tıbbiyeli itiraf

  • /
  • 101
çok komik bir durum sözlük... çok komik.
staj sorumlumuz olan hocamız bize öyle iğrenç şeyler söyledi ki... vizite gelen hiçbir kimseyle konuşmamam da bundan kaynaklı.

yemeğe çıktığımız zaman tıp fakültesinden edindiğimiz arkadaşlarımız ile otururduk. hatta asistanlarla bile yemeğe giderdik. neyse... derse girmiştik, hoca söylenmeye başladı. "siz kendinizi ne sanıyordunuz? siz kim, doktorlarla beraber yemek yemek kim? siz onlarla yemek yiyecek kadar yüksek insanlar değilsiniz, onlar sizden üstün."

dedim ya, komik işte. gerçek değil gibi ama gerçek bu olay. bir insanın önce yaptığı işe saygısı olmalı.

hastane benim için karanlık bir kutu şimdi, kaçmak için fırsatını kolladığım bir kapan.
tahammülümün tükenmeye yüz tuttuğu, duvara çentik atmalık bu sürgün hayatından kurtulma isteğim ne kadar kuvvetliyse her zerremde hissettiğim tükenmişlik ve yıpranmışlık da bir o kadar derin. kendimi sürekli kendimi sorgularken yakaladığım, bilinmezliğin karanlık dünyasında savrulduğum bugünlerde mutsuzluğun da ötesindeki hislerimle baş edemiyorum. kader, gayretime aşık farkındayım ama çok yorgunum.
tırnaklarımın yapısı uzun olduğu için çok severdim önceden. şimdi bakıyorum rahatsız oluyorum. böyle olmasaydı keşke diyorum, daha kısa daha minik tırnaklarım olsaydı. daha çok hoşuna giderdi. daha masum görünürdü. daha temiz görünürdü belki bilmiyorum. biliyorum böyle düşünmek yanlış, Ąllah böyle yaratmış yani. ama kendimi alıkoyamıyorum bu düşünceden *(
uzun bir süredir görüşmüyorduk.
bir insanı tanımak için onunla seyahat etmek gerekirmiş, artık onu biraz tanıdığımı düşünüyorum.
çok değişik bir havası var, belki ondan hoşlanıyorum, bilmiyorum.
belli bir süre daha görüşmeyeceğiz, belki bu dönemler arkadaşlığımızı, dostluğumuzu perçinler.

her halukârda kadim dostum hekace seni tanıdığım için çok şanslıyım.
okulun amerikan futbol takimiyla ilk antremana ciktim. gerçekten ben bu iş için doğmuşum. sporcularla çalışmak gercekten beni ben yapan şeyler. zamanin da o parkeden tekrar girebilmek için cikmistim simdi o parkeye tekrar girmenin ilk adımını attim. o kadar uykusuz geceye o kadar yorgunluga değdi. haftaya ilk hazirlik maçi var. whatever it takes...
yok mu bugün ağlayıp sızlayan diye arada bakıyorum buraya. başkasının derdine üzülmek hoşuma gidiyor olabilir mi. ya da kendi dertlerimi unutturuyor. bilmiyorum. ben bir türlü düzenli çalışmaya alışamadım. en büyük derdim bu şuan çok şükür. suçluluk duygum çok yoğun ve çalışamayınca kendime inancım azalıyor. en kötüsü de inanmamak bence. tamam bugün böyle oldu yarın belki başka olur desem de inanmıyorum. bu yüzden moralim yerine gelmiyor.
  • /
  • 101

içerik kuralları - iletişim