tecahül-i arif

edebiyatta kullanılan; şairin, çok iyi bildiği bir şeyi bilmiyor görünerek söz söylemesi sanatıdır.

edit: açılırken klavye azizliğine uğramış ve bu durum sonradan fark edilmiş olan başlık uçurulsa yeridir
su kasidesinden bir örnek

Âb-gûndur günbed-i devvâr rengi bilmezem
ya muhît olmuş gözümden günbed-i devvâre su.

bildiğini bilmemezlikten gelme çakallık sanatı.
(bkz: fuzuli)(bkz: divan edebiyatı)
sanatçı bunu aslında cevabını bildiği bir soruyu sorarak da yapabilir;
"göz gördü gönül sevdi seni ey yüzü mâhım
kurbanın olam var mı benim bunda günahım?.."
nahifi.
divan edebiyatında kendine bolca yer bulan söz sanatı. günümüzdeyse dedikodu yaparken haberi aylar önce duyduğu halde ilk defa duyuyormuş gibi gözukmek için "aaaaa,öylemiymiş!" şeklinde ünlemlerle karşımıza çıkan bordo bereli teyzelerin kullandığı kamuflaj tekniği
tek bildiğim hiçbir şey bilmediğidir.
tecahül (cahil) ve arif (kavrayışı güçlü) kelimelerinden meydana gelmektedir. bilipte bilmezlikten gelme sanatıdır.
bahsi geçen sanatla ilgili hoş bir örnek;
şakaklarıma kar mı yağdı ne var?
benim mi allahım bu çizgili yüz?
ya gözler altındaki mor halkalar?
neden böyle düşman görünürsünüz,
yıllar yılı dost bildiğim aynalar?

(bkz:cahit sıtkı tarancı)

içerik kuralları - iletişim