tıbbiyeli itiraf

  • /
  • 74
bugün 20 yaşımı doldurdum
itiraf ediyorum onkoloji hastalarının bu kadar acı çektiğini görünce keşke ötanazi gelse diyorum ((
aklımda aşağıdaki şarkıya benzeyen bir şarkı var. saatlerdir onu düşünüyorum.

azcık benzeyen :

başlangıcı benzeyen kendisi az benzeyen:

bulamadım hala..
edit:şarkıyı kendisine benzetmiyorum var öyle çok benzeyen bir şarkı
biz ne kadar insanca derdimizi anlatmak istesek de,
anladıklarını söyleyip anlamıyorlar sözlük.

bir paçavra gibi görmezden geliniyoruz.
her seferinde sözcüklerimize ket vuruluyor.

hani düşüncelere kurşun işlemez derler ya, işliyor sözlük.
kelimeleri bizim ağzımıza tıkarak zaten ruhumuzu delik deşik ediyorlar.
çünkü bizim kelimelerimizin zehirli olduğuna koşullamışlar kendilerini.

o zehrin bizim içimizde kalmasını istiyorlar.
bizim kendimizi imha etmemizi istiyorlar sözlük.

halbuki kelimelerin suçu, düşüncelerin günahı olmaz ki.
onlar tanrı mı ki kelimelerimizi hapsedip, düşüncelerimizi yargılıyorlar.
eğer o tanrı ise ben tanrıya aşığım; yok eğer o tanrı değilse o zaman, aşık olduğum yargılayamaz aşkımı.

velhasıl;
itirazım var be sözlük. itirazım var.
insanoğlu öylesine ilginç bir varlık ki, defalarca şiirlerle dahi tasdikliyor olması gerekenleri.. ama olduramadığını. 'yaşamaya dair' ile başlıyor ve dünyanın küçük ama acziyeti bir o kadar büyük hırslarla geçirilmemesi gerektiği ile sürdürüyor. tüm kelimelerini ve tüm çabalarını bu yolda şekillendiriyor. bir sonraki yol ayrımına kadarmış tüm konuşulanlar ve tüm zaman dilimleri de tek bir tereddütle yok olabiliyormuş. sözün özü o yol ayrımında sükunetini koruyabilmek en büyük marifetmiş. en kıymetli ve olgunluğun nişanesi olan sükuta erebilmek dileğiyle.
 spoiler!
"yani, yaşamanın dışında ve ötesinde hiçbir şey beklemeden,
yani bütün işin gücün yaşamak olacak"
"küfür işledim işte .
tanrı yok diye uludum .
ama kızgın uçurumlardan tanrı
bir kadın çıkardı, tir tir titreten bir kadın
karşısında dağları ,
verdi bana, bildirdi buyruğunu :
sev bunu!" *
bugün geçen bayram anneannemin evindeki misafirlere ikram edilenlerden arakladığım sigarayı içtim. 6 aydır kitaplığımda içip içmemekte kararsız olduğum bu çöpü saklıyordum. paket almadım çünkü amacım sigaraya başlamak değil, nasıl bir şeymiş tadına bakmaktı.
(bkz:ilk sigara)
şu hayatta iyi olmanın yollarını aradım hep mücadele ettim. hatalar ettim dersler çıkardım. ama düzelmeyen bir şeyler var. hep de kafamda olacak. çıkış yollari var eğer ki ben kapatmazsam o yolları kafamda,her zaman bir çare vardır. ya da kendimi mi kandırıyorum diyorum. kendimi kandırarak yaşamaya devam edeceğim ya da kendime itiraf edeceğim. buraya yazmak da biraz çaresiz hissettiriyor. ilginç bir başlık.
geçenlerde eski bir arkadaşımla görüştük.başta görüşme tamamen dostani de olsa sonradan başka niyetlere evrilme oldu.şu an karışık düşünceler içersindeyim sözlük.yaklaşık 10 günde 4 kilo kadar verdim.bogazimdan lokma geçmiyor, mütemadiyen açım, devamlı karnım gurulduyor, plazma glikozum 80'in üstüne çıkmıyor, bir yandan da nöbet tutuyorum..yemek düşüncesi bile midemi
bulandırıyor.başka stres faktörleri de yok değil.böyle nereye kadar bilemiyorum.ölmemek için günde 1 -2 lokma zorluyorum.
saatten anlaşılacağı kadar uyuyamadigim da ortada..
söyleyeceklerim bu kadar..
son 72 saatte sadece 3 saat uyudum ve bu süre içinde ne yaptığım hakkında hiç bir fikrim yok sözlük. öylece boş boş yaşıyorum işte...
  • /
  • 74

içerik kuralları - iletişim