tıbbiyeli itiraf

  • /
  • 68
sözlüğe girip bir şeyler yazmak istiyorum.ama sol frame akmadığı için yazasım kaçıyor.sanki yazsam da okuyan yokmuş,kendi kendime konuşuyormuş gibi hissediyorum.
not:şimdi de kendi kendime konuşuyorum.
artık çok sıkıldım; yapmam gerekip de sürekli ertelediklerimden yüzünden . bu ertelediklerim uzak olmayan bir zamanda çoğu zaman olduğu gibi pişmam olmama neden olacak ,biliyorum ama kendimde o işleri yapacak motivasyonu bulamıyorum.

aslında neden hep erteledigimi de biliyorum . hep bi başarısızlıkla sonuçlandığından. her ne zaman yapmak için gereken tüm nedenleri düşünüp evet ben bunu yapmalıyım diyip işe başladığımda maksimum bir hafta devam edebiliyorum.
artık gerçekten çok sıkıldım. nasıl sonuçlanacak bilemiyorum. inşallah vakti gelince ahmet kaya'nın bir şarkıda dediği gibi 'olmasaydı sonumuz böyle' demem.
içim adeta boşaltılmış; ortası çürümüş bir ağaç gibi..ne hissetmem gerektiğini bilmiyorum.sadece günü kurtarıyorum.gün sonunda ise kurtar(ama)dıklarım kabus olarak geri dönüyor.sanki duygularım alınmış gibi, sürekli deoryanteyim ve algılayamıyorum.saatlerce hiçbir şey yapmadan bir noktayı izleyebirim.tam emin değilim ama sanırım halüsinasyonlar da başladı.artık psikıyatrinin yolunu tutma vakti mi geldi dersiniz?
ilginç bir ruh haline büründüm. sanki bir gezegenmişim ve kendimden daha büyük bir yıldızın etrafında savrulurken birden serbest kalmışım, boşlukta süzülüyormuşum gibi.

kafamda bir soru var ve ben bu sorunun ne olduğunu bile bilmiyorum. belki de herkesin içindeki "boşluk"u ben kafamdaki soru olarak tanımlamışımdır bilmiyorum.

ama cevabını bulmam gerekiyor. bu cevabın insanlarda olduğunu düşünüyorum. belki tanıdığım belki tanışacağım belki de çoktan ölmüş birinin ardında kalmış satırlarda bulacağım bu cevabı. bulursam fark edeceğime eminim.
rüyada azrail görmek hoş bir durum değilmiş. *
yokluğuna o kadar alıştım ki,varlığından korkuyorum...
dişim çok ağrıyor, cidden psikolojim bozuldu. hayat kalitem düştü ya...
ilk sene büte kaldığım ve zorlukla sınıf geçtiğim için bugün de ikinci sınıf için finalsiz geçme duası ettim...
yalanlardan, net olmayan cevaplardan hiç hazzetmiyorum.
en sevdiğim özelliğim ise duygusal tarafımdan dolayı insanlara çok çabuk bağlanıp, gereksiz anlam yüklemek gibi hatalar yaparken onları birden hayatımdan ve zihnimden çıkarıyor oluşum.hayatımın sadece bir iki sene öncesinde yer alan insan bugün için öylesine önemsiz bir hatıra olabiliyor ki. ben bile şaşırıyorum.
bu saatte beni uyutmayacak kadar zihnimi meşgul eden ancak hayatın bizi getirdiği noktalardan dolayı ondan uzaklaşmak durumunda kaldığım kişi, keşke şimdi karşımda olsan da haykırsam seni sevdiğimi gözlerine bakarak… çünkü bi daha bu anki kadar cesur ve gözükara olabileceğimi sanmıyorum.
  • /
  • 68

içerik kuralları - iletişim