tıbbiyeli itiraf

  • /
  • 101
ya uf şimdi benimki bininci olacak umarım abilerim kızmaz swh sözlük selam, kafam çok karışık bu ilişki işlerinde hiç iyi değilim kendime de güvenmiyorum ama güvenmem gerektiğini biliyorum yani öyle top model olduğumdan değil de... neyse hoşlandığım biri var diye yazmıştım şimdi onun kişiliğini tanımak istiyorum ama nerden başlarım nasıl yaparım hiçbir fikrim yok aslında konuşacak ortamım olabilir ama ben hoşlandığı kişinin gözüne bile bakamayan biriyim swh hayat bir öyle bi böyle işte buna içim kıpraşırken bir yandan yıllardır arkadaşım sandığım bir aptalın beni kıskandırma hamleleriyle uğraşıp küplere biniyorum. birinin böyle davranmasında beni üzen şey ona iç dünyamı açmam. ağladığım günlerden en acı dolu anlarımdan bahsetmiştim yine ağlayarak tabii ki ben demiyorum ki benimle bu yüzden arkadaş kalmalı ama en azından edep denen bir şey var vefa var ne biliyim onda olmayan şeyler işte... üçüncü kez dostumu kaybettiğimi anladım yaprak dökümü başladı mı durmuyor ama yeniden hayatımda çiçekler açacağını biliyorum açıyor da.
sözlükteki en sikko başlıkta bininci entry girilmiş. bu sözlüğe de bu yakışırdı. tebrikler tıbbiyeli itiraf lobisi.
unutmaya çalışmayın alışmaya çalışın demiş bir bilge insan ben yavaş yavaş alıştım galiba
büyük konuşmak istemiyorum ancak birilerine bunu söylemek istiyorum. sanırım sözlü fobimi yendim genel olarak. geçen yıl dahiliyede bildiğim hiçbir şeye yanıt veremezken bu yıl bilmediğim şeyler hakkında az bile olsa düşünüp cevap verebildim. bildiklerimi unutmadım ve 60 aldım ara sınav sözlüsünden. bir sözlüden 60 almak benim için çoooook büyük insanlık içinse küçük bir not. finalde görüşmek üzere sayın dahiliye.
neden buradayım bilmiyorum. saat 01:03 ve muhtemelen bu gece hiç uyumayacağım. aklıma geldi sözlük, yazmak istedim hislerimi. ne de olsa sana söyleyecek gücüm yok.

yaklaşık 3 saattir o şarkıyı dinliyorum, şarkımızı. senin haberin yok şarkımız dediğimden ama aklına gelecek ilk ihtimal doğru.
öyle bir şarkı ki kah ağlayarak, kah gülerek, kah sevişerek, kah senden nefret ederek dinliyorum. bazen sana methiyeler düzdürüyor böyle, bazen küfürler ettiriyor. ama sen işte. her saniyesiyle seni anlatıyor.
yıllardır aradığım şeyi bulduruyor bana. senden öte, kendimi.

aradığımı buldum, teşekkür ederim.
hayatımda ilk defa bi dostum adam gibi askere gidiyor. bunu buraya yazmak istedim lütfen mazur görün.
olum biri kıskanarak mı okudu burayı? ilk defa kaza da yaptık. ilklerle dolu bi gece.
intornluk beni degistirdi sanki sozluk ya. eskiden alt donemlerime "off salaklara bak bi bk bilmiyolar ama havalarindan gecilmiyo" gozuyle bakiyodum, simdi bazilari haric coguna yardim edesim geliyor serviste hasta hazirlarken filan. ilerde "aa soyle bi intorn vardi cok yardimci olmustu" demelerini istiyorum sanirim.

okulda beni hatirlayan son kisi mezun oldugunda, asistan ablalar abiler uzman olup gittiklerinde beni hatirlayacak kimse kalmayacak. coco animasyonu gibi. bunu bilmek beni cok uzuyor be sozluk. icimden aglamak geliyor.
geçen sene "tıp okumak kendi kendime hakaretmiş gibi geliyor." yazmışım, bugün günlüğümü karıştırırken gördüm. şaşırdım çünkü geçen sene bu durumun böyle net ifade edebilecek kadar farkında olduğumu unutmuşum. biraz üzüldüm, keşke bir şeyler değişmiş olsaydı.
çok komik bir durum sözlük... çok komik.
staj sorumlumuz olan hocamız bize öyle iğrenç şeyler söyledi ki... vizite gelen hiçbir kimseyle konuşmamam da bundan kaynaklı.

yemeğe çıktığımız zaman tıp fakültesinden edindiğimiz arkadaşlarımız ile otururduk. hatta asistanlarla bile yemeğe giderdik. neyse... derse girmiştik, hoca söylenmeye başladı. "siz kendinizi ne sanıyordunuz? siz kim, doktorlarla beraber yemek yemek kim? siz onlarla yemek yiyecek kadar yüksek insanlar değilsiniz, onlar sizden üstün."

dedim ya, komik işte. gerçek değil gibi ama gerçek bu olay. bir insanın önce yaptığı işe saygısı olmalı.

hastane benim için karanlık bir kutu şimdi, kaçmak için fırsatını kolladığım bir kapan.
  • /
  • 101

içerik kuralları - iletişim