1 evlere 6-7 kişi sığışıyorsunuz. İş aramaya başladığınızda sizi o yaşlarda günlüğü 20-25 liraya çalıştırıyorlar. Yaşamak için çalışmak zorundasınız. Daha iyi ücret veren inşaat gibi şeylere o yaşta girip belinizi sakatlıyorsunuz. Ona rağmen işverenler sizi defalarca dolandırıyor paranızı eksik veriyor. O kadar az maaş veriyorlar ki artık tek derdiniz ayı geçirmek oluyor. Bu süre zarfında yaşadığınız ırkçılığın haddi hesabı yok. İnternete girip hayatında bir kere bile yumruk yumruğa kavga etmemiş bir kere bile acı nedir kan nedir bela nedir görmemiş bir kere bile eline bıçak almamış bir kere bile bir kavgada orası burası kırılmamış insanların sizin hakkınızda savaşsın kaçmasın korkaklar kaçtılar gibi yazılarına bakmanız kafayı yemenize sebebiyet verebilir.

Size ne eğitim hakkı verildi ne normal bir hayatınız oldu. Hayat gelebildiğince üstünüze geldi. Kimseniz yok. Türkiye'de ayda kazandığınız iki bin TL ile ne evlilik ne yuva hayalleri kurabiliyorsunuz. Türkiye'den destek namına bir şeyi ancak tanıdığı olanlar alabiliyor. İnsanlar hayatın zevkini çıkartırken size gidip ölmeniz gerektiğini söylüyorlar. Ne diyebilirim ki Allah yardımcınız olsun.
Ülkesini yıkanların “ülkemde istemiyorum” dediği, insanlığa karşı işlenmiş büyük bir günahın canlı delili. Gerek göçmen kamplarında, gerek yıkıntıdan ibaret suriye’de görev yapmış bir hekim olarak söylüyorum, allah kimseyi vatansız bırakmasın, namerde muhtaç etmesin.
Duygusal bakmanın anlamı yok. Bu şartlar altında ülkemde istemediğim halk. Diplomatik yollarla bir an önce geldikleri yerlere gönderilmeliler, gönderilemeyeceklerse bu sisteme pozitif ayrımcılık yapılmadan entegre edilmeliler. Avrupa'da bir suriyelinin sisteme girmek için gördüğü muameleyle Türkiye'de gördüğü muamele bir değil. Hiçbir yerde bu kadar kolay vatandaşlık alamıyorlar.

Özellikle anadoluda bulunan tıp fakültelerine ve diğer bölümlere çok komik sınavlarla öğrenci olarak giriyorlar ve şuan 4. ya da 5. nesli hekim olarak çalışmaya başlayacak. Sırf suriyeli oldukları için fakültede gördükleri pozitif ayrımcılıktan bahsetmiyorum bile.

Bunların çoğunda suç suriyelilerin değil. Sistem suistimale açık ki suistimal ediyorlar.
Somalili, ıraklı, afganlar gibi toplumsal proje yapımında kullanılan halklardan biri. Ülkemiz hakkında kötü niyetli projelerin ve projeleri yapanların yerle bir olmasını ümit ediyorum.