tıbbiyeli itiraf

  • /
  • 71
okula erken gelmeme, kahve bardağımın altının akıtmasına, dişimin ağrısından ateşim çıkmasına ve beni bekleyen curcunalı laba rağmen mutluyum. garip bir şekilde hemde.
sevgili sözlük itiraf ediyorum. kadın doğum stajinda hoca kuretajları anlatırken keşke yanımda oturanlardan biri şimdi beni konuşturmaya çalışsa da "biz burda kürtaj yapıyoruz vallahi 155i ararın. hain!!!!" espirisini yapabilsem diye çok dua ettim. manyak mıyım neyim bilmiyorum.
(bkz:derste ne düşünüyorum sorunsalı)
(bkz:kafalar kafalar)
hiçbir şey dışarıdan göründüğü gibi mükemmel değilmiş gerçek bir hayal kırıklığı..
derdim hic bitmiyor. aile dertlerinden kacmak icin okul dertlerine siginiyorum biri sagdan biri soldan yumrukluyor.
boğulma tehlikesi geçirmiş biri olarak zihinde boğulmak daha zor geliyor. gerçek boğulma hissinde en azından ölüm fikri çok yaklaşmış oluyor ve derin bir hafifleme geliyor. çırpınma yok sadece slow-motion bir hayatın son saniyeleri var. akciğerlerine dolan suyun tuzlu tadı var. gözlerini bayan çıplak güneş ışığı yerine silikleşmiş ışıklar ve bedenine çöken müthiş bir yorgunluk var..

ama zihinde boğulmak bu kadar nefis değil. çırpınışların hiçbir değeri yok, bir kahraman gelip seni kurtarmayacak. yapayalnızsın kendi okyanusunda ve savrulman kaçınılmazdır. üstelik senin boğulmanı keyifle izleyecek bir ton insan da vardır hayatında.

bazı insanlar yüzünden içimdeki yaşam sevgisine küsüyorum. kimseyle konuşmak istemiyorum, iç dünyamda o kadar mutluyum ki.. tüm bu zihin boğulmalarımın sebebi insanları fazla önemsememden kaynaklanıyor. artık yeter.. black mirror'un bir bölümünde insanlar, artık görmek istemediği birini engelliyorlardı hayatlarından. böylece o insan piksel piksel oluyordu, ne dediği anlaşılmıyordu falan. ne müthiş!
pubg oynamaktan nöroanatomiyi verememek üzereyim pişman değilim
bir insana güvenip onu hayata almam en az bir iki ayımı alırken,sevdiğim bir insanı hayatımdan çıkarmam bir iki dakikamı alıyor.şu sıralar en nefret ettiğim özelliğim bu...
bugüne kadar her anlamda mükemmel olarak tanımlayabileceğim tek erkek askeri lise mezunu,harp okulunu yarıda bırakmış biriydi. mükemmel olmaya dair her şeyiyle mükemmeldi. zeki, yakışıklı, dürüst, kültürlü, eğitimli, düzgün, efendi , saygılı,esprili, tatlı,kibar. boyuna posuna değinmeye gerek dahi duymuyorum. tüm iyi özelliklere sahipti. gerçekten tek bir kötü özelliği yoktu. flört,hoşlantı gibi bir durumumuz asla olmadı. hayatımda tanıdığım için iyi ki dediğim erkeklerden biriydi. yaratan varsa keşke tüm erkekleri böyle yaratsa.
1 yıl içerisinde üç tane sevgilim tarafındanda aldatıldım kendimi avutacak hiç bir şeyim kalmadı son aldatmadan sonra artık hiç kimseye güvenim kalmadı hayatın gerçekten çok acı olduğunu çok acı bir tevrübeyle tecrübe ettim.bilmiyorum bu saatten sonra hangi kadına güvenebilicem hayatıma nasıl devam edicem hiç bilmiyorum
bugün ilginç bir rüya gördüm. rüyamda halam yanlış ilaç içip ölüyordu. sonra cenazesinde ne hikmetse beynini açıyorlardı, ben beyni alıp pia mater, sulcus centralis, sulcus lateralis vb. yapıları görerek o arada ders çalışıyordum. ölmüş halamın beyninde ders çalışmak istemem bu rüya ne böyle?

(bkz:nöroanatomi)
  • /
  • 71

içerik kuralları - iletişim