tıbbiyeli itiraf

  • /
  • 64
demek zorundayım bir yerde çünkü fıttıracağım. ben güya tus çalışıyorum, annem kenardan diyor ki “feste filancanın kızı da sınav çalışıyor ama arada mola verince evi süpürüp hatta baklava açıyormuş.”

anne o kpss çalışıyor hatta dur çalışmıyor. çalışmaya başlamadı ki daha...valla yeter.

babam şubata çalışacağım müstafi olacağım deyince atan atan atan da atan...

teyzem kenardan kenardan bul artık birini de evlen evlen evlen evlen evlen evlen...

valla artık fıttırıp sana diyeceğim ki ben aslında kadın bedenine hapsolmuş bir erkeğim hatta hayalim erkeğe dönüp hep gay olmaktı. aynı zamanda hep hakkari’ye atanmak istemiştim. hazır atanmışken orada baklava açar size gönderirim. valla beni ergene çevirdiniz... abv tusun ayrıca.
sevdiğim insanları kıskanıyorum nasıl desem en çok benle anlaşsınlar diğerlerini benim kadar sevmesinler istiyorum. aileyi geçtim arkadaşlarımı kiskaniyordum şimdide asistanları kıskanmaya başladım diğer internlerle benim kadar iyi anlaşsınlar istemiyorum(tabiki hepsini değil aramın iyi olduklarını), gıcık oluyorum sonra papucum dama atılmış gibi hissediyorum öyle işte buda saçma bişey ama itiraf ettim gitti
bulunduğum yerden memnun değilim. bir şeylerin kendiliğinden olmasını beklemekten hatta hiçbir şey yapmamak memnun değilim.
sözlüğe girip bir şeyler yazmak istiyorum.ama sol frame akmadığı için yazasım kaçıyor.sanki yazsam da okuyan yokmuş,kendi kendime konuşuyormuş gibi hissediyorum.
not:şimdi de kendi kendime konuşuyorum.
artık çok sıkıldım; yapmam gerekip de sürekli ertelediklerimden yüzünden . bu ertelediklerim uzak olmayan bir zamanda çoğu zaman olduğu gibi pişmam olmama neden olacak ,biliyorum ama kendimde o işleri yapacak motivasyonu bulamıyorum.

aslında neden hep erteledigimi de biliyorum . hep bi başarısızlıkla sonuçlandığından. her ne zaman yapmak için gereken tüm nedenleri düşünüp evet ben bunu yapmalıyım diyip işe başladığımda maksimum bir hafta devam edebiliyorum.
artık gerçekten çok sıkıldım. nasıl sonuçlanacak bilemiyorum. inşallah vakti gelince ahmet kaya'nın bir şarkıda dediği gibi 'olmasaydı sonumuz böyle' demem.
içim adeta boşaltılmış; ortası çürümüş bir ağaç gibi..ne hissetmem gerektiğini bilmiyorum.sadece günü kurtarıyorum.gün sonunda ise kurtar(ama)dıklarım kabus olarak geri dönüyor.sanki duygularım alınmış gibi, sürekli deoryanteyim ve algılayamıyorum.saatlerce hiçbir şey yapmadan bir noktayı izleyebirim.tam emin değilim ama sanırım halüsinasyonlar da başladı.artık psikıyatrinin yolunu tutma vakti mi geldi dersiniz?
ilginç bir ruh haline büründüm. sanki bir gezegenmişim ve kendimden daha büyük bir yıldızın etrafında savrulurken birden serbest kalmışım, boşlukta süzülüyormuşum gibi.

kafamda bir soru var ve ben bu sorunun ne olduğunu bile bilmiyorum. belki de herkesin içindeki "boşluk"u ben kafamdaki soru olarak tanımlamışımdır bilmiyorum.

ama cevabını bulmam gerekiyor. bu cevabın insanlarda olduğunu düşünüyorum. belki tanıdığım belki tanışacağım belki de çoktan ölmüş birinin ardında kalmış satırlarda bulacağım bu cevabı. bulursam fark edeceğime eminim.
rüyada azrail görmek hoş bir durum değilmiş. *
yokluğuna o kadar alıştım ki,varlığından korkuyorum...
dişim çok ağrıyor, cidden psikolojim bozuldu. hayat kalitem düştü ya...
  • /
  • 64

içerik kuralları - iletişim