tıbbiyeli itiraf

  • /
  • 85
bu hayatta attilâ ilhan'ın %1'ini olabilirsem kafidir bana...
ben geldim geleli açmadı gökler;
ya ben bulutları anlamıyorum,
ya bulutlar benden bir şey bekler...
ısrarcı insanlardan nefret ediyorum sözlük. hayır kelimesini kullandığım an karşımdaki kişi puf diye yok olsun istiyorum. aslında puf diye yok olma olayını ben gerçekleştirebilsem daha güzel olur. evet evet, geri dönmemek üzere puf diye yok olmak istiyorum
“yokuşların sonunda yok oluşlar varmış, bilsem nefes nefese koşmazdım.”


" kadına şarkı yazılmadı, kadın şarkı oldu.
adına hikayeler anlatıldı, tanrı doğdu.
milyonlarca fikrin içinden çıkardım olmadı.
kafam karanlıktı, gelen ışıkta kaçtı durmadı. "
bir deli hakkımda nefretler kusmuş... bu deli, bu deli dünyada delilik ilişkisi üzerinde, delilik ilişkisi kurmak dışında bu deli dünyada başka deliliklerin de var olduğunu, delilik etmeden bu delinin öğrenmesi gerekiyor. mesela delilik felsefesi üzerinde daha fazla delilik ederek yoğunlaşabilirsiniz hahahahaha.

(bkz: erasmus - deliliğe övgü)
gereksiz cebirler için cebirsel topoloji yapmanın zaman kaybı olduğunu görüyorum... beyaz atımla keşfedecek yüzlerce coğrafya ve ilim dalı varken patikalardaki gereksiz bataklıklarla uğraşmanın anlamı yok.

üstüne çamur atmasından başka bir işlevi yok bataklıkların.
3. sınıfın yaz tatili, evet 3.sınıf geçilmiş final verilmiş. kan sonuçlarına bakan babam, kızım monosit yüksek çıkmış bir şey olur mu bundan, diye sorar.
benim cevap: monosit diye bir şey yok ki baba emin misin?!! neyse ki babam 5 dk falan öyle bi hücre mi vardı diye düşündüğüm kısmı bilmiyor..
ne zaman öfkeyle kalksam hep zararla oturdum. öfkelenmekte haklı olduğum zamanlarda bile bunun bi önemi olmadı, hep zarar gördüm. öfkelenmemin sebebi de zarar görmemdi, ama böyle daha çok zarar gördüm. kısır döngüye girdi bu durum. zarar gördükçe öfkelendim öfkemi bastırmadıkça zarar gördüm.... böyle oldukça kendimi suçladım. kendimi sevmeyi unuttum. ben değerliyim, bunu unuttum. sürekli sorguladım, kendime dışardan bakmak için uğraştım. o kadar dışarı çıkmışım ki kendimi unutmusum. bi şey olduğunda kötü bir muameleye maruz kaldığımda hep hep kendimi sorguladım. bu kadar sorgulamak fazlaymış bunu anladım. siz kendinize deger vermezseniz karsinizdaki hiç vermiyor. bunu gördüm. kendini hiç sorgulamamak da iyi değil. kibir bu. bu şekilde hayata hangi noktadan başladıysanız o noktada bitirirsiniz, ot gibi yasar ölürsünüz.yani sorgulamanın da sınırını bilmek gerekmiş bunu anladım, ne göklere çıkarın kendinizi ne de çöpe atın. her insanın eksikleri hatalari vardır. beşer şaşar. elbette ki düzeltmek için uğraşmak, gerçek anlamda insan olmanın göstergesidir. ama kendinizi incitmeyin, ölene kadar sizin yanınızda o çünkü.
kötü olaylar karşısında da sabır ve teslimiyet insana en iyi gelecek olanmış. bunu anlamak için çok geç kaldım ama (bizim oralarda böyle derler) 'ölmez sağ kalırsam' bunu bir daha hiç unutmam inşallah
insanlara çok müteşekkir oldum; taksim ve beyazıt'taki sahafları işgal etmedikleri için...
  • /
  • 85

içerik kuralları - iletişim