tanrı neden bunca zulme müdahale etmez

tanrıyı zenginden alıp fakire veren, dünya da ki her yanlışa müdahale etmesi gereken bır varlık olarak düşünmüyoruz umarım...

tanrı , yani benim rabb'im, yaratanım bana akıl vermiş sonra bir de her çağa, her topluma yerine göre kitaplar, peygamberler göndermiş ve demiş ki "alın bu kitabı sınav bundan olacak... eğer uyarsanız bu dünyada rahat eder, huzur bulursunuz.
yarattığım sistemi-dünyayı en iyi ben bilirim o yüzden benim kurallarımı uygularsanız adalette olur, güvende olur.... "

(mesela halife ömer bin abdülaziz devrinde herkes zekatını veriyordu oyle ki bir gün geldi zekat verilecek fakir kalmadı bunun üzerine halife o paralar ile köle satın alınıp, azad edilmesini buyurdu...)

"hem de mükafat olarak ķısa ömrünüzdekinin karşılığı olarak cennetim sizi bekler...
uymazsanız siz bilirsiniz, siz acele edersiniz, zaman kavramı sizin içindir fakat ben ceza vermede acele etmem, din ile aldatan insanı da en iyi ben bilirim, israf ederek milyonlar yiyeni de.

acı çeken, fakir düşen, hasta olan bu dünya da size göre kaybetmiştir belki ama ben onlara ahirette mükafatlar veririm, kitaplarım ve elçilerim hep bunları anlatmıştır... 1 yemeğe 700 dolar verenin hesabını elbet sorarım, o israf eden zengin görünüşte belki her gün keyif çatıyor fakat o eğer tevbe ile doğru yola gelmezse aslında her gün çukura biraz daha batıyor..."

kul acele eder çünkü zaman onu kuşatmıştır, ama allah acele etmez, mühlet verir...
en sevdiği kulu günlerce aç kaldığında, uhud'da yara aldığında da acele etmemişti....

onun peygamberi hz. muhammed sas. mekke fethinde de, en zor zamanlarda da hep esas hayat ahiret hayatıdır deyip, bu dünyanın zaferinin de, mağlubiyetinin de bir imtihan olduğunu belirtmişti...
tanrı (sadece allah'ı kast etmiyorum) merhametsiz olduğu için zulme müdahale etmiyor olabilir.doğrusu bunca tecavüz,açlıktan ölümler,savaşlar,haksızlık uğursuzluklara karşı göz yumma kabul edilebilir değildir.ancak merhametsiz bir tanrı bu kadar vurdum duymaz olabilir.

hele islamın öngördüğü gibi bir tanrı modeli varsa durum daha vahimdir.
misalen homoseksüel diye bir kavmi yerle bir eden allah, günümüzdeki pedofiliye sessiz kalabiliyor
(bkz: allah'ın helak ettiği kavimler)

yarattığı insan üzerine şeytan ile iddiaya dahi girmiş olan bir allah neden "ne halleri varsa görsünler" deyip de insanı terk etmemiş olsun.zira günümüz islam dünyasının rabbi boş duruyor gibi... savaş kan göz yaşı katliam tecavüz pislik rüşvet her şeyin %70-90 ı islam dünyası içerisinde çıkıyor.
(bkz: iblis ile anlaşma yapan allah)

bir de tersten düşünelim.annesi babası müslüman değil diye (ki annesi babası müslüman diye müslüman olan 1,5-2 milyar insanın da çoğu gerçek islamı bilmiyor!!??) 5-6 milyar insan günümüzde allah'ı tanımıyor.tanıyanlar ise doğal olarak uzak duruyor.
düşünün bir kere siz islam dışı bir ülkede doğup yaşıyor olsaydınız dönüp bir kez bakar mıydınız ki ırak suriye mısır turkiye... ülkelerinde yaşayan insanların rabbi kimdir? diye.
işin ilginç tarafı şudur ki mantıken aklen ve kalben gayrimüslimlerin bu uzak duruşu kabul edilebilirken islamın tanrısı tüm bu ahaliye ebedi cehennemi müjdeliyor olsun.(gavurun yanması müslümana müjdedir)

sırf doğduğu kavim afrikanın balta girmemiş ormanında yaşayan ilkel bir kabile diye sonsuza dek yanacak olan bir insanın tanrısı(allah) ne derece merhametlidir düşünün.

şimdi bunlara cevaben, "kendine tebliğ-mesaj gelmeyen mükellef değildir" diyenler olabilir.ancak kendine mesaj gelmedi diye her haltı yiyip işin içinden sıyrılan biri ve anası babası müslüman diye yaptığı her hatanın karşılığını (sınavın sorumluluğunu) alan biri arasında nasıl bir adaletten bahsedilebilir.

dinleri mantık sağduyu merhamet vd. argümanlarla açıklamak anlamsız.dinler `dogma`dır.
en iyi ihtimalle karşınızdaki dindar en yakın 1400 sene evvel allah ile konuştuğunu iddia eden bir insanın (bkz: peygamber) çevresinde ona inandığı için onun yoluna girenlerce takip edilen ve sadece babası kendi babasına o da kendi babasına .... inandığı için günümüze kadar gelen dini kabul etmiş olarak karşınızdadır.
kısaca `suyunun suyu` ya da bir zan
(ebkz: #48169) bu giride sistematik ve mantıklı birşey bulamıyorum... cevabını yazdığıma da itiraz etmişsin, yazmadığıma da...

inanmadığı bir tanrının merhametli olup olmadığı konusunu tartışan biri bana pek mantıklı gelmiyor. aslında var dememene rağmen bu konuda zorlama yorumlarda bulunman bile yaratılıştan gelen bu duyguların seni huzursuz ettiğini gösteriyor.

mesela sen bu hayatın bir hiç olduğunu söylüyorsan, şunu diyebiliriz dünyadan beklentin her an bir kaza ile sonlanabilecek kadar manasız ve sadece bir insan ömrü kadar kısa; hal böyleyken sana tavsiyem yok dediğin tanrının merhametinden önce varlığın manasını sorgulaman olacaktır...

konumuza gelecek olursak; bu konularda bizim yaptığımız en büyük hata, allah'ı sanki insanmış gibi düşünmek... aciz, zamanla ve mekanla sınırlanmış bir allah... oysa bu kavramları dahi yaratan odur... ve bir gün kıyamet ile hepsi tekrar yok olacaktır...

islam dininde allah der ki; ilk insanı ilk peygamber-öğretmen olarak yarattım ve zaman geçtikçe insanlar yoldan çıktıkça yeni peygamberler gönderdim, zaman içinde haddi çok fazla aşan kullarım oldu, toplumsal olarak hayatı kökten bozmaya çalısanlar, hatta peygamber öldürenler bile oldu onların cezasını verdim.

kur-an da biz kendisine peygamber göndermedigimiz kimseye azap edecek değiliz der...bir öğretmen anlatmadığım yerden sormayacağım diyor senin anlayacağın...

allah insanı insana zimmetleyerek 'sen biliyorsan git anlat, öğret'der ki böylece herkes hayattayken rabbini bulsun... bu yüzden islamın ilk yıllarında gidişi 6 aylık mesafelere gidip tebliğde bulunmuştur müminler... bunu allah'ın rahmeti o insanlara öğretmiştir...
allah'ın o rahmeti ile tüm isyanlara-günahlara rağmen tüm yarattıklarına rızkını veriyor ve kitabında yüzlerce kez rahman ve rahim ismini öğretiyor, hatırlatıyor ki böylece kulları da merhametli olsun...
bir ayette affedin, allahında sizi affetmesini istemez misiniz ? diyor mesela...

içerik kuralları - iletişim