teletext

aslında işitme engelliler için altyazı gösterilebilmesi için kullanımı planlanmış ama türkiye'de hiçbir zaman bu amaçla kullanılamamıştır.

show tv'nin çok yavaş olduğunu hatırlıyorum hem de 900'lü hatların reklamından geçilmiyordu. trt'de ise güncel haberler yer alıyordu tek tek bütün rakamları dolanırdım. açılması göreceli yavaştı, bazen de tak diye açılırdı. terabaytların konuşulduğu çağımızda küçük bir ayrıntı gibi kalsa da hele ki 80'lerin başlarında doğan nesil için oldukça şaşırtıcı ve büyük bir teknolojiydi.
trt nin gece yolculuğu için muhteşem olan radyosundan sonra işe yarayan tek uygulaması.
televizyon karasal yayını için gönderilen radyo dalgaları ile birlikte yola çıkıp sürekli farklı bir "sayfa" nın verisinin gönderildiği televizyon üzerinden veri okuma sistemi desem çok mu karışık oluyor..
saniyede bir kaç sayfanın veri olarak gönderilmesi ve bizim istediğimiz sayfayı tuşlayı o sinyalin gelmesini beklememiz ve o sinyal alındığı vakit görüntünün dondurulması ne kadar hoştu ya.. zamanın interneti.. haberleri oradan okurdum. 410 sayfasında her hafta yeni bir soru soruluyordu.. onlara bakardım....
teletext = trt = haftalık ödüllü soru :)
çocukken o gün eve gazete alınmamışsa teletext üzerinden hava durumu, tv yayın akışı, depremler, sayısal çekiliş sonuçlarına bakılırdı hala hatırlarım. o zamanlar için müthiş bir teknolojiydi :)
dün yıllardır resmen ilk defa böyle televizyonun karşısına oturup bi televizyon izleyeyim dedim..
televizyon da öğrenci evi televizyonu.. 72 ekran tüplü, üzerinde yükselticili anten takılı..

trt yi açtığımda aklıma geldi.. küçükken 400. sayfayı açıp bakardım sıra ile sayfalara.. 410 da ödüllü soru olurdu.. dün ödül alanı gördüm orada..
ardından borsa sayfasını çok severdim.. hava durumu, haberler, spor haberleri... hepsi duruyor orada..

çok hoş teknolojiydi.. 2007 yılında internetim olmasına rağmen teleteks kullandığım geldi aklıma.. teknoloji haberlerine oradan bakmıştım.. laptopların tuşlarına basma ile indüksiyon akımı oluşturması ile ilgili.

(bkz: telegün)

ekleme : yazmışım ben bu konuya haberim yok..
bi rahat 7-8 sene önce `beypazarı`/ankarada bir kıraathaneye girmiştik. o zamana kadar hayatta anlamadığım teletext olayının nasıl kullanıldığını ilk kez orada görmüştüm.

(bkz: bu da böyle bir anımdır)
son bir aydır trt kanallarını açtığımda 'trt artı' gibi bir şeyle karşılaşıyorum azıcık daha teknolojik teletext sanırım. hava durumu, namaz vakitleri, finans, haberler vs falan var. ama tabi piksel piksel teletextin yerini tutamaz swh
eskiden sık sık kullandığım, anneme ve kardeşime nasıl kullanıldığını çözemedikleri için hava attığım, şimdilerde komik gelen, bir zamanların interneti.
çocukluğumuzun maçkolik'i.
internet yokken sabahlara kadar sörf
  • /
  • 2

içerik kuralları - iletişim