tıbbiyeli itiraf

  • /
  • 93
belki okuyunca hay senin derdini lanetleyeyim diyeceğiniz cinsten bir itiraf olacak belki ama en azından bir yerlere yazmak istiyorum sözlük.

yaşadığım günler bana giderek daha boş geliyor, önceden sürekli hayaller kurardım, istediğim şeyler olurdu ama artık hayal bile kurmuyorum. hayattan bir beklentim yokmuş gibi hissediyorum. beklentileri çok yüksek tutup hayal kırıklığı yaşamayayım derken sıfır beklentiye yaklaştım diyebilirim ve bu durum cidden insanı umutsuzluğa ve sevgisizliğe sürüklüyor. sanki çevremdeki insanları sevmiyorum, onlara bir şey olsa umursamayacakmışım gibi geliyor. mesela bir amcam vardı, geçenlerde vefat etti. onun evinin önünden geçiyorum onun olduğu yerlerde bulunuyorum ama hiçbir şey hissetmiyorum. bundan 5 sene önce filan ölseydi sanırım çıldırırdım. ama giderek duygusuzlaştığımı ve olaylara daha az tepki verdiğimi fark ediyorum.

içimde doğru dürüst hissettiğimi düşündüğüm sadece öfke duygusu kaldı. sürekli olarak birilerine veya bir şeylere öfkeleniyorum. sürekli olarak eleştiriyorum, herkesi yadırgıyorum. sonradan çok pişman olsam da o an insanları aşağı görüyorum kendimden. yani ben bu mutsuz, umutsuz halimle o mutlu insanları neden eleştiriyorum ki? bırak insanlar o basit şeylerden mutlu olmaya devam etsin. sanırım ben de mutluluk istiyorum, o insanlar gibi olmak ve en azından bir şeyler için çabalamak istiyorum.

sevgisizliğe dönecek olursam, insanları sevmekten korkuyorum artık. ve de birilerini sevme konusunda artık çok seçici olduğumu düşünüyorum. yani lisedeki gibi aptal, kör aşık olamayacağım hiçbir zaman. çoğu zaman "gerçek"lerle ilgileniyorum. gerçek, benim hayatımın merkezinde şu an ve onu görmeye başladıkça her şeye ve herkese temkinli yaklaşıyorum. umarım bu buhranlı günlerimi atlatırım, belli mi olur belki bana bu lafları yedirecek bir insan çıkar karşıma. yeniden aşık olurum. herkese iyi geceler diliyorum.
en çok çalıştığım komiteden en düşük notu aldım gerizekalıyım galiba.

özel istek:dönem 2 finalden 70 üstü alanlar bı mesaj atıp taktik verirse sevinirim
her şeye evet tamam dediğim kadar iyiyim sözlük. hep böyleymiş
bazen şu an ne oldu mutlu olurum diye düşünüyorum aklıma birşey gelmiyor
bi keresinde kutuphanede pcye taktigim hoparlor ile ses kaydi dinliyodum, sikilip kaydi durdurdum ama kulakliklari cikarmayi unutmusum. sonra telefondan internette takilirken bi video actim, ben saniyorum ki ses kisik oldugu icin gelmiyor, biraz daha yukseltmeye basladim sesi. meger kulaklik telefona takili degilmis. cok utanmistim yanimdakilerden neyse ki absurt bi video degildi :(
küçükken markete gittiğimizde abur cubur için izin isterdim bazen izin vermezlerdi işte o vakitlerde “benim olmayacaksa kimsenin olmayacak” diye dışımdan söylene söylene kekleri avucuma alıp mıncıklardım browni intense yeni çıkmıştı herhalde benden neler çekti ah ah bu arada negroyu da kırdığımı hatırlıyorum hiç de böyle cazgır bir çocuk değildim ama boğaz işte
yıllarin hatırasını barındıran sd kartımı dağınıklığımdan dolayı kaybettim. bulursam yemin billah artık çok düzenli olucam, nolur allahım :( bana sd kartımı buldurt.
büyümenin yaşı yoktur,en azından bana göre.çünkü ben biraz daha büyüdüm sevgili sözlük.olgunlaştığımı,level atladığımı hissediyorum sanki.bunları;planladığım şeylerin tamamen iptal olmasından sonra hayatın beni başka bir yere yolladığını,bir deniz kenarında sigaramdan küçük nefesler çekerken düşünüp anlıyorum,adeta demleniyorum ya da budist inanışına göre bir ağaç altında aydınlanan buda gibi aydınlanıyorum.hayatla kavga edilmez.bunun zaten farkındaydım,biliyordum.hayat denen şeyin bize uymadığını bizim ona uymamız gerektiğini biliyordum,şanslıysak aynı tarafta oluruz ama neden bu kabullenişe rağmen gücünü göstermeye çalışıyor bu “hayat”?büyüyorum sözlük,farklı pencerelerden daha rahat şekilde bakabiliyorum artık.herkese nasip olmaz belki de ya da herkes başaramaz,kim bilir?ama olması gereken bu belki de.ne olursa olsun büyümenin yaşı yokmuş...
ben sustum, sen sustun. sonra başkasının oldun. peki ya susmasaydık?
yazamıyorum artık sana sözlük, hayatım gittikçe bir bok çukurunun içine gömülüyor; daha güçlü çırpınmaya çalışıyorum, çalıştıkça daha çok batıyorum.
ama hep aklımdasın, esen kal...
  • /
  • 93

içerik kuralları - iletişim