tıbbiyeli itiraf

  • /
  • 74
yaklaşık bir haftadır hayatımda hiç olmadığım kadar mutlu hissediyorum.ve bu mutluluk beni korkutuyor,tedirgin ediyor.bu mutluluğun arkasında çok kötü bir olay beni bekliyormuş gibi hissediyorum.
ya çekip giderse,ya bir daha bu kadar mutlu olamazsam?
büyük bir huzur içinde cem karaca, barış manço, aşık veysel türküleri dinledikten sonra aynı zevkle birden kpop dinlemeye başlayabiliyorum. (bkz:içindeki ergene dur diyememek) (bkz:kendinden utanmak)
bugün hayatımın anlamından resim ve video aldım. dünyam değişti mutluluktan*
sadece moralim bozuk olduğunda sözlüğe girdiğimi fark ettim.
aşık olamayacağımı anladım.
sürekli can sıkan meselelerden konuştuğumdan dolayı insanlar benimle pek konuşmak istemiyor, insanları güldürdüğün ve onları mutlu ettiğin sürece sana katlanıyorlar, kimsenin mutsuzluğa tahammülü yok. bazen ben de kendime sinir oluyorum, neden mutsuzluk bu kadar olağan bir durummuş gibi geliyor diye. sanırım hayatta mutlu olamayacağımdan eminim, her konuya şüpheci yaklaşırken bu konuda net olmam da bir muâmma...
bugün hayatımın en önemli, en güzel ve değerli günüydü. çok değer verdiğim, saygı duyduğum ve çok aşık olduğum kişiyi ağırladım. şehre huzur geldi..
babamın bir arkadaşı var. çok iyi biri. ama sosyal medyayı kullanmayı bilmiyor. mesela instagramda kendi fotoğrafının aynısını ardarda 5 kez paylaşıyor. wp durum güncellemesinde sürekli dini içerikli veya yaşama dair bişeyler paylaşıp duruyor. gün içinde ortalama nerden baksan 15 tane filan paylaşımı oluyor. bazen daha da fazla oluyor*. itiraf kısmına gelecek olursak, ben bu abinin bazı paylaşımlarını ilahi mesaj olarak kabul ediyorum*. çünkü birden "..... abi ne yazmış hakkımda acaba? " diye düşünüp hikayelere bakınca sanki yaşadıklarımdan haberdarmışçasına tam da bana yönelik paylaşımlar yapmış oluyor. paylaşımlardan yola çıkıp hayatıma yön vermeyi düşündüğüm ya da onlara bağlı duygudurum değişiklikleri yaşadığım olmuştur.
tanımlarımız asla aynı olmayacaktı; olmadı.
  • /
  • 74

içerik kuralları - iletişim